Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/24804 E. , 2017/15406 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/24804 E. , 2017/15406 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401369
Konum: İstanbul



12. Hukuk Dairesi 2016/24804 E. , 2017/15406 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair itirazları yanında takip dayanağı senet altındaki imzaya da itiraz ettiği, mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, takip dayanağı senet altındaki imzanın kuvvetle muhtemel borçlu eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; mahkemece, takibe dayanak yapılan bono üzerinde, imzaya itiraz eden borçlu ... yönünden yaptırılan imza incelemesi sonucunda, Adli Tıp Kurumundan alınan ve heyetçe düzenlenen 07/03/2016 tarihli raporda; “inceleme konusu senette imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...’nun eli ürünü olmadığının bildirildiği", söz konusu rapor, kesin kanaat içermemesi nedeniyle hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, anılan rapora alacaklı vekili tarafından da 11.04.2016 havale tarihli dilekçe ile itiraz edilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının talep edildiği görülmektedir.
Bu durumda; Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, itiraza konu edilen imzanın aidiyeti konusunda net bir görüş bildirilmediği açık olup, mahkemece, bahsi geçen rapor hükme esas alınmış ise de, söz konusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması, ona üstünlük sağlamayacağından kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemez. Zira, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin imza incelemesinde son mercii olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır (HGK.'nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı).
Öte yandan, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK.'nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E. - 2006/231 K. sayılı kararı).
Hal böyle olunca, alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması da talep edildiğine göre, mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir kuruldan rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takiplerde, imzaya itirazın kabulü halinde İİK'nun 170/3. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, iptaline hükmolunması doğru olmadığı gibi, yargılamada kendisini vekille temsil ettiren borçlu vekili yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine 118.850,00 TL nisbi vekalet ücretine ve yine maktu karar harcı yerine nisbi karar harcına hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları