Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2015/23807 E. , 2017/8596 K.

10. Hukuk Dairesi 2015/23807 E. , 2017/8596 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388515
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2015/23807 E. , 2017/8596 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... ve Maden İşletmeleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti. avukatları ve...Taş Ürünleri İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 28.08.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuan tahsili istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanununun 21. maddesidir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci fıkrası, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşullarını düzenlemiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı rücuan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Anılan maddenin dördüncü fıkrasında ise, üçüncü kişinin sorumluluk hali düzenlenmiş olup zararı meydana getiren olayın üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmesi halinde, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edileceği hususu düzenlenmiştir. Eldeki davada davalı...Taş Ürünleri Üretim İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de makine operatörü olarak çalışan kazalı, taş ocağında çalışmakta iken davalı şirkete sınır komşusu olan diğer davalı ... ve Maden İşletmeleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Maden İşletmeleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin taş ocaklarında meydana geldiği ileri sürülen dinamit patlaması sonucu oluşan sarsıntı ile kazalının ve diğer işçilerin çalıştığı çalışma alanına dağdan ve dik yamaçlardan yuvarlanan taşlardan kaçan kazalının başına taş isabet etmesi sonucu vefat ettiği olayda; hazırlık aşamasında...şirketinde çalışan işçilerin ifadelerinde...şirketinin madencilik faaliyeti yaptığı bölgedeki taş ocağı mevkisinde patlama olduğu, sarsıntıdan taşların dökülmeye başladığı belirtilmişse de...şirketinin tüm aşamalarda o gün patlatma yapılmadığı, bu durumun depo tespit tutanaklarıyla ortada olduğu, patlatmaların polis nezaretinde yapıldığı savunması karşısında Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmakla;...şirketinin o gün patlatma yapıp yapmadığı hususu ile patlatma yapılmamışsa taşların nasıl düştüğünün...şirketi işçilerinin de tanık olarak dinlenmesi suretiyle araştırılması ve olayın nasıl meydana geldiğinin ortaya konulması; güvenlik birimlerine haber verilmeden patlatma yapılıp yapılamayacağının fiilen mümkün olup olmadığı ve patlatma usulünün nasıl olduğu hususlarının araştırılması gerekmektedir.
Bu tür iş kazalarında kusurun belirlenmesinde; öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğu belirlenmeli, belirlenen ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda; tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanunun 21., 4857 sayılı Kanunun 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi ile oluşa uygun kusur raporu alınması gerekir. Mahkemece, tarafların kusur durum ve oranlarının belirlenmesi için yeniden alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet raporu alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ve davalılardan ... ve Maden İşletmeleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti. avukatları ve...Taş Ürünleri İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 04.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları