Forum ana sayfa 10. Hukuk Dairesi 2015/15065 E. , 2017/9270 K.

10. Hukuk Dairesi 2015/15065 E. , 2017/9270 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



10. Hukuk Dairesi 2015/15065 E. , 2017/9270 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi:İş Mahkemesi

Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile 5510 sayılı Kanun kapsamındakli %5 teşvik indiriminden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile fazla ödenen pirmlerin iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde, davanın kabulüne, karar verilmiştir.Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davacı, ihaleli işler nedeniyle açtırdığı 4 adet ayrı işyeri üzerinden 01.05.2010-01.03.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 81’inci maddesi kapsamında belirlenen teşvik indirimine hakkı olmasına rağmen, davalı Kurumca faydalandırılmaksızın primleri ödediğini belirterek eldeki davayı açmış yersiz ödenen primlerin de 5510 Sayılı Yasanın 89’uncu maddesi gereğince faizi ile birlikte iadesini istemiştir.Talep edilen dönem dikkate alınarak, Davanın yasal dayanağı olan, 5510 sayılı Yasanın “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81'inci maddesine göre;
“Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:
a) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının % 20'sidir. Bunun % 9'u sigortalı hissesi, % 11'i işveren hissesidir...
... ı) (Ek: 15.5.2008–5763/24 md.) Bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak, Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48'inci maddesine göre, tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22.02.2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.”Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden yararlanmak için, işverenin işyerine ait prim ve gecikme cezasına ilişkin borcunun bulunmaması gerekmekte olup; eldeki davada da, davacı şirketin anılan düzenleme kapsamında ve ihale nedeniyle açılan işyerleri nedeniyle her bir işyeri bakmından ayrı ayrı olmak üzere, davalı Kuruma çalıştırdığı sigortalılarla ilgili olarak aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde verip vermediği, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödeyip ödemediği ile davalı ... Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığı hususu ile ve anılan madde kapsamından faydalandırılması halinde ödediği primlerden ne kadar tutarının iadesi gerektiği hususunun davalı Kurumdan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; 5510 sayılı Yasanın 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.” hükmüne amir olup, söz konusu gecikme zammının prim borcu nedeniyle tahakkuk ettirildiği belirgin olduğundan, mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi suretiyle infaza elverişli şekilde karar tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları