Forum ana sayfa 12. Hukuk Dairesi 2016/24199 E. , 2017/15369 K.

12. Hukuk Dairesi 2016/24199 E. , 2017/15369 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



12. Hukuk Dairesi 2016/24199 E. , 2017/15369 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda; taşınmazın haczine ilişkin olarak yapılan 103 davetiyesi tebliğinin usulsüz olduğunu, taşınmazın haczinden, Sarıgöl Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/86 Esas sayılı dosyasından gönderilen tebligatla 29.02.2016 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek haline münasip ev üzerindeki haczin, İİK’nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 12. bendi gereğince kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, şikayetin süreden reddine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat yapılabilmesi için, muhatabın tebligat çıkarılan adreste ikamet etmekle birlikte, geçici olarak adreste bulunmadığının ve nedeninin, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tespiti ile bu tespitin tebliğ evrakına yazılması ve tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir (Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.30/1).
Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna, ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre, tebliğ memuru, tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir.
Somut olayda, 103 davetiye tebliğinin, 13.07.2015 tarihinde; “Muhatap ve muhatap adına tebligat yapılabilecek olanlardan hiç birinin adreste bulunmaması üzerine tüzüğün 28. Maddesinde sayılan kişilerden komşusu ... imzasız beyanından işe gittiği anlaşılmıştır. Muhatap aranılan saatlerde işe gittiği sebebiyle adreste bulunamadığından evrak … köy muhtarı ...’a teslim edilerek muhatabın kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldı en yakın komşusu ... durumdan haberdar edildi.” şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği, ancak; yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğüne dayanılması doğru olmadığı gibi, beyanı alınan şahsın imzası alınmadan veya imzadan imtina etmişse imtina şerhi verilmeden yapılan tebligat 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre usulsüzdür.
O halde, mahkemece, Sarıgöl Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/86 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, borçlunun hacizden haberdar olduğu tarih tespit edildikten sonra, bu tarihe göre şikayetin 7 günlük sürede yapıldığının anlaşılması halinde işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 103 davetiye tebliğinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek, şikayetin süreden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları