Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2015/38934 E. , 2017/3579 K.

13. Hukuk Dairesi 2015/38934 E. , 2017/3579 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 377292
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2015/38934 E. , 2017/3579 K.

"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile evlilik hazırlığında iken yurtdışı hesabından birlikte oturacakları evi satın alması için davalı hesabına 132.000 TL. İle 3.000 euro havale ettiğini, davalının 3 nolu daireyi satın alarak tapusunu kendi üzerine kayıt ettirdiğini ancak evliliğin gerçekleşmediğini ileri sürerek tapunun iptali ile adına tesciline mümkün olmazsa gönderdiği 132.000 TL. İle 3.000 euronun satım tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının tescil talebinin reddine, 130.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya evlilik hazırlığında birlikte yaşayacakları evi satın alması için para gönderdiğini, davalının bu para ile satın aldığı 3 nolu dairenin tapusunu kendi üzerine kayıt ettirdiğini, ancak evliliğin gerçekleşmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, delil olarak da 31.8.2006 tarihli alıcısı davalı ... olan 132.899 TL. bedelli havale belgesine dayanmıştır. Davalı , banka havalesi ile gönderilen paranın borç ödemek amacıyla gönderildiğini, başkaca bir ilişkinin bulunmadığını savunmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki, havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir.. Öte yandan banka dekontlarında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklamanın bulunmadığı da sabittir. Açıklanan bu yönler birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü imkansızdır. Davacı, iddiasını yasal delillerle kanıtlamalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın miktar ve niteliği gözetildiğinde açık bir muvafakat olmadıkça tanık dinlenemez, dinlenen tanık ifadelerine değer verilemez. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek bir değerlendirme yapılmalı ve sonucuna uygun bir karar tesis edilmelidir. Yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 2.225,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları