Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2015/39535 E. , 2017/3349 K.

13. Hukuk Dairesi 2015/39535 E. , 2017/3349 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 376233
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2015/39535 E. , 2017/3349 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüe yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı Tasfiye Halinde ... Bel Konut Yapı Kooperatifi vekili avukat ...'nin gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kooperatif, davalının vade tarihi 01/01/2005 olan ancak keşide tarihi bulunmayan 62.056,06 TL bedelli adi senet ile aleyhe takibe geçtiğini ancak senette imzası bulunan kooperatif başkan, ikinci başkan ve saymanının senet düüzenleme yetkisinin olmadığını, senedin ticari defterlerde kaydının bulunmadığını ileri sürerek, senet nedeni ile haklarında yapılan takibe borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senet tanzim eden dönemin başkan, ikinci başkan ve saymanının alınan genel kurul kararlarıyla görevli ve borçlanmaya yetkili olduğunu, 31/12/2000 tarihli blanço kaydında senet tutarının pasif kısmında gösterildiğini, 17 ve 21 numaralı yönetim kurulu kararlarında kooperatifin senet tutarı kadar borçlandırıldığının belirtildiğini, ticari defterlerin yeni yöntimde bulunduğunu savunrak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senette keşide tarihi bulunmaması nedeni ile senet altında imzası bulunanların yetkili olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı, kooperatif kayıtlarında senet kaydının yer almadığı, bu noktada ispat yükünün davalıda olduğu kanaati ile davanın kabulüne, davacı kooperatifin icra dosyasında sentten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dava, davalı lehine düzenlenen adi senetten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, senette imzası bulunanların yetkisiz oluklarını, haklarında ceza davaları olduğunu, kayıtlarda senedin yer almadığını ve ticari defterlerin kendilerine teslim edilmediğini ileri sürmekte, davalı ise aksini savunarak davanın reddini dilemektedir. Mahkemece ispat yükü davalıya yüklenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık ispat yükünün hangi tarafta olduğu noktasında düğümlenmiş durumdadır. Davaya konu senet adi senet vasfında olup keşide tarihi bulunmasa da vadeden önce düzenlendiği gibi davalı tarafından sunulan belgelerde de yer almaktadır. Senette Kooperatifin kaşesi ve dönemim başkan başkan yardımcısı ve saymanının inkar olunmayan imzası vardır. Öyleyse ispat yükü, aksini iddia eden davacıdadır.
Davacı, ticari defterlerin kendilerine teslim edilmediğini savunmakta ise de.... Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/129 Esas 2007/404 Karar sayılı dosyasında sentte imzası bulunan dönemin kooperatif Başkanı hakkında kooperatif defter ve belgelerinin teslim edilmemesi gerekçesi ile yürütülen dava sonuçlandırılmış olup bu davada sanığın kooperatife ait defter ve belgeleri imzası sabit olan üçüncü şahsa teslim ettiğinin anlaşılmasına göre artık yeni yönetimden bu şahsın belge ve defterleri teslim aldığının kabulünün gerektiği bu nedenle 1163 Sayılı Yasaya aykırılıktan açılan davadan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu hüküm temyiz incelemesinden geçerek 25/9/2009 da kesinleşmiştir. Öyleyse defterlerin ve belgelerin yeni yönetime devredildiğinin kabulü ile deliller değerlendirilmelidir. Davalı, senet nedeni ile alacaklı olduğunu savunurken,senet ile beraber görev ve yetkiye ilişkin genel kurul kararı, koperatifin senet nedeni ile borçlandığı konusunda yönetim kurulu kararı, blanço kaydı fotokopileri de sunmuştur. Bu noktada aksini ispat külfeti davacı da olduğuna göre tüm taraf beyan ve delilleri toplanarak gerektiğinde yeniden rapor tesisi ile delillerin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ispat yükü ters çevrilerek hüküm tessi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.060.00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları