Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2015/21500 E. , 2017/8891 K.

10. Hukuk Dairesi 2015/21500 E. , 2017/8891 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 376233
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2015/21500 E. , 2017/8891 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rücuen tazminat, istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir. Bunun yanında kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Yukarıda yasal sınırları çizilen eldeki davada davacının, kaza tespit tutanağında davalı ... şirketinin yanlış yazılması sonucu, davaya konu talebini davacı şirkete yönelttiği ve yargılama sırasında gerçek muhatabı öğrenerek, doğru tarafa davayı yöneltmek için süre istediği, fakat bu talebin mahkemece reddedildiği görülmekle, davacının talebinin kabul edilebilir bir hataya dayandığı ve mahkemece HMK’nın 124. maddesi gereğince husumetin doğru işverene yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, gerçek hasmın davaya iştiraki sağlanarak davaya devam etmek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ayrıca mahkemece diğer davalı için herhangi bir yargılama yapılmadan ve hakkında bir karar verilmeden, davalı ... şirketi için kurulan red gerekçesiyle tüm davanın reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları