Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/7337 E. , 2016/25464 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/7337 E. , 2016/25464 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 364254
Konum: İstanbul







12. Hukuk Dairesi 2016/7337 E. , 2016/25464 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde bir adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borçlu şirketin icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı çekin ... Mühendislik Tur. İnş. Taah. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edildikten sonra ciro yolu ile tekrar keşideci şirket eline geçmesi üzerine, keşidecinin çeki takip alacaklısı lehine ciro ederek tekrar tedavüle çıkarmış olduğunu, ancak borcu bulunmadığından aleyhinde takip yapılamayacağını ileri sürdüğü; mahkemece, ciro silsilesinde bozukluk olmadığından bahisle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Çek, keşideci tarafından lehtar lehine düzenlenip, keşide edildikten sonra, lehtar tarafından tekrar keşideciye ciro edilmesi halinde, keşidecinin 6102 sayılı TTK'nun 788. maddesi koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden lehtarın sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir.
Bu açıklamalardan sonra, somut olayın incelenmesinde;
Somut olayda takip dayanağı çekte ilk cironun lehtar .... ait olduğu, bundan sonraki cironun ... Mühendislik Tur. İnş. Taah. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.(keşideci) ait olduğu, daha sonra keşideci tarafından takip alacaklısına ciro edildiği görülmekle, çek tedavüle çıktıktan sonra ödenerek keşideciye döndükten sonra tekrar tedavüle çıktığından ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu açıklandığı üzere bulunmamakta, ancak keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk bulunmaktadır. Zira keşideci çeki yeniden tedavüle sokmakla lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna dönmüştür. Çek ilk kez tedavüle çıktığı sırada ciranta olarak çek arkasında unvan ve imzaları yer alan kişiler yönünden değil, keşideci ile hamil arasında bir sorumluluk olduğundan, alacaklı ciranta tarafından çek lehdarı (ilk ciranta) hakkında takip yapılamayacağının kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulü ile takibin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)


Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı :
TTK 788/I'e göre; "Açıkça "emre yazılı" kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile devredilebilir." Aynı maddenin 3. bendi "ciro düzenleyen veya çekten dolayı borçlu olanlardan herhangi biri lehine de yapılabilir. Bu kişiler çeki yeniden cira edebilirler" hükümünü öngörmektedir.
Bu madde açıkça çeki keşide eden lehine ciro yapılabileceğini, keşidecinin de çeki yeniden ciro edebileceğini öngörmektedir. Ancak muhataba ciro yapılamaz ve eğer yapılmış ise bu ciro muhatap bakımından makbuz hükmündedir. Çekteki ciro silsilesine göre lehtar borçluya karşı müracaat sorumlusu olan keşideci çeki geriye ciro ile alması ve başkasına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde ciro ile çeki devraldıktan sonra keşidecinin sorumlu olduğu lehtara müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün değildir. Çünkü geriye ciro ile çeki devralan keşideci çeki devralmadan önceki durumuna döner ve sonuç olarak lehtar aleyhine icra takibi yapamaz. Ancak keşideci başkasına ciro ederse bu kişinin lehtarı takip etmesine yasal bir engel yoktur. Keşideciye ciro halinde senet sanki tedavüle hiç çıkmamış gibi olur. Keşidecinin çeki tekrar tedavüle çıkarmak imkanı vardır.
Görüldüğü üzere lehtarın keşideciye ciro etmesi üzerine keşidecinin takip alacaklısına çeki ciro etmesinde bir engel yoktur.
Somut olayda çek lehtarı çeki keşideciye o da takip alacaklısına ciro ettiği bu kişinin de çeki sürede bankaya ibraz ettiği görülmektedir.
Şikayetçi lehtar, çek bedelinin keşideci tarafından kendisine ödenmesi üzerine, çekin kendisine Türkiye ... Bankası tarafından iade edildiğini, kendisinin de çeki kendi cirosunu çizmeden muhatap banka şubesine ibraz ettiğini çekle bir alakasının kalmadığını ancak, keşidecinin çek düzenleme ve ödeme miktarında tahrifat yaparak çeki ...'a keşide ettiğini borcunun bulunmadığını ileri sürmüş ancak çek keşide tarihi ve miktarında yapılan değişikliğe ilişkin keşideci paraf imzasına itiraz etmemiştir. Şikayetçi borçlu çeki, keşideciye borç sona erdiğinden iade ettiğini ileri sürse de, ciro imzasını silmediği, bu nedenle çekin lehtar tarafından ciro ile keşideciye, keşidecinin de takip alacaklısına ciro ettiği görülmekte olup takip alacaklısına usulüne uygun ciro silsilesi ile çek ciro edilmiştir. Yetkili hamildir. Lehdar da ciro silsilesi içinde yer aldığından sorumludur.
Şikayetin reddi yönündeki mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun bozma görüşüne katılamıyorum. 15/12/2016




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları