Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2015/39653 E. , 2017/3435 K.

13. Hukuk Dairesi 2015/39653 E. , 2017/3435 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2015/39653 E. , 2017/3435 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekilleri avukat... ile avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Avukat olduğunu, 09/11/2009 tarihli vekalet ile davalı ... tarafından vekil olarak yetkilendirildiğini, bu vekaletname ile davalı ...'ye ait Ankara 6 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/243-2012/447 E-K sayılı dosyasını takip ettiğini, davalıya ait başka dosyalarının da mevcut olduğunu, söz konusu dosyaya ilişkin üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini ancak, davalıların haberi olmaksızın 07/06/2012 tarihinde karşılıklı dosyadan feragat ettiklerini, gerekçeli kararı tebliğ aldıktan sonra davalılara gönderdiği 07/01/2013 tarihli ihtarname ile vekalet ücretinin ödenmesini talep ettiğini, davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıların vekalet ücretinden müteselsil sorumlu olduklarını ileri sürerek 81.101,60 TL vekalet ücretinin 01/11/2012 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 46.847,25 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'nün tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı ... tarafından diğer davalı aleyhine açılan meni müdahale ve ecri misil davasında davacının vekil olarak yer aldığı, dava devam ederken tarafları olan davalıların sulh oldukları, davacı vekil ile vekil edeni davalı ... arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olup, bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Davacı, takip ettiği dava dosyası nedeniyle vekalet ücretinin ödenmediği iddiasıyla hem vekil edeni, hem de onun hasmı olan diğer davalı hakkında Avukatlık Kanununun 165.maddesine dayanarak bu davayı açmıştır. Bir davada görev yapan avukat, vekil edeninden aralarındaki sözleşmeye göre kararlaştırılan miktarı, şayet ücret kararlaştırılmamış ise Avukatlık Kanununun 164/4 Maddesine göre özetle “değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari üret tarifelerinin altında olmamak koşulu ile davanın kazanılan bölümü üzerinden yüzde on ile yüzde yirmi arasında belirlenecek miktarı, şayet değeri para ile ölçülemeyecek işlerden ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek miktarı ücret olarak talep etmek hakkına sahip olduğu gibi, ayrıca yargılama sonunda haklı çıkılan kısım üzerinden hasma yüklenen vekalet ücretini de talep etmek hakkına sahiptir. Vekil eden avukatına belirlenen bu iki kalem ücreti ödemekle yükümlü olup, Avukatlık Kanunun 165. Maddesinde ise; “Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar” hükmü yer almaktadır. Dairemiz yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, Avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde vekil eden ile avukat arasında sözleşme bulunmaması, sözleşmedeki ücretin geçersiz olması halinde gerek vekil eden gerekse hasım, sulh olunan miktar, sulh olunan miktar belli değilse, mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, aksi takdirde dava veya icra takibine konu müddeabihin tamamı üzerinden Avukatlık Kanununun 164/4.maddesine göre belirlenecek ücret nedeni ile mütesilsilen sorumlu sayılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde, davacı avukatın talebine ve vekalet ücretine esas ilgili dava dosyası kesinleşmiş olup, davalıların aralarındaki sulh anlaşmasının ve davacı avukatın azil işleminin bu tarihten sonra yapılmış olması da nazara alındığında, mahkemece davacı avukat tarafından takip edilen dosyada müddeabihin tamamı sulh olunan miktar olarak kabul edilerek bu miktar üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, mahkemece " akdi ücret yönünden de Avukatlık Ücret Tarifesine göre olmayıp Avukatlık Kanunu 164/4 hükmüne göre taraflar sulh olmasaydı davanın sonucunun ne olacağı öngörülebilir nitelikte olduğundan ücretin dava değerine göre belirlenmeyip yargılamaya devam edilseydi davalının davalısı ... lehine çıkabilecek değere göre belirlendiğinden bu miktarın da ancak davanın ecrimisil ve faizi yönünden reddi gereken taleple ilgili olarak 92.520,49 TL üzerinden takdiren %10 oranına göre ancak 9.252,00 TL akdi vekalet ücreti alacağı doğacağından bu miktar akdi ücreti vekalet alacağından da her iki tarafın sorumlu olduğu da anlaşıldığından toplam 49.802,80 TL ücreti vekalet alacağından ödenen 2.955,55 TL miktar düşüldüğünde toplam 46.847,25 TL davacı alacağının her iki davalıdan temerrüt tarihi dava tarihi kabul edilerek müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.400,13 TL kalan harcın davalı ...'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları