Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2017/5192 E. , 2017/9162 K.

10. Hukuk Dairesi 2017/5192 E. , 2017/9162 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2017/5192 E. , 2017/9162 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası nedeniyle yaralanan sigortalıya yapılan sağlık yardımlarının tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesindeki düzenlemeye göre, üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu eder. Yani üçüncü kişiler, taksirli veya kasıtlı olarak Bağ-Kur sigortalısına veya hak sahiplerine, sağlık yardımı yapılmasına, malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları bağlanmasına neden olursa, Kuruma, bu yardımları rücuan geri isteme hakkı veren bir yasal düzenlemedir.
İnceleme konusu davada; 17.10.2003 tarihinde ...'in yönetimindeki traktörün çektiği çeltik kurutma makinasının üzerinde, makinanın elektrik ve telefon tellerine çarpmaması için ... ile...k'in telleri kaldırdığı, bu esnada...k'in elektrik çarpması sonucu yere düşerek yaralandığı, kaza nedeniyle yapılan masrafların...k'in babası ... tarafından Kurumdan talep edildiği ve Kurum tarafından 14.04.2004 tarihinde ...'e 21.283.75 TL sağlık yardımı yapıldığı, olay nedeniyle doğan kurum zararının 6.283.750 TL'si için ... ve ... hakkında rücuan alacak davası açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (iş mahkemesi sıfatıyla) 2007/71 Esas, 2011/278 Karar sayılı 24.05.2011 tarihli kararı ile davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden talep gibi kabule karar verildiği, kararın Dairemizin 08.11.2012 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu dosyada alınan 14.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda traktör sahibi ... %20, ... %50, kazalı...k ise %30 oranında kusurlu bulunduğundan bakiye kurum alacağının tahsili için ... ve ... aleyhine işbu davanın ikame edilerek ...'ten 8.614.87 TL, ...'ten 14.898 62 TL kurum alcağının sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, yargılama esnasında kesinleşen karar ile hüküm altına alınan 6.283.75 TL nin Kuruma ödendiğinin tespit edildiğinden bahisle mahkemece bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 8.614.87 TL'nin 14.04.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
1479 sayılı Yasanın 63/3 maddesinde "Taksirli suç sayılır hareketi ile bu kanunda sayılan yardımların yapılmasına neden olan üçüncü kişinin sigortalının eşi, çocukları, ana ve babası olması halinde bu kişilere rücu edilmez" düzenlemesi yer almaktadır.
Kurum raporunda alınan ifadelerden ve dosya muhteviyatından kazalı...k'in ...'in oğlu olduğu ancak nüfus kaydının dosya içerisinde bulunmadığı görülmekle öncelikle kazalının davalı ...'in oğlu olup olmadığının araştırılmasını, oğlu olması halinde 1479 sayılı Yasanın 63/3 maddesi gereğince rücu edilmezlik söz konusu olacağından bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, ilk rücu davasında hükmolunan miktarın ödenmesine ilişkin 13.03.2012 ve 11.04.2012 tarihli ödeme belgelerinin dosya içerisine getirtilerek, gelen belgelere göre dava açıldıktan sonra ödeme var ise davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği hususunun gözetilmesi ve toplam miktar üzerinden Kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 25.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları