Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2016/17459 E. , 2017/3441 K.

13. Hukuk Dairesi 2016/17459 E. , 2017/3441 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 375588
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2016/17459 E. , 2017/3441 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı avukat olduğunu, davalı Gezer İnşaat şirketinin asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada diğer davalının vekili olarak yer aldığını, yargılama devam ederken davalıların sulh olduklarını ileri sürerek , lehine tahakkuk eden ilam vekalet ücretinin şimdilik 10.000 TL. sının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, HSYK'nun 23.07.2015 gün ve 1157 sayılı kararı ile ...'de Tüketici Mahkemesi kurulup, 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçmiş olmakla, davada Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, HMK m. 20 uyarınca, süresi içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ... Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava vekalet ücreti alacağına ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Davalılar 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici sıfatını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalılar, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Görev konusu resen gözetilir. Davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılarak işin esasına girilmesi gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları