Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2015/16082 E. , 2017/9028 K.

10. Hukuk Dairesi 2015/16082 E. , 2017/9028 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401369
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2015/16082 E. , 2017/9028 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ödeme emri iptali istemini ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamı incelendiğinde, idari para cezası içerikli ödeme emrinin muhatap ... Öğretmen Ortaokuluna 11.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emrinin iptali için davacı ... Valiliğince 26.11.2013 tarihinde işbu davanın açıldığı, mahkemece, 7 günlük süre içerisinde dava açılmadığından bahisle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir. Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine, davalı sıfatı ise sübjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz bu hak sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir.
HMK. 119. maddesi, dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bildirim esnasında yapılan kimi yanlışlıklar, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi bazı durumlarda mümkün olabilmektedir.
Davanın, hasımda değil temsilcide yanılma sonucu hatalı açılması halinde husumetten reddedilmeyip gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi ile, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir.
Somut olaya dönüldüğünde, kendisine ödeme emri gönderilen muhatap ... Öğretmen Ortaokulu olup, esas itibariyle işyerinin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olması nedeniyle davanın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılması gerekmektedir. Bu kapsamda yetkisiz ... (Milli Eğitim Müdürlüğü) tarafından dava açılması yerinde olmayıp, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından davaya icazet verilip verilmediği araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilip karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/12/2017 günü oybirliği ile karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları