Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/25645 E. , 2017/16433 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/25645 E. , 2017/16433 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



12. Hukuk Dairesi 2016/25645 E. , 2017/16433 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :
ALACAKLILAR : ..., ...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 6 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takip işlemleri arasında üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı 10.06.2007 tanzim tarihli bonoların tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nun 688/6. maddesine göre bononun, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, tanzim yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Aynı Kanun'un 689/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. H.G.K.'nun 02.10.1996 tarih ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tanzim yeri olarak idari birim adının yazılması yeterli ve zorunlu olup, ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır.
Öte yandan, icra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise; icra takibinde de aynı zamanaşımı süresi uygulanır. Alacaklı tarafından, genel haciz yolu ya da kambiyo senetlerine mahsus haciz yollarından herhangi birinin tercih edilmiş olması, dayanak belge bono niteliğini taşıdığı sürece sonuca etkili olmayıp, her iki halde de zamanaşımı süresi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Yine dayanak belgenin, anılan niteliği haiz olmaması halinde de seçilen takip yoluna bakılmaksızın bu kez 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde(mülga 818 sayılı BK'nun 125. maddesi) düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.
Somut olayda, takibe dayanak 10.06.2007 tanzim tarihli bonolardan, 10.03.2008, 10.04.2008, 10.06.2008 ve 10.07.2008 vade tarihli 4 adet bonoda tanzim yeri belirtilmediği gibi tanzim edenin isminin yanında da, herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, takip dayanağı bu 4 adet bonoda tanzim yeri unsuru bulunmadığından anılan belgeler kambiyo senedi vasfı taşımamaktadır. Bu durumda, dayanak belgeler bono niteliğinde olmayıp, adi senet hükmünde bulunduğundan bu belgeler, 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 125. maddesi) düzenlenen on yıllık zamanaşımına tâbi olup; söz konusu senetlerdeki alacak ile ilgili olarak on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere takibe dayanak 10.06.2007 keşide tarihli bonolardan, 10.03.2008, 10.04.2008, 10.06.2008 ve 10.07.2008 vade tarihli belgeler bakımından on yıllık zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilerek anılan belgelere yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı ...'ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları