Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/7806 E. , 2016/25888 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/7806 E. , 2016/25888 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



12. Hukuk Dairesi 2016/7806 E. , 2016/25888 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürdüğü, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16.maddesi ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesine göre; "kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta oturan kimselere veya hizmetçilerden birine yapılır."
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Hâkim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddiayı tahkik etmelidir. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik iddia, mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır (HGK.nun 2003/12-600 E. - 2003/606 K.).
Somut olayda, şikayetçi borçlu ... adına gönderilen icra emri tebligatının incelenmesinde, “muhatap adreste olmayıp çarşıda olması nedeniyle aynı yerde birlikte ikamet ettiklerini beyan eden reşit ve ehil oğlu İrfan Günay’a tebliğ edilmiştir” şerhiyle 22.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Buna göre, tebliğ işlemi şeklen usulüne uygun olsa da, şikayetçi borçlu, tebligatı alan oğlu İrfan Günay ile birlikte aynı çatı altında yaşamadıklarını ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece; şikayetçi, tebliği alan oğlu ile birlikte oturmadığını ileri sürmek suretiyle tebligat mazbatasında belirtilen maddi olguların aksini iddia ettiğine göre, yukarıda bahsi geçen HGK kararı uyarınca borçlunun bu iddiası ile ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanınması, icra emri tebliğ tarihi itibariyle tebligat gönderilen adreste, borçlunun oğlu İrfan Günay’ın, borçlu ile beraber oturup oturmadığının, gerektiğinde zabıta araştırması da yapılarak araştırılması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde evrak üzerinden sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları