Forum ana sayfa 9. Hukuk Dairesi 2015/23974 E. , 2017/10369 K.

9. Hukuk Dairesi 2015/23974 E. , 2017/10369 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



9. Hukuk Dairesi 2015/23974 E. , 2017/10369 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13/06/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 25.06.2003 tarihinden itibaren çocuk sağlığı ve hastalıkları ve mikrobiyoloji uzmanı olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ve işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut olayda yerel mahkemece; davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek, davacı işçinin yılda 2 hafta yıllık izin kullandığının kabulü ile alacak hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda ayrıntılı bir biçimde belirtildiği üzere, yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, yıllık izinlerin kullandırdığını ancak ve ancak yazılı belge ile kanıtlayabilir.
Dosya içeriğinde; davalı işverenin, davacıya yıllık izinlerini kullandırdığına dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının hizmet süresine göre hak ettiği yıllık ücretli izin alacağının tamamının hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- Fazla çalışma yaptığını ve hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddialarını ispat ile yükümlüdür. Ispat yükü üzerinde bulunan işçi, söz konusu iddiları tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayalı olarak ispatladığı takdirde, taktiri indirim uygulanması mümkün değildir.
Hükme esas bilirkişi raporu incelendiğinde; fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında yazılı belgelere mi, tanık beyanlarına mı, yoksa her ikisine de mi itibar edildiği anlaşılamamakla birlikte, hafta tatili ücreti hesaplanırken protokol defterlerinin esas alındığı saptanmıştır.
Dolayısı ile hafta tatili ücreti alacağı hüküm altına alınırken taktiri indirim uygulanması yerinde değildir. Fazla çalışma ücreti alacağının ise ne şekilde hesaplandığı açıkça ortaya konulmalı, şayet yazılı belgelere dayalı bir hesaplama söz konusu ise bu alacak kaleminde de taktiri indirimi uygulanmamalıdır.
Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı, BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararları