Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2017/5896 E. , 2017/9117 K.

10. Hukuk Dairesi 2017/5896 E. , 2017/9117 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389075
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2017/5896 E. , 2017/9117 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Hak sahibi kız çocuğu olan davacıya, vefat eden sigortalı babası üzerinden bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi gerekçesiyle Kurumca kesilerek, yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme bulunmakta olup, anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz ettiğinden;
Temyize konu davada, mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 20.10.2015 günlü ve 2015/15237 E. 2015/17327 K. sayılı ilamıyla “ 03.07.2013 tarihli jandarma tutanağı, 18.02.2014 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı denetmenlerince tutulan tutanak ile 28.05.2014 tarihli emniyet araştırma tutanağında birlikte yaşama olgusu hakkında farklı araştırma sonuçlarının yer aldığı hususu da gözönünde bulundurularak, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı hasıl olacak neticeye göre karar verilmelidir.”denilerek, araştırma yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı gereği tam olarak yerine getirilmediğinden, Dairemizin 22.06.2017 tarihli 2017/106 Esas 2017/5273 Karar sayılı ilamı ile “davacıya ait medula kayıtlarının kısmen, davacının boşandığı eşine ait kaydın ise hiç olmadığı görüldüğünden, dava konusu döneme ilişkin davacı ve boşandığı eşine ait medula kayıtlarının dosya arasına alındıktan sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine” dair karar verilmiş, Mahkemece Ordu Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünden davacı ve boşandığı eşinin Medula adresleri sorulmuş ise de bildirilen adreslerden bozma kararı gereği araştırma yapılmadığı görülmüştür.
Dosya kapsamından ise bozma kararında belirtilen Jandarma tutanağı, Emniyet tutanağı ile Kurum Denetmenlerince tutulan tutanak arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşıldığından, dava konusu dönemde davacının yaşadığı konuttaki komşular ve kapıcı dinlenilmeli, davacının boşandığı eşi Cebbar Göl’ ün, babası ile birlikte Bayıralan köyünde ikamet edip etmediği araştırılmalı, gerçek adresinin tespit edilerek yaşadığı yer belirlenmeli, Jandarma tutanağı ekinde imzası olan ifade sahipleri ve ihbar dilekçesinde sözü edilen komşular tespit ile dinlenmeli, medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılarak boşandıktan sonra fiili birlikteliğin davaya konu dönemlerde olup olmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, uyulan bozma kararı gereklerine göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları