Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2015/15150 E. , 2017/9244 K.

10. Hukuk Dairesi 2015/15150 E. , 2017/9244 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401369
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2015/15150 E. , 2017/9244 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile 5510 sayılı Kanun kapsamındaki %5 teşvik indiriminden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile fazla ödenen primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı şirket, Çevre ve Orman Bakanlığı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü 22. Bölge ...Bölge Müdürlüğü ve Bağlı Şube müdürlüklerinin Hizmet Binaları ve Sahalarının temizliği işine müşterek teklif vermek suretiyle dava dışı ...Turizm Taşımacılık Akaryakıt Bilgisayar Temizlik ve Personel Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile birlikte iş ortaklığı (adi Ortaklık) şeklinde üstlendikleri ihaleli iş nedeniyle açtırılan işyeri üzerinden 01.01.2011-01.03.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 81’inci maddesi kapsamında belirlenen teşvik indirimine hakkı olmasına rağmen, davalı Kurumca faydalandırılmaksızın primleri ödediğini belirterek eldeki davayı açmış yersiz ödenen primlerin de 5510 Sayılı Yasanın 89’uncu maddesi gereğince faizi ile birlikte iadesini istemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114'üncü maddenin 1 inci fıkrasının (d) bendi uyarınca; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartlarındandır ve bu durum davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Bu çerçevede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4'üncü maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebinin kabul edebileceğini düzenlemiştir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklık sözleşmesi, yeni bir hukuki varlığa vücut vermez, meydana gelen topluluğun bir bütün olarak medeni hakları kullanma yeteneği yoktur. Ortaklık dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığı gibi, ona karşı da, dava açılamaz. Ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından bütün ortakların birlikte davacı ve davalı olarak katılmaları gerekir.
Eldeki davada, davacı şirket, ihale makamına karşı pilot ortak konumunda olup. davanın açılması ve yürütülmesi bakımından zorunlu dava arkadaşı konumunda olan şirketlerin birlikte dava açması gereği nedeniyle dava dışı diğer şirketin de davaya katılımının sağlandıktan sonra, yargılamanın yürütülmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
O hâlde, davalı kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları