Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/7320 E. , 2016/25451 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/7320 E. , 2016/25451 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







12. Hukuk Dairesi 2016/7320 E. , 2016/25451 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun zamanaşımı nedeniyle takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; takip işlemleri arasında üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, borçlu tarafından açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/272 esas sayılı menfi tespit davasında verilen tedbirin ise sadece vezneye girecek paraların alacaklıya ödenmemesi ile ilgili olduğu ve zamanaşımını kesen bir husus olmadığı gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK'nun 661/1. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımı öngörülmüştür. TTK.nun 661/2.maddesine göre ise, hamilin cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresi bir yıldır. Diğer yandan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan TTK’nun 662. maddesinde “müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir” hükmüne yer verilmiştir.
TTK’nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler, dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. TTK'nun 662. maddesinde zamanaşımını keseceği belirtilen dava açılmasından anlaşılması gereken alacaklı tarafından açılan alacak davası olup, borçlu tarafından açılacak davada alacaklı durumundaki davalının itirazını defi yolu ile ileri sürdüğü cihetle borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını kesmesi gerekir. Nitekim Yargıtay HGK'nun 20.1.1996 tarih 1996/12–654 esas 1996/805 karar sayılı kararı ile de aynı ilke kabul edilmiş olup, alacaklı durumundaki davalının itirazını def'i yolu ile ileri sürdüğü menfi tespit davası, zamanaşımını keser ve kararın kesinleşme tarihine kadar zamanaşımı işlemez.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan kanun hükümleri, ilke ve kurallar doğrultusunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/272 esas sayılı menfi tespit davası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları