Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2017/1293 E. , 2017/8597 K.

10. Hukuk Dairesi 2017/1293 E. , 2017/8597 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388275
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2017/1293 E. , 2017/8597 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi:İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.Asıl dava, 16.07.1993 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26.madde hükmü uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.Birleşen dava, sigortalının bilahare vefatı nedeniyle hak sahiplerinden eş ... ile ...’ye bağlanan ilk peşin değerli gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. madde hükmü uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı işveren ...’nin yargılama sırasında 06.03.2010 tarihinde vefatı üzerine süresi içerisinde açılan ve kesinleşen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/564 Esas 2010/888 Karar sayılı ilamıyla, tüm mirasçılar mirası red etmişlerdir.İşveren ...’nin yasal mirasçıları vekaletname ibrazıyla davaya katılımları sağlanmış; ayrıca tüm yasal mirasçılar tarafından mirasın reddi nedeniyle de ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/26 Esas 2014/22 Karar sayılı ilamıyla da, terekenin temsili ve tasfiyesi için kayyım olarak atanan tereke idare memuru ...’ın da davaya katılımı usulünce sağlanmıştır.
Mahkemece, % 65 işveren kusuru gözetilmek suretiyle asıl ve birleşen davalar yönünden % 30’luk Kurum isteminin kabulüne hükmedilmiştir. Bu kabul yapılırken, mirası usulünce red eden hak sahibi eş ... ve kız çocuğu ... hariç diğer yasal mirasşçılar ile tereke yönünden bir sorumluluk öngörülmezken, anılan hak sahipleri eş ... ve kız çocuğu ... yönünden ise, hak sahibi sıfatıyla gelir bağlandığından bahisle rücu alacağından sorumlu tutulmuşlardır.
Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605'nci maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir.
Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, TMK.'nın 606'ncı maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, murisin ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, murisin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.” düzenlemesine yer verilmiş olup; mirasın reddi durumunda tasfiye sonucu terekeden arta kalan olursa, bunlar ikinci zümreye geçmeyerek mirası reddetmiş olan birinci zümreye verileceği hususu, yine tahsiline hukmedilecek alacak miktarı, bunun sonucu olarak da terekeden ödenecek kısmı etkileyeceği gözetildiğinde, rücuan tazminat davasının mirası reddetmiş olanların da hak alanını ilgilendireceği açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde ;
a) Davalı işveren ...’nin yargılama sırasında 06.03.2010 tarihinde vefatı üzerine süresi içerisinde açılıp kesinleşen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/564 Esas 2010/888 Karar sayılı ilamıyla, hak sahipleri eş ... ile kız çocuğu ... de dahil olmak üzere tüm yasal mirasçıların mirası red etmiş olmaları, mirası red durumunun ilgili hak sahibine iş kazası nedeniyle kurumca gelir bağlanmasına engel teşkil etmemesi hukuki gerçeği karşısında ve; giderek, tazminine hükmedilecek tazminat tutarının, murisin terekesinden tahsiline hükmedilmesi gerekirken, anılan hak sahipleri ... ve kız çocuğu ...’den tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
b) Dairemizin uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere; asıl dava yönünden, 973,43 TL fiili ödemenin % 30 istem karşılığı olan 306,92 TL’ye; birleşen dava yönünden ise, ilk peşin değerli gelirin % 30 istem karşılığı olan 1.852,93 TL’ye hükmedilmesi gerekirken, buna yönelik bozmanın gereği yerine getirilmeksizin, önceki gibi talepler karıştırılmak suretiyle yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, hükmü temyiz eden davacı Kurum ile ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ...'ye iadesine, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları