Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2017/4525 E. , 2017/8711 K.

10. Hukuk Dairesi 2017/4525 E. , 2017/8711 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387138
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2017/4525 E. , 2017/8711 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, haline münasip ev üzerindeki haczin kaldırılması ve satışın durdurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde icra mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava dışı limited şirketin borcundan dolayı, 6183 sayılı Kanunun hükümlerine dayalı olarak davalı Kurum tarafından 2013/31781 sayılı dosya üzerinden takip başlattığı, davacı adına kayıtlı taşınmaza haciz konulup bildirilmesi üzerine , davacı tarafından iş bu davanın açılarak, taşınmazın haline münasip ev olduğu gerekçesiyle haczin kaldırılması ve satışın durdurulmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda icra mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 80. (5510 sayılı Kanunun 88.) ile 6183 sayılı Kanunun 35. maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 80. maddesine göre; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Şirket ortağının, şirketi temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde, borçlu şirketin ortağı olması sebebiyle, davanın yasal dayanağı 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un değişik 35. maddesidir.
506 sayılı Kanunun 80. maddesinin 5.fıkrasında, prim borçlusunun, prim borçlarını yasal süresinde ödememesi halinde, 6183 sayılı Kanunun 51 ve 102.maddeleri hariç, diğer hükümlerinin uygulanacağını bildirmiştir. Başka bir değişle, prim borçlarının takibinde, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.
506 sayılı Kanunun 134. maddesinde ise, “Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde ve davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.” denilmektedir. Yine aynı kanunun 80. maddesinin 6. fıkrasına göre de Kurum alacaklarının tahsilinde ve 6183 sayılı Kanun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi yetkili olacağı bildirilmektedir.
Görev ve yetkiye ilişkin bu kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu haciz işlemine konu alacak 506 sayılı Kanunun 80. (5510 sayılı Kanunun 88.) maddesi kapsamında bir alacak olup, dava konusu edilen haciz işlemi de 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmıştır.
Hal böyle olunca, limited şirket prim borçlarından dolayı sorumluluğuna ilişkin yukarıdaki açıklamalar değerlendirilerek, konulan haczin usulüne uygun olup olmadığı konularında, hukuki ve kanuni değerlendirilmeyi yapacak olan mercinin Adli Yargı Yeri mercileri ve dolayısıyla görevli/yetkili iş mahkemeleri olduğunun kabulü zorunludur.
Mahkemece, işin esasına girilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 07.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları