Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İdare ve Vergi Hukuku 2577 SY. İYUK DAVA DİLEKÇESİ İLE İLGİLİ EMSAL KARAR TALEBİ

2577 SY. İYUK DAVA DİLEKÇESİ İLE İLGİLİ EMSAL KARAR TALEBİ

İdare, Devlet Memurluğu, Disiplin Suç ve Cezaları, Yolluk, Özlük Hakları, Atama, Tayin, İptal ve Tam Yargı Davaları, İdarenin Sorumluluğu, Kamu Maliyesi ve Vergiler...

afnzh Site Üyesi

Mesajlar: 14


.................................... İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI : ................................

ADRES :............................

DAVALI :............................

ADRES :

DAVA KONUSU : Fiziksel engelli memur statüsünde görev yapıyor olmama rağmen, davalı idare tarafından hakkımda ..................... tarihinde yapılan......................................................................... servisinde görevlendirmeme ilişkin olarak; bu görevlendirmenin daha önce tarafımdan açılan ve lehe kesinleşmiş idari yargı kararı ile fiziksel engel durumuma ilişkin sağlık raporuna uygun olmadığı gerekçesiyle geri alınması/iptali istemiyle Müdürlük Makamına avukat aracılığıyla yapmış olduğum ..../..../2018 tarihli müracaatımın reddine ilişkin .... / ..../2018 tarihli davalı idare işleminin(Ek 1) iptali talebinden oluşmaktadır.
TEBLİĞ TARİHİ : ...../..../2018
OLAYLAR :
I. ...../..../1998 tarihinde ....................... Genel Müdürlüğünün engelli (Sakat) personel ihtiyacını karşılamak amacıyla açmış olduğu sınavına girerek ...../..../1998 tarihinden itibaren ..................................... Müdürlüğünde görev yapmaya başladım. 20 yıldır devlet memur olarak fiziksel engelime rağmen özverili bir şekilde ülkeme hizmet ettim. Gerek uyarma cezası almamama rağmen gerek yasal gerekçe dahi olmaksızın tarafıma 2010 yılına ait sicil notuma da 69 olarak verilmiştir. Oysa daha önceki yıllarda tarafıma verilmiş olan sicil notları dikkate alındığında 78 nottan aşağı notun olmadığı genel ortalamaya bakıldığında sicil notu ortalamamın 84-85 olduğu görülecektir.
II. .................................... Müdürlüğü ...................................... servisinde görev yapmaktayken, hizmetin gereği gerekçesi ileri sürülerek idare tarafından hakkımda ..../..../1999 tarihli ve ..../..../ sayılı İç Talimatla tesis edilen .................... Servisindeki görevlendirme işleminin ve Yürütmenin Durdurulmasına esas olmak üzere Erzurum 2.İdare Mahkemesinde ....../...../Esas sayılı iptal istemli açmış olduğum dava süreci devam ederken idarenin anlamsız psikolojik baskılarından kurtulabilmek son çare olarak ...../..../2010 tarihinde ..................................... Müdürlüğüne Naklen tayin atama zorunluluğunu doğmuş ve naklen tayin atama sonucunda ....................................Müdürlüğünde görev yapmaktayken idari işlemin iptaline karar verildi.
II Ailemin ve eşimin sağlık sorunları nedeniyle ......./...../2013 tarihinde tekrar ..................... Müdürlüğüne atama talebinde bulundum. ...................... Müdürlüğü servisinde görevimi ifa etmekteyken tekrar aynı şekilde hizmetin gereği gerekçesi ileri sürülerek ......./..../2017 tarihli ve ....../..../104 sayılı İç talimatla ............................................ Müdürlüğü ............ servisine görevlendirmem yapıldı.
III. Daha önce bu servise görevlendirilmeme ilişkin 2009 yılında yapılan idari işlemin engel durumuma uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş olduğu ve idari yargının (............... 2. İdare Mahkemesi E:....../..... kararının kesinleşmiş olması karşısında açıkça hukuka aykırı olduğu ve sağlık raporu bakımından da böyle bir görevlendirmenin hukuka/mevzuata aykırı olduğundan hareketle idareyle görüşmelerle sürecin çözüme kavuşturulmasını tercih ederek dava açmadım. Ancak, idarenin olaya yaklaşımının çözümden uzak olması ve iyi niyet taşımadığına kanaat getirmem üzerine ......./..../2018 tarihinde bütün bu gerekçeleri içeren bir ihtarnameyi avukat eliyle idare gönderdim.
IV. Davalı idare, ihtarname üzerine .............................. servisinde çalışmamda ne tür zorlukların olduğunu ....../.... 2018 tarihli ve ............... sayılı yazıları ile 5 iş günü İçerisinde bildirmemi isteyen bir yazı gönderdi. İdarenin talebi doğrultusunda yaşadığım zorlukları içeren beyanımı idareye sundum. Davalı idare yaptığı değerlendirmeler sonucunda, ....../..../2018 tarihli kararıyla talebimin reddi yönünde işlem tesis etti. Yeni görev yerimde yaşamakta olduğum zorluklar nedeniyle ve AİHM’in adil yargılama ve hak ihlali yönündeki kararlarına aykırılık oluşturması ve dava konusu işlemle maddi ve manevi zararlarımın oluşması nedeniyle bu tam yargı davasının açılma zarureti doğmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT
18.10.1982 tarihli ve 17863 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. Maddesinde:

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, Milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, İnsan Haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik laik ve sosyal hukuk Devletidir.”

10.Maddesinde:
“Çoçuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife sahiplerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırler.
61.Maddesinin (B) Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler alt başlığının 1. numaralı paragrafında ise:

“Devlet sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirler alır.”

125,Maddesinde:
“İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir

138.Maddesinde:

Yasama ve yürütme organları ile idari mahkeme kararlarına uymak zorundadırler; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını Hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geçiktiremez.”

01.06.1982 tarihli ve 17580 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunun 2. Maddesinde:


İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler”

13.Maddesinde:

“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu işlemlerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir”.


28.Maddesinde:

“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak disiplin hükümleri saklıdır. Aynı madddenin 3.ve 4. fıkralarında “Danıştay bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararın süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”
01.07.2005 tarihli ve 25868 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkinda Kanunun 14. madddenin (4). Üncü fıkrasında:

“Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.”

Yine 27.06.2012 tarihli ve 28336 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren .................... Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Ynetmeliğinin14. madddenin 3 üncü fıkrasında “Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilemez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu yönetmelikte yer alan diğer hükümleri uygulanır.” Amir hükümlerine yer veilmiştir.

Toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parcası olan biz özürlülerin toplumsal yaşama katılımı açısından gelir getirici bir işte çalıştırılmamız için verilecek olan çaba bu yönde olduğunda özürlü olan bu insanları bulanıklardan kurtardığı gibi insanı yükselten ve manevi kurtuluşa götüren olumlu bir çaba olacağıda açıktır. İnsanlık bilincine varan varlığını Kabul ettirmek isteyen olgun bir hayat anlayışına sahip insan çalışmanın kölesi, zorlukların ve başarıların efendisi insan ruhunda gizli olan yaratıcı değerler ancak ve ancak çalışma yolu ile ortaya çıktığıda 03.12.2014 tarihli ve 25659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2004/28 sayılı Başbakanlık genelgesinde vurgulanmaktadır.

HUKUKA AYKIRILIKLAR:
I. Davalı idare, görev yapmakta olduğum tescil biriminden, hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın şahsımı evrak kayıt ve arşiv servisine yollamıştır. Ben fiziksel engelleri olan ve bu nitelikleri nedeniyle özel hukuki statüsü olan bir kamu görevlisiyim. Engelleri nedeniyle Anayasal ve yasal düzeyde pozitif ayrımcılığa tabi tutulan, hukuk sınırları içerisinde kollanması gereken bir memur olduğumdan dolayı, yer değiştirme kararı verilmesinin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından ancak, benim niteliklerimde bir sorun olması ve hizmetlerin aksaması durumunda hakkımda farklı bir birime gönderme kararı verilebilir. Farklı bir birimde görevlendirme kararı verilmesinde de engel durumunun dikkate alınması ve engelli memurun çalışma koşullarını iyileştiren ya da en azından koruyan bir iradenin ortaya konulması gerekir. Kanun koyucu, engelli memurların görev yerlerinin değiştirilmesi konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisini kısıtlamış ve ancak memurun lehine olan durumlarda yer-birim değiştirme yetkisinin kullanılmasını esas almıştır. Dava konusu idari işlemin tesisine gerekçe oluşturan il sınırları içerisinde hizmet birimleri arasında değişiklik yapılmasında idare sahip olduğu takdir yetkisini hukuka, yasaya ve mevzuata aykırı bir şekilde kullanarak mağduriyetime yol açmıştır. İdarenin keyfi irade açıklamasının iptaline karar verilmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
II. Dava konusu ret işlemi hukuki dayanaktan yoksundur. Anayasa, kanunlar ve idari düzenlemelerde öngörülen koşullar oluşmadan, görev yerimin-hizmet biriminin değiştirilmesini gerektirecek hiçbir gerekçe ortaya konulmadan ve hukukun tarafıma sunmuş olduğu koruma hükümlerini boşa çıkarmaya yönelik hizmet gerekleri ve kamu yararı dışında bir amaç taşıdığı açık olan dava konusu işlem neden yönünden hukuka aykırıdır.
III. Davalı idare, hukuka aykırı işleminin geri alınmasına yönelik müracaatımızda sunulmuş bulunan idare mahkemesi kararı, sağlık raporu ve yazılı beyanımda ortaya koyduğum gerekçeler doğrultusunda, eski görevime iademi sağlayacak bir irade açıklaması yapmak yerine talebimi reddetmeyi tercih etmiştir. Dava konusu idare işlemi konu yönünden açıkça hukuka aykırıdır.
IV. İdarenin ortaya koyacağı irade açıklamalarında amacın kamu yararının ve yürütülen kamusal faaliyetlerin gerektirdiği niteliklerin sağlanması olması gerektiği tartışmasızdır. Yüksek yargı kararlarında yer alan temel içtihatlara göre bu birincil amaçların dışında bir amaçla idari işlem tesis edilmesi mümkün değildir. Fiziksel engelli bir memur olarak şahsıma sağlanan hukuki korumaya saygı duyulması, memuriyet niteliklerinin kaybedilmesi ya da cezai yaptırımlar dışında, çalışma düzenimin korunması, kanun koyucunun aradığı kamu yararı ve hizmet gereği olarak ön plana çıkmaktadır. Dava konusu idari işlem irdelendiğinde, amacın kamu yararı ve hizmet gereklerinde dışında odağa sahip olduğu görülecektir.
V. Dava konusu idari işleme ilişkin davalı idarenin irade açıklamasının sonuç kısmında açıkça ifade edildiği üzere, şahsıma anayasa koyucu tarafından tanınmış bulunan hak arama özgürlüğünün kullanılmasına yönelik olarak Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğum müracaat nedeniyle disiplin cezası tehdidinde bulunulmuştur. ............................ Müdürlüğü makamı tarafından şahsıma yöneltilen esas itibariyle konusu suç olan ifadeyi ve bu ifadelerin sarf edildiği diyalogları da belli oranda ortaya koyan bir yaklaşım olarak dava konusu idari işlemin metni dosyaya ibraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu ....../.... 2018 tarihli idari işlem, ........... 2. İdare Mahkemesinin 2009/....esas sayılı dava dosyasında vermiş olduğu iptal davasına konu edilen atama işleminin konusuyla aynıdır. 2009 tarihli görev yeri değiştirme işlemi hukuka aykırı bulunarak idare mahkemesince iptal edilmiştir. Fiziksel engelli bir kişi olarak kamu görevine girmiş bir memur olarak, %50 engelli, sağ kolu işlevsiz bir kişi olarak evrak ve arşiv biriminde çalışma imkanımın olmadığı hastane raporuyla sabittir. Optik sistemler ve tescil bölümündeki görevimi sorunsuz olarak yerine getiriyor olmama rağmen, hiçbir gerekçe bulunmadan açıkça hukuka aykırı olarak evrak ve arşiv birimine görevlendirmem yapılmıştır.
Davalı idare takdir yetkisini kötüye kullanmış, idari işlemin neden unsuru hukuka aykırı, talebi kabul ederek mağduriyetimi gidermesi gerekirken istemin reddi yönünde irade açıklamış, kamu yararı dışında bir amaç güdüldüğü açık, yapılan işlemin hizmet gerekleriyle açık çelişki halinde bulunduğu tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini arz ve talep ederim. …09.2018


Davacı
.....................

Ekler:
1-06.08.2018 tarihli dava konusu idari işlem
2-İdare Mahkemesi Kararı
3-İhtarname/Eski görevime iade talebi
4- İl Müdürlüğünün açıklama talep yazısı
5-Talebe cevap yazısı


afnzh Site Üyesi

Mesajlar: 14


arkadaşlar bu yayınlamış oldugum Tam Yargı Davası dilekçesine emsal yardı karaları yüklerseniz sevinirim.Yarın bu davayı acma sürem bitiyor

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28112



afnzh yazdı:
.................................... İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI : ................................

ADRES :............................

DAVALI :............................

ADRES :

DAVA KONUSU : Fiziksel engelli memur statüsünde görev yapıyor olmama rağmen, davalı idare tarafından hakkımda ..................... tarihinde yapılan......................................................................... servisinde görevlendirmeme ilişkin olarak; bu görevlendirmenin daha önce tarafımdan açılan ve lehe kesinleşmiş idari yargı kararı ile fiziksel engel durumuma ilişkin sağlık raporuna uygun olmadığı gerekçesiyle geri alınması/iptali istemiyle Müdürlük Makamına avukat aracılığıyla yapmış olduğum ..../..../2018 tarihli müracaatımın reddine ilişkin .... / ..../2018 tarihli davalı idare işleminin(Ek 1) iptali talebinden oluşmaktadır.
TEBLİĞ TARİHİ : ...../..../2018
OLAYLAR :
I. ...../..../1998 tarihinde ....................... Genel Müdürlüğünün engelli (Sakat) personel ihtiyacını karşılamak amacıyla açmış olduğu sınavına girerek ...../..../1998 tarihinden itibaren ..................................... Müdürlüğünde görev yapmaya başladım. 20 yıldır devlet memur olarak fiziksel engelime rağmen özverili bir şekilde ülkeme hizmet ettim. Gerek uyarma cezası almamama rağmen gerek yasal gerekçe dahi olmaksızın tarafıma 2010 yılına ait sicil notuma da 69 olarak verilmiştir. Oysa daha önceki yıllarda tarafıma verilmiş olan sicil notları dikkate alındığında 78 nottan aşağı notun olmadığı genel ortalamaya bakıldığında sicil notu ortalamamın 84-85 olduğu görülecektir.
II. .................................... Müdürlüğü ...................................... servisinde görev yapmaktayken, hizmetin gereği gerekçesi ileri sürülerek idare tarafından hakkımda ..../..../1999 tarihli ve ..../..../ sayılı İç Talimatla tesis edilen .................... Servisindeki görevlendirme işleminin ve Yürütmenin Durdurulmasına esas olmak üzere Erzurum 2.İdare Mahkemesinde ....../...../Esas sayılı iptal istemli açmış olduğum dava süreci devam ederken idarenin anlamsız psikolojik baskılarından kurtulabilmek son çare olarak ...../..../2010 tarihinde ..................................... Müdürlüğüne Naklen tayin atama zorunluluğunu doğmuş ve naklen tayin atama sonucunda ....................................Müdürlüğünde görev yapmaktayken idari işlemin iptaline karar verildi.
II Ailemin ve eşimin sağlık sorunları nedeniyle ......./...../2013 tarihinde tekrar ..................... Müdürlüğüne atama talebinde bulundum. ...................... Müdürlüğü servisinde görevimi ifa etmekteyken tekrar aynı şekilde hizmetin gereği gerekçesi ileri sürülerek ......./..../2017 tarihli ve ....../..../104 sayılı İç talimatla ............................................ Müdürlüğü ............ servisine görevlendirmem yapıldı.
III. Daha önce bu servise görevlendirilmeme ilişkin 2009 yılında yapılan idari işlemin engel durumuma uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş olduğu ve idari yargının (............... 2. İdare Mahkemesi E:....../..... kararının kesinleşmiş olması karşısında açıkça hukuka aykırı olduğu ve sağlık raporu bakımından da böyle bir görevlendirmenin hukuka/mevzuata aykırı olduğundan hareketle idareyle görüşmelerle sürecin çözüme kavuşturulmasını tercih ederek dava açmadım. Ancak, idarenin olaya yaklaşımının çözümden uzak olması ve iyi niyet taşımadığına kanaat getirmem üzerine ......./..../2018 tarihinde bütün bu gerekçeleri içeren bir ihtarnameyi avukat eliyle idare gönderdim.
IV. Davalı idare, ihtarname üzerine .............................. servisinde çalışmamda ne tür zorlukların olduğunu ....../.... 2018 tarihli ve ............... sayılı yazıları ile 5 iş günü İçerisinde bildirmemi isteyen bir yazı gönderdi. İdarenin talebi doğrultusunda yaşadığım zorlukları içeren beyanımı idareye sundum. Davalı idare yaptığı değerlendirmeler sonucunda, ....../..../2018 tarihli kararıyla talebimin reddi yönünde işlem tesis etti. Yeni görev yerimde yaşamakta olduğum zorluklar nedeniyle ve AİHM’in adil yargılama ve hak ihlali yönündeki kararlarına aykırılık oluşturması ve dava konusu işlemle maddi ve manevi zararlarımın oluşması nedeniyle bu tam yargı davasının açılma zarureti doğmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT
18.10.1982 tarihli ve 17863 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. Maddesinde:

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, Milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, İnsan Haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik laik ve sosyal hukuk Devletidir.”

10.Maddesinde:
“Çoçuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife sahiplerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırler.
61.Maddesinin (B) Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler alt başlığının 1. numaralı paragrafında ise:

“Devlet sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirler alır.”

125,Maddesinde:
“İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir

138.Maddesinde:

Yasama ve yürütme organları ile idari mahkeme kararlarına uymak zorundadırler; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını Hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geçiktiremez.”

01.06.1982 tarihli ve 17580 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunun 2. Maddesinde:


İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler”

13.Maddesinde:

“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu işlemlerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir”.


28.Maddesinde:

“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak disiplin hükümleri saklıdır. Aynı madddenin 3.ve 4. fıkralarında “Danıştay bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararın süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”
01.07.2005 tarihli ve 25868 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkinda Kanunun 14. madddenin (4). Üncü fıkrasında:

“Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.”

Yine 27.06.2012 tarihli ve 28336 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren .................... Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Ynetmeliğinin14. madddenin 3 üncü fıkrasında “Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilemez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu yönetmelikte yer alan diğer hükümleri uygulanır.” Amir hükümlerine yer veilmiştir.

Toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parcası olan biz özürlülerin toplumsal yaşama katılımı açısından gelir getirici bir işte çalıştırılmamız için verilecek olan çaba bu yönde olduğunda özürlü olan bu insanları bulanıklardan kurtardığı gibi insanı yükselten ve manevi kurtuluşa götüren olumlu bir çaba olacağıda açıktır. İnsanlık bilincine varan varlığını Kabul ettirmek isteyen olgun bir hayat anlayışına sahip insan çalışmanın kölesi, zorlukların ve başarıların efendisi insan ruhunda gizli olan yaratıcı değerler ancak ve ancak çalışma yolu ile ortaya çıktığıda 03.12.2014 tarihli ve 25659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2004/28 sayılı Başbakanlık genelgesinde vurgulanmaktadır.

HUKUKA AYKIRILIKLAR:
I. Davalı idare, görev yapmakta olduğum tescil biriminden, hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın şahsımı evrak kayıt ve arşiv servisine yollamıştır. Ben fiziksel engelleri olan ve bu nitelikleri nedeniyle özel hukuki statüsü olan bir kamu görevlisiyim. Engelleri nedeniyle Anayasal ve yasal düzeyde pozitif ayrımcılığa tabi tutulan, hukuk sınırları içerisinde kollanması gereken bir memur olduğumdan dolayı, yer değiştirme kararı verilmesinin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından ancak, benim niteliklerimde bir sorun olması ve hizmetlerin aksaması durumunda hakkımda farklı bir birime gönderme kararı verilebilir. Farklı bir birimde görevlendirme kararı verilmesinde de engel durumunun dikkate alınması ve engelli memurun çalışma koşullarını iyileştiren ya da en azından koruyan bir iradenin ortaya konulması gerekir. Kanun koyucu, engelli memurların görev yerlerinin değiştirilmesi konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisini kısıtlamış ve ancak memurun lehine olan durumlarda yer-birim değiştirme yetkisinin kullanılmasını esas almıştır. Dava konusu idari işlemin tesisine gerekçe oluşturan il sınırları içerisinde hizmet birimleri arasında değişiklik yapılmasında idare sahip olduğu takdir yetkisini hukuka, yasaya ve mevzuata aykırı bir şekilde kullanarak mağduriyetime yol açmıştır. İdarenin keyfi irade açıklamasının iptaline karar verilmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
II. Dava konusu ret işlemi hukuki dayanaktan yoksundur. Anayasa, kanunlar ve idari düzenlemelerde öngörülen koşullar oluşmadan, görev yerimin-hizmet biriminin değiştirilmesini gerektirecek hiçbir gerekçe ortaya konulmadan ve hukukun tarafıma sunmuş olduğu koruma hükümlerini boşa çıkarmaya yönelik hizmet gerekleri ve kamu yararı dışında bir amaç taşıdığı açık olan dava konusu işlem neden yönünden hukuka aykırıdır.
III. Davalı idare, hukuka aykırı işleminin geri alınmasına yönelik müracaatımızda sunulmuş bulunan idare mahkemesi kararı, sağlık raporu ve yazılı beyanımda ortaya koyduğum gerekçeler doğrultusunda, eski görevime iademi sağlayacak bir irade açıklaması yapmak yerine talebimi reddetmeyi tercih etmiştir. Dava konusu idare işlemi konu yönünden açıkça hukuka aykırıdır.
IV. İdarenin ortaya koyacağı irade açıklamalarında amacın kamu yararının ve yürütülen kamusal faaliyetlerin gerektirdiği niteliklerin sağlanması olması gerektiği tartışmasızdır. Yüksek yargı kararlarında yer alan temel içtihatlara göre bu birincil amaçların dışında bir amaçla idari işlem tesis edilmesi mümkün değildir. Fiziksel engelli bir memur olarak şahsıma sağlanan hukuki korumaya saygı duyulması, memuriyet niteliklerinin kaybedilmesi ya da cezai yaptırımlar dışında, çalışma düzenimin korunması, kanun koyucunun aradığı kamu yararı ve hizmet gereği olarak ön plana çıkmaktadır. Dava konusu idari işlem irdelendiğinde, amacın kamu yararı ve hizmet gereklerinde dışında odağa sahip olduğu görülecektir.
V. Dava konusu idari işleme ilişkin davalı idarenin irade açıklamasının sonuç kısmında açıkça ifade edildiği üzere, şahsıma anayasa koyucu tarafından tanınmış bulunan hak arama özgürlüğünün kullanılmasına yönelik olarak Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğum müracaat nedeniyle disiplin cezası tehdidinde bulunulmuştur. ............................ Müdürlüğü makamı tarafından şahsıma yöneltilen esas itibariyle konusu suç olan ifadeyi ve bu ifadelerin sarf edildiği diyalogları da belli oranda ortaya koyan bir yaklaşım olarak dava konusu idari işlemin metni dosyaya ibraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu ....../.... 2018 tarihli idari işlem, ........... 2. İdare Mahkemesinin 2009/....esas sayılı dava dosyasında vermiş olduğu iptal davasına konu edilen atama işleminin konusuyla aynıdır. 2009 tarihli görev yeri değiştirme işlemi hukuka aykırı bulunarak idare mahkemesince iptal edilmiştir. Fiziksel engelli bir kişi olarak kamu görevine girmiş bir memur olarak, %50 engelli, sağ kolu işlevsiz bir kişi olarak evrak ve arşiv biriminde çalışma imkanımın olmadığı hastane raporuyla sabittir. Optik sistemler ve tescil bölümündeki görevimi sorunsuz olarak yerine getiriyor olmama rağmen, hiçbir gerekçe bulunmadan açıkça hukuka aykırı olarak evrak ve arşiv birimine görevlendirmem yapılmıştır.
Davalı idare takdir yetkisini kötüye kullanmış, idari işlemin neden unsuru hukuka aykırı, talebi kabul ederek mağduriyetimi gidermesi gerekirken istemin reddi yönünde irade açıklamış, kamu yararı dışında bir amaç güdüldüğü açık, yapılan işlemin hizmet gerekleriyle açık çelişki halinde bulunduğu tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini arz ve talep ederim. …09.2018


Davacı
.....................

Ekler:
1-06.08.2018 tarihli dava konusu idari işlem
2-İdare Mahkemesi Kararı
3-İhtarname/Eski görevime iade talebi
4- İl Müdürlüğünün açıklama talep yazısı
5-Talebe cevap yazısı



D A N I Ş T A Y 5. DAİRE
Esas No : 2014/662
Karar No : 2014/6835


İsteğin Özeti : Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2013 günlü, E:2012/1284, K:2013/1160 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Davacı, Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde memur olarak görev yapmakta iken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına atanmasına muvafakat verilmemesine ilişkin 12.10.2012 tarih ve 7892 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2013 günlü, E:2012/1284, K:2013/1160 sayılı kararla; memur kadrosunda davalı idare bünyesinde görev yapan davacının, naklen atanmak istediği kurumda da memur kadrosunda çalışacağı, söz konusu görevin bir üst görev olmadığı, davalı idare tarafından davacının hizmetine ihtiyaç bulunduğunun belirtildiği hususları gözönüne alındığında muvafakat verilmemesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74. maddesinin 1. fıkrasında, "Memurların bu Kanun'a tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hüküm uyarınca kurumlar arası nakil işlemi kurumların muvafakatı ile sağlanmakla birlikte, kurum amirlerinin muvafakat verip vermemek konusunda takdir yetkilerinin bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak, idarenin, personelin başka bir kuruma nakline muvafakat verip vermeme yönündeki takdir yetkisinin, işlemin gerekçeleri dahilinde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından değerlendirilmesi gerekeceği de tabiidir.

Öte yandan Anayasa'nın "Kanun Önünde Eşitlik" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrasında "Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emrinde memur olarak görev yapan görme engelli davacının, tek başına yaşamını zor koşullar altında sürdürdüğünü, Ankara'da yaşayan annesinin %80 oranda özürlü olduğuna ilişkin sağlık raporu bulunduğunu, sözkonusu zorunlu nedenlerle atanma isteminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca uygun görüldüğünü belirterek, anılan İdareye atanmasına muvafakat verilmesi istemiyle 24.9.2012 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurunun, davalı İdarenin 12.10.2012 günlü, 7892 sayılı işlemiyle personel ihtiyacı ve kadro durumu gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmaktadır.

Davalı İdarece davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle muvafakat verilmemiş ise de, kamu görevlilerinin hizmetinden en yüksek seviyede yararlanılacak kadroda çalıştırılmalarının kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun olduğu açık olup, Anayasanın 10. maddesinde yer verilen hükmün engellilerle ilgili gözettiği amaç da dikkate alındığında görme engelli olan davacıya muvafakat verilmemesi yönünde kurulan işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2013 günlü, E:2012/1284, K:2013/1160 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 16/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.




(X) KARŞI OY : :

Kurumlararası nakil isteğinin yerine getirilebilmesi, kurumların bu konudaki muvafakatına bağlıdır. Davalı idare, personel ihtiyacı nedeniyle bu isteğe muvafakat vermemiş olup, bu hususun gerçek olmadığı ya da muvafakat vermemenin kamu yararı ve hizmet gereği dışındaki saiklere bağlı olduğu hususu kanıtlanmadığına göre, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle karara karşıyım.

Üye
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28112



D A N I Ş T A Y 5. DAİRE
Esas No : 2014/8473
Karar No : 2015/10578

İsteğin Özeti
: Düzce Üniversitesi, Orman Fakültesi Dekanlığı emrinde, engelli memur kadrosunda görev yapmakta olan davacının, 2014 yılı Özürlü Memur Seçme Sınavı ile yerleştirildiği Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki memur kadrosuna atanma istemine muvafakat verilmemesine ilişkin 19.03.2014 gün ve 8798 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada; davalı İdarece personel ihtiyacı gerekçe gösterilerek davacıya muvafakat verilmemiş ise de; kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlığı ilkesi gereğince, kamu görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek olduğu ve hizmetlerinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalıştırılmalarının kamu yararına uygun düşeceği; bu nedenle, muvafakat verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle anılan işlemin iptali yolunda Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 11/09/2014 günlü, E:2014/407; K:2014/759 sayılı kararın; dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi: Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığına bağlıdır. Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 11/09/2014 günlü, E:2014/407; K:2014/759 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına; temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 16/12/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :

Kurumlararası nakil isteğinin yerine getirilebilmesi, kurumların bu konudaki muvafakatına bağlıdır. Davalı idare, personel ihtiyacı nedeniyle bu isteğe muvafakat vermemiş olup bu hususun gerçek olmadığı ya da muvafakat vermemenin kamu yararı ve hizmet gereği dışındaki saiklere bağlı olduğu hususu kanıtlanmadığına göre, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davanın reddi gerektiği halde işlemin iptali yönünde verilen kararın bozulmasının uygun olacağı görüşüyle karara karşıyım.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.



  • POPULER KONULAR

Dön İdare ve Vergi Hukuku