Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2015/21758 E. , 2017/9355 K.

10. Hukuk Dairesi 2015/21758 E. , 2017/9355 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2015/21758 E. , 2017/9355 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi


Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. İş kazası geçirerek yaralanan sigortalıya ödenen geçici iş görmezlik ödeneğinin yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali üzerine açılan eldeki davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın % 40'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür.
İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, dava konusu alacağın takip ve dava tarihi itibariyle varlığı ve tutarı belli ve sabit değildir, dolayısıyla, likit nitelikte olmadığı gözetilmeyerek hüküm altına alınan tutarın %40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda sigortalının %10 kusurlu olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen kurumun alacağının tamamının hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ... avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları