Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2015/36634 E. , 2017/3638 K.

13. Hukuk Dairesi 2015/36634 E. , 2017/3638 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388718
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2015/36634 E. , 2017/3638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının halası olduğunu, icra takibinin konusunun 27/05/2011 tarihli icra dosyasına sunulan makbuz olduğunu, taraflar arasında yapılan rızai taksim sözleşmesine konu taşınmazların tescili için muhtelif vergi ve harçlar sebebi ile muris adına ödenen meblağa ilişkin makbuz olduğunu ve söz konusu bedelin diğer davalı mirasçı tarafından karşılanması gerektiğini, davalı hissesine düşen bedeli ödemeyince davalı borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/3492 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davalının haksız yere icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini ve davacının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın feragat sebebi ile REDDİNE, davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen rızai taksim sözleşmesi gereğince davalının ödemesi gereken miktarın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davalının kötüniyet tazminatı reddedilmiştir. Kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için; davacının dava konusu icra takibini yapmakta haksız ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davalı tarafça 18.02.2014 tarihli cevap dilekçesine ekli olarak davalının yatırmış olduğu ve hissesine düşen bedeli gösterir makbuz sunulmuştur. Söz konusu cevap dilekçesi davacı tarafa 04.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı tarafından sunulan 18.03.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesiyle de makbuza rağmen davaya devam edilmiştir. Davacı 18.12.2014 tarihli feragat dilekçesiyle davadan feragat etmiştir. Ödemeye ilişkin makbuzun 04.03.2014 tarihinde öğrenilmesine rağmen davaya devam edilmiş 18.12.2014 tarihinde beyanda bulunularak davadan feragat edilmiş olduğu ve 04.03.2014 tarihi ile 18/12/2014 tarihi arasında uzunca bir süre olduğu, kaldı ki her bir mirasçının hissesine düşen kısmı ödediği, bu işlemlerin yapılması için tarafların dava dışı İsa Kızma isimli muameleci ile de anlaştığı ve bu hususların davacı tarafça bilindiği değerlendirildiğinde davacının kötüniyetli olduğu ispatlanmış, bu da davacı-alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermektedir. Hal böyle olunca mahkemece davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 3,70 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları