Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

Evlilik Birliği İçinde Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Kişiler, Ad ve Soyad Düzeltme, Yaş Düzeltme, Aile, Nişanlılık, Evlilik, Ayrılık, Boşanma, Nafaka ve Tazminat, Velayet, Vesayet, Mal Paylaşımı, Evlat Edinme, Babalık ve Tanıma...
Cevapla
ahmet07
Site Üyesi
Mesajlar: 10
Kayıt: 26 Ara 2020 00:27
Meslek: avukat
Konum: antalya
İletişim:

Evlilik Birliği İçinde Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Mesaj gönderen ahmet07 »

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte kişisel verilere ulaşma kolaylığı oldukça artmıştır. Bunun sonucunda ise kişisel verilerin korunması konusu da daha çok gündeme gelmeye başlamıştır.

Özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermektedir. Hukukumuz bu konudaki ihlallerin önüne geçmek için TCK Madde 134’de,

“(1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)

(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.” Hükmüyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu’na yer vermiştir.Bu maddede belirtilen suç, genel kasıtla işlenen bir suç olup failin, başkasının özel hayatına müdahale ettiğini bilmesi ve istemesi suçun oluşumu için yeterli olmaktadır.

Evlilik birliğinde ise; eşler arasında özel hayatın gizlilik hakkı, evlilikle ortadan kalkmamaktadır. Kişilerin evli olmaları ve aynı konutu paylaşmalarından dolayı birbirlerinin özel yaşam alanına giren hususlara kolayca ulaşabilme olanağına sahip olmaları, eşlerin hiçbir sınır olmaksızın birbirlerini sürekli gözetleyebilecekleri şeklinde yorumlanamaz. Ancak evlilik birliğinde yaşanan olayların tanıklarının genellikle sadece taraflar olması yaşanan olayların başka yollarla ispatını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Yargıtay içtihatlarında birtakım istisnalara yer verilmiştir: Yargıtay 12. CD. 2019/4369 E,

“… Ancak, kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığından da söz edilemez…”

Sonuç olarak, taraflar bir daha kanıt elde etme imkanına sahip olmadığı ve söz konusu verileri konuyla ilgisiz 3. Kişilerle paylaşmadığı durumda eylemleri nedeniyle cezalandırılmayabilecektir.

Devamı için..

Avukat Ahmet ALKAN | Alkan Hukuk Bürosu
Antalya Avukat | Boşanma Avukatı | Hukuk Bürosu


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj