Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2015/40087 E. , 2017/3608 K.

13. Hukuk Dairesi 2015/40087 E. , 2017/3608 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 377292
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2015/40087 E. , 2017/3608 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil ... ve vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, kardeşi olan davalının... Bankası'ndan konut kredisi kullandığını, vermiş olduğu vekaletname ile davalı adına banka ile vekaleten, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla protokol imzaladığını ve borcu kefil sıfatı ile ödediğini, bankaya ödediği kredi borcunu davalıdan istemesine karşın davalının ödeme yapmadığını, kredi borcuna karşılık ödediği 79.011,83 TL. kredi kartı borcu karşılığı ödediği 5.754,01 TL. avukatlık ücreti olarak ödediği 6000 TL olmak üzere toplam 90.765,84 TL'nin alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 79.011,83 TL'nin ve 5.754,01 TL'nin 21/05/2013 tarihinden itibaren; 5.750 TL'nin 06/05/2013 tarihinden itibaren; 250 TL'nin 10/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile davalının kullanmış olduğu kredi ve kredi kartı nedeniyle dava dışı bankaya olan borcu ile bu borçlara ilişkin olarak avukatlık ücreti olarak ödediğini ileri sürdüğü toplam 90.765,84 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalıya, dava dilekçesinin tebliği amacıyla dava dilekçesinde bildirilmiş olan adresine çıkarılan tebligatın bila ikmal iadesi üzerine, davacı tarafından bildirilen adrese ve başkaca bir adrese daha tebligat çıkartılmış olup, Mahkemece söz konusu tebligatlar geçerli kabul edilerek yargılamaya devam olunmuş ve davalının katılımı olmaksızın dava sonuçlandırılmıştır. Ne var ki; uyap kayıtlarının incelenmesinden davalının Türkiye'de mernis adresinin bulunmadığı ve mernis adresinin yurtdışı olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece davalının adresi araştırılmaksızın ve davacının bildirmiş olduğu adrese çıkarılan, ancak Tebligat Kanunun 21. maddesinde öngörülen şekle uygun olmayan tebligatlar usulsüzdür. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliği yapılarak taraf teşkili sağlanıp, davalı delilleri de toplandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalının yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.500,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları