Forum ana sayfa 13. Hukuk Dairesi 2015/22893 E. , 2017/3517 K.

13. Hukuk Dairesi 2015/22893 E. , 2017/3517 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 405447
Konum: İstanbul



13. Hukuk Dairesi 2015/22893 E. , 2017/3517 K.

"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı hizmet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile arasında "..." projesi adı altında 03/10/2009 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme bedelini ... şubesinden konut kredisi kullanmak sureti ile ödediğini, 29/10/2009 tarihinden itibaren 9 ay boyunca ödeme yaptığını, hesabından 10.851,55TL çekildiğini, sözleşme uyarınca konut teslim tarihinin 30/08/2010 olduğunu, konut teslim edilmediği gibi ... Konut GYO A.Ş.'nin internet sitesinde 18/05/2010 tarihi itibari ile sözleşmenin fesih edildiğini açıkça bildirdiğini, sözleşmenin davalılarca gereği gibi ifa edilmemesi nedeni ile ödemiş olduğu taksitler toplamı kadar 10.851.55TL zarara uğradığını belirterek, proje hesabına yatırdığı toplam 10.348,00TL'nin yatırılan tarihler uyarınca hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, sözleşmede belirlenen zamanda konutun teslim edilmediğini, kaba inşaatın dahi bitmediğini, konutun zamanında teslim edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini, bankadan temin edilen kredi ile finanse edilmiş olan ve ödediği miktarın iadesini istemiş ise de davalının krediyi iptal etmeyip erken kapama işlemi yaptığını ve oluşan faiz ve masraflar nedeniyle ödediği paranın tamamının kendisine iade edilmediğini ileri sürerek bu meblağların tahsilini istemiş ise de, mahkemece, tüketici kredisi kullanılmak suretiyle mal satın alındığı takdirde tüketici kredisi faizinin satış bedeli içinde değerlendirilmesinin olanaksız olduğu değerlendirilmek suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı bankadan aldığı kredinin bağlı kredi olduğunu ileri sürerek satın aldığı dairenin süresinde teslim edilmesinin sözleşmede belirtilen tarihte mümkün olmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüştür. 4077 Sayılı Kanunun 10/5 maddesi gereğince kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün teslim için öngörülen zamanda bitirilip bitirilemeyeceği, davacının bu nedenle feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı nedene dayanıyor ise davalı bankanın verdiği kredinin bağlı kredi olup olmadığı, 4077 sayılı kanunun 10/5 maddesi gereğince davalı bankanın sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalının erken kapama işlemi yapmasının usulüne uygun olup olmadığı konusunda alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararları