Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2017/4989 E. , 2017/8865 K.

10. Hukuk Dairesi 2017/4989 E. , 2017/8865 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2017/4989 E. , 2017/8865 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Asıl davada davacı, sigortalılığın iptaline yönelik Kurum işleminin iptalini, birleşen davada davacı Kurum, yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, asıl dava davacısı ... ve asıl dava davalısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma sonrası, ilgili ceza dosyası irdelendikten sonra dava dosyası kapsamına göre bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; yapılması gereken, bir önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, sigortalının kendi nam ve hesabına çalışması araştırılmalı, işyerinin vergi muafiyeti kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmeli, zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gereken dönem, kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde tespit edilmelidir. Sonucun olumsuz olması durumunda, 1479 sayılı Kanunun 79. ve Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 5. maddelerine göre, isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için Kuruma yazılı başvuru ya da isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı koşul olup, davacıların murisinin prim ödemelerinin varlığı araştırılarak, sigortalının ölümünden önce kendisi tarafından ödenen primlerin ödeme tarihlerinden itibaren karşıladığı gün sayısı kadar ve ölüm tarihi ile sınırlı olmak üzere isteğe bağlı sigortalı olması gerektiği gözetilerek, ölüm aylığı tahsisi şartlarının varlığı irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
2- Diğer taraftan, 6552 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. madde “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır..." hükmünü içermekte olup; anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece öncelikle davacının murisi nedeniyle, anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp- yararlandırılmayacağı yararlandırma hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda davacıya verilecek mehille kuruma başvuru sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemenin, bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, asıl dava davacısı (karşı dava davalısı) ... ve asıl dava davalısı (karşı dava davacısı) Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı birleşen dava davalısına iadesine, 12.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları