Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/7301 E. , 2016/25461 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/7301 E. , 2016/25461 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 367040
Konum: İstanbul







12. Hukuk Dairesi 2016/7301 E. , 2016/25461 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlunun, tanzim yerinin yazılı olmadığını, dolayısıyla senedin kambiyo vasfında bulunmadığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Düzenlenme yeri olarak idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Senette bulunması zorunlu olan düzenlenme yeri yazılı değil ve senedi düzenleyenin adının yazılı olduğu yerde de düzenleme yeri bulunmuyor ise, TTK'nun 702. maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin (idari birim adının) senette yazılı olsa dahi senet o yerde düzenlenmiş sayılamaz.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan senetlerde TTK'nun 776/1-f maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, tanzim edenin adı soyadı altında yazılı olan “... . .. Sok 3/A” ve “... Mah ... . Sok 3/A “adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır.
Bu durumda, düzenlenme yeri belirlenmeyen bu belgelerin kambiyo vasfı bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararında da benimsendiği üzere, bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak İİK'nun 170a/2. maddesi uyarınca borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
O halde mahkemece, İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları