Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2017/3861 E. , 2017/9160 K.

10. Hukuk Dairesi 2017/3861 E. , 2017/9160 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2017/3861 E. , 2017/9160 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 13.06.1996-04.09.2002 döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup; Mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının 2212 gün çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği, çalışma olgusunun da tanık dahil her türlü delille ispatlanabilmesi nedeniyle delil serbestliği bulunduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada, davanın reddine dair mahkemenin önceki kararı Dairemizin 2015/5853 Esas, 2015/5830 Karar sayılı 26.03.2015 tarihli ilamı ile davacının çalışmalarının geçtiği iddia olunan işyeri ile ilgili tüm belgeler, dava konusu dönem bordroları dahil davalı kurumdan getirtilmesi, davacıya ait sağlık karnesi ve 2001-2002 yıllarına ilişkin portör muayene kayıtlarında, işveren adının yazmadığı görülmekle, iş bu portör muayene kayıtlarının, belirtilen tarihlerde ne amaçla verildiğinin, davalı işveren ile ilgisinin olup olmadığının usulünce araştırılması gerektiği yönlerinden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı işyeri ile ilgili 1996-2002 yılları arasında bazı aylara ait dönem bordrolarının ve işyeri tescil evraklarının gönderildiği, Kurum tarafından işyeri ile ilgili başka bilgi ve belgenin bulunmadığının bildirildiği, 2001-2002 yıllarına ilişkin portör muayene kayıtlarıyla ilgili ise bilgi verilmediği, davalı işyerinin 01.02.1995-31.12.2001 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, dosyaya gönderilen dönem bordrolarında davacının yer almadığı ve davacının hizmet cetvelinde davalı işyerinden bildirilmiş çalışmasının bulunmadığı ancak 50573.35 sicil sayılı işyerinden 1984, 1985, 1986 yıllarında kuruma bildirim yapıldığı, 1996/2 dönemde 44 gün, 1996/3 dönemde 20 gün olmak üzere davalı işyerinden ...adına kuruma bildirim yapıldığı, davacı ...'nın nüfus kaydının incelenmesinden ... adında 03.03.1966 tarihli bir kardeşinin olduğu, bu kişinin 27.04.1988 tarihinde evlenmiş olduğu, portör muayene kartının da ... adına düzenlenmiş olduğu, dosya içerisinde bulunan davalı işyerine ait dört aylık sigorta primleri bordrosunda 1996/2 dönemde 22 gün.1996//3 dönemde 20 gün çalışmanın ... (...) ... adına gösterildiği, mahkemece... adına yapılan bildirimlerin davacı adına yapıldığı kabul edilerek davanın kabulü yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 13.06.1996-04.09.2002 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde davalı işyerinde çalıştığı iddiası ile dava açılmış ise de dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davacının davalı işyerinden hiç bildiriminin bulunmadığı, kardeşi olduğu belirlenen ... ...'in ise davalı işyerinden 66 gün bildiriminin bulunması karşısında, davacının ve kardeşinin nüfus kayıtları da dosya arasına celp edilmek suretiyle işyerinde çalışan kişinin davacı mı yoksa kardeşimi olduğu araştırılarak bu husus açıklığa kavuşturulmalı, davacının... adına yapılan bildirimlerin kendisine ait olduğu yönünde iddiasının bulunup bulunmadığı hususunda beyanı alınmalı, portör muayene kartında yer alan fotoğrafın kime ait olduğu konusunda uzman bilirkişi incelemesi ile tespit ettirilmeli, dosyada alınan tanık beyanlarından davacının talep ettiği dönemde başka işyerlerinde de çalıştığı anlaşılmakla bu süre zarfında başka işyerlerinde çalışmasının olup olmadığı, davalı işyerindeki çalışmasının kısmi veya kesintili olup olmadığı araştırılmalı, kesintili çalışma olduğunun tespiti halinde hak düşürücü süre değerlendirilmeli, davacı ile kardeşinin arasında bir yaş farkı olup, aynı kişi zannedilme ihtimali bulunduğundan ve dinlenen tanıkların davacıyı mı yoksa kardeşi ...'ı mı kastettikleri belli olmadığından tanıkların yeniden dinlenilerek detaylı beyanları alınmalı (Davacının fiziksel özellikleri, evli olup olmadığı, kardeşini tanıyıp tanımadıkları, kardeşinin de davalı işyerinde çalışmasının olup olmadığı gibi sorular yöneltilmek suretiyle), her iki kardeşinde aynı işyerinde çalışması var ise kardeşinin çalışması davacının çalışmasından düşülemeyeceğinden davacının çalışmasının olup olmadığı gerekli bütün araştırmalar yapılarak açıklığa kavuşturulmalıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular doğrultusunda, eksikliği belirtilen hususların ve re'sen araştırma ilkesi çercevesinde, yargılama esnasında belirlenecek hususların titizlikle araştırılarak elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'a iadesine, 25.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları