Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/7418 E. , 2016/25973 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/7418 E. , 2016/25973 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







12. Hukuk Dairesi 2016/7418 E. , 2016/25973 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; 109 nolu parselde bulunan taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasına dayalı haczedilemezlik şikayetinde bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda meskeniyet iddiası kabul edilerek 109 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Buna göre, kanun maddesinde yer alan evden maksat, yerel geleneklere yani mahalli örf ve adete göre mesken (konut) olarak kullanılmaya elverişli yerlerdir. Bağımsız ev, apartman dairesi, kat mülkiyeti kanununa tabi bağımsız bir bölüm veya bir apartmandaki paylı mülkiyet veya el birliği mülkiyeti payı, İİK'nun 82/12. maddesi kapsamında mesken sayılır. Ancak; borçlunun boş arsası mesken sayılmaz. Eğer borçlu, boş arsa üzerine haciz tarihinden önce bina inşa etmiş ise, borçlu bu ev için meskeniyet şikayetinde bulanabilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa: 513). Haczedilmezlik şikayetinde önemli olan, meskenin, bina (muhtesat) olarak tapulu ya da tapusuz oluşu değil, borçlunun haline münasip olup olmadığıdır.
Somut olayda borçlunun, şikayet dilekçesinde 109 nolu parselde bulunan taşınmaz yönünden meskeniyet iddiasına dayalı haczedilemezlik şikayetinde bulunduğu, mahkemece yapılan keşif üzerine alınan 08/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda ise; ''...her ne kadar 109 nolu parselde bulunan taşınmaza dava açılmış olsa da keşif mahallinde davacının göstermiş olduğu yapıların 63 nolu parselde bulunduğu, 63 parsel numaralı taşınmazın krokisi ve pafta örneğinin zemine aynen uyduğu, davaya konu taşınmazın 63 parsel nolu taşınmaz olduğu...'' yönünde görüş belirtilerek 63 nolu parselde bulunan taşınmaz yönünden rapor düzenlenmiş olduğu ancak mahkemece 109 nolu parselde bulunan taşınmaz yönünden hüküm kurulduğu görülmektedir.
O halde mahkemece, borçlunun beyanı alınıp, şikayet konusu taşınmazın hangi parsel üzerindeki taşınmaz olduğu açıklattırılarak, meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmaz ve parsel tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları