Forum ana sayfa 9. Hukuk Dairesi 2015/22566 E. , 2017/9853 K.

9. Hukuk Dairesi 2015/22566 E. , 2017/9853 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



9. Hukuk Dairesi 2015/22566 E. , 2017/9853 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/06/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01.10.2008-01.11.2013 tarihleri arasında Gastronomi, Züccaciye Dünyasına Fokus, Banyo Mutfak ve Ofis İletişim dergilerinde editör olarak, Evdeyiz ve Türkiş Kitchenware dergilerinde de yazı işleri müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından sözlü olarak feshedildiğini, davalı işverenin davacıdan istifa dilekçesi vermesini istediğini, aksi takdirde tazminatlarının ödenmeyeceğini söylediğini, davacının bu talebi kabul etmediğini, işverenin iş akdinin feshedildiğini diğer çalışanlara duyurmasını istemesi üzerine şirket mailinden arkadaşlarında duyurup veda ettiğini, davacının davalı işverene ihtarname göndererek haklarının ödenmesini ihtar ettiğini, davalı işverenin de 12.11.2013 tarihinde göndermiş olduğu ihtarnamede davacının iş akdinin feshedilmediğini, işe dönmesini beklediğini belirttiğini, davalı işverenin işçilerin sigorta primlerini gerçek ücret üzerinden yatırmadığını, fazla mesai ücretlerini ödemediğini, iş akitlerini feshettikten sonra işçilerden istifa dilekçesi aldığını, istifa dilekçesi vermeyenleri ise işten çıkardıktan sonra SGK’dan işten çıkışını yapmadığını, bunda işe iade davalarının açılmamasını amaçladığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücretlerinin ödendiğini, davacıya imzalatılmak istenen yazınının, müşteri şikayetleri nedeniyle savunmasının alınmasına yönelik olduğunu, savunma vermediğini ve işe gelmediğini, buna ilişkin devamsızlık tutanakları tanzim edildiğini, davacıya iş akdinin devam ettiğinin ... 15.Noterliği’nin 12.11.2013 Tarih ve 19935 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacının işe gelmemesi üzerine de iş akdinin ... 15.Noterliği’nin 06.12.2013 Tarih ve 21487 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini iddia eden işverenin bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, her ne kadar davalı vekili, müşterilerden gelen şikayetler üzerine davacının savunmasının istendiğini, davacının savunma vermediğini ve işe gelmediğini iddia etmiş ise de ve yine davalı tanıklarından ...,3 müşteriden şikayet geldiğini ve bu nedenle davalı işverenin maddi olarak mağdur olduğunu beyan etmiş ise de, davalı vekili tarafından bu müşterilere ait herhangi bir şikayet dilekçesinin sunulmadığı, davacıdan kaynaklanan bir maddi zararın oluştuğuna ve bu maddi zararın tutarının davacının 30 günlük ücretinden fazla olduğuna dair bir delilin sunulmadığı, davalı işveren tarafından davacının yanı sıra aynı dönemde başka işçilerin de işten çıkartıldığının tanık beyanları ile sabit olduğu, tanıklardan ...’in somut beyanlarıyla iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğinin görüldüğü, kaldı ki 5 yılı aşkın hizmet süresi bulunan davacının, sırf savunma vermemek amacıyla işten ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, iş akdinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında gazeteci olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Basın çalışanlarıyla ilgili 5953 sayılı Yasanın 1 inci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki işçi tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır. Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir” şeklinde kurala yer verilerek Kanunun kapsamı ve gazeteci tanımı ortaya konulmuştur. Buna göre Kanunun kapsamında kalan işyerleri Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajansları olarak sıralanabilir. Kanunda bahsi geçen “gazete” ve “mevkute” gibi kavramların nesne anlamında olmadığı günlük gazete ya da daha uzun dönemsel yayınların basıldığı yer olan işletmenin anlaşılması gerektiği açıktır. Bununla birlikte gazete ve dönemsel yayının Türkiye’de yayınlanması bir başka zorunluluktur. Bahsi geçen dört tür işyerinde fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlar, Kanunda gazeteci olarak adlandırılmıştır.
Günlük veya çok kısa aralıklarla yayınlanan, günlük haber ileten, nispeten büyük boyutta basılı eser olarak tanımlanabilen gazetenin umuma hitap etmesi ve devamlılık göstermesi gerekir. Gazetenin yayınlanması bir başka anlatımla basılıp çoğaltılması gerekirse de, günümüzde teknoloji ve iletişimin geldiği nokta itibarıyla, gazetenin nesne olarak basımı ve dağıtımı bir zorunluluk değildir. Gazetenin elektronik ortamda, umuma açık olarak yayınlanması ve okuyucunun yararlanmasına sunulması da mümkündür. Dairemizce elektronik gazetelerin yayın koordinatörlüğünü yapan çalışanın, 5953 sayılı Yasa kapsamında gazeteci olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 17.4.2007 gün 2006/33909 E, 2007/11104 K.).
Fikir ve sanat işinde çalışma ölçütü, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine dair ve doğrudan doğruya söz konusu alanlarda çalışmayı ifade eder. Buna göre, yazar, muhabir, redaktör, düzeltmen, çevirmen, fotoğrafçı, kameraman, ressam, karikatürist gibi çalışanlar gazetecilik mesleği ile doğrudan doğruya ilgili olup, gazeteci olarak değerlendirilmelidir. Ancak aynı tür işyerlerinde teknik sorumlu, şoför, sekreter, muhasebe elemanı, satış ve pazarlama gibi işlerde çalışanlar gazeteci olarak değerlendirilemezler.
Öte yandan 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 38 inci maddesinde, özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanların da 5953 sayılı Kanunun kapsamında olduğunu açıklanmıştır. Özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanlar yönünden fikir ve sanat işi yapma koşulu söz konusu değildir. Ancak haberle ilgili birimde çalışma kavramı, haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlama olarak değerlendirilmelidir. Buna göre haber müdürü, muhabir, foto muhabiri, spiker, haber kameramanı gibi çalışanlar gazeteci olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte, uplink görevlisi, şoför, diğer teknik ve idari personelin, haberin oluşumuna doğrudan katkıları olmadığından gazeteci kavramına dahil değildirler.
Günlük veya çok kısa aralıklarla yayımlanan, günlük haber ileten nispeten büyük boyutta basılı eser olarak tanımlanabilen gazetenin umuma hitap etmesi ve devamlılık göstermesi gerekir. Gazetenin yayınlanması bir başka anlatımla basılıp çoğaltılması gerekirse de, günümüzde teknoloji ve iletişimin geldiği nokta itibarıyla, gazetenin nesne olarak basımı ve dağıtımı bir zorunluluk değildir. Gazetenin elektronik ortamda, umuma açık olarak yayınlanması ve okuyucunun yararlanmasına sunulması da mümkündür. Dairemizce elektronik gazetelerin yayın koordinatörlüğünü yapan bir çalışanın 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun kapsamında gazeteci olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 17.4.2007 gün 2006/ 33909 E, 2007/11104 K.).
5953 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, “Devlet, vilayet ve belediyeler ve İktisadi Devlet Teşekkül ve müesseseleriyle sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait şirketlerde istihdam edilen memur ve hizmetliler hakkında bu Kanun hükümleri”nin uygulanmayacağı hükme bağlanarak, gazeteci kavramı ile bağımsızlık ve tarafsızlık unsuru arasında bir bağ kurulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı Şirkete ait dergilerde editör olarak çalıştığı sabittir. Yukarıdaki ilke ve açıklamalara göre davacının Basın Kanununa tabi olup, uyuşmazlığın bu kapsamda ele alınması gerekirken 4857 sayılı İş Kanununa göre çözümlenmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararları