Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/24980 E. , 2017/16012 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/24980 E. , 2017/16012 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



12. Hukuk Dairesi 2016/24980 E. , 2017/16012 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun imzaya itiraz ederek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda yüze karşı verilen kısa kararda; "davacının davasının kabulü ile takibin durdurulmasına ve takip tutarı olan 11.032,89 TL'nin % 20'si oranında tazminatın davalı alacaklıdan alınarak davacı borçluya verilmesine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda, "davacının davasının kabulü ile takibin durdurulmasına, takip konusu alacak tutarı 11.032,89 TL'nin yüzde yirmisi olan 2.206,58 TL tazminatın davalı alacaklıdan alınarak davacı borçluya verilmesine ve davalı alacaklının alacak tutarı 9.000,00 TL'nin yüzde onu olan 900,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde hüküm kurulduğu, böylece para cezası yönünden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 294. maddesi gereğince, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanun'un 297/2. maddesine göre; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanun'un 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin, Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Keza karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu ve bu karar başlı başına bozma sebebi olduğundan yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları