Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İdare ve Vergi Hukuku Müstahsil makbuzun sahteliğinden sorumluluk

Müstahsil makbuzun sahteliğinden sorumluluk

İdare, Devlet Memurluğu, Disiplin Suç ve Cezaları, Yolluk, Özlük Hakları, Atama, Tayin, İptal ve Tam Yargı Davaları, İdarenin Sorumluluğu, Kamu Maliyesi ve Vergiler...

Av.Ramazan Site Üyesi

Mesajlar: 6


merhaba değerli arkadaşlar müstahsil makbuzların sahte olmasından dolayı satıcı olan çiftçiden desteklemenın geri odenmesi istenmektedir. bu konuyla ılgılı elınde emsal kararı olan varsa paylaşabilir mi acaba ben bulamadım da ( kanımca makbuzun sahteliği makbuzu düzenleyen kişiye karşı öne sürülmeli ) şimdiden teşekürler.


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19776


YARGITAY 11. Ceza Dairesi
ESAS NO:2004/3135
KARAR NO:2005/1043
KARAR TARİHİ:14.03.2005

5590 s. Yasa m. 52


Dolandırıcılık suçundan sanıklar A... ve C...un yapılan yargılamaları sonunda: Beraatlerine dair SİİRT Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.09.2002 gün ve 2001/113 Esas, 2002/166 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay#ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 11.02.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Pamuk destekleme primi almak için 27.01.2000 ve 09.02.2000 tarihli üretici belgesi ile başvuran sanıklardan A...un hazırlıktaki ifadesinde ürettiği pamukları Aydınlar ve Çelikler isimli çırçır fabrikalarına toplam 3 milyar liraya sattığını, ancak fazla prim alabilmek için 6,5 milyarlık müstahsil makbuzu temin ettiğini savunması, sanık C... adına düzenlenen üretici belgesi ile bu sanık adına sunulan müstahsil makbuzundaki imzaların sanık A...a ait olduğu, üretici belgesinin isim ve doğum tarihi bölümünde oynama yapıldığı, A... adına düzenlenen müstahsil makbuzunun isim bölümü çizilerek bu sanığın dosyasında kullanıldığının anlaşılması ve sanığın hazırlık ifadesinde pamukları Batman#da bulunan tüccar K...a sattığını, müstahsil makbuzunun ise tüccarın pamuğu sattığı Çelikler çırçır fabrikası tarafından duzenlendiğini savunması karşısında, gerçegin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; sanıklar tarafından başvuru sırasında sunulan dosya veya onaylı ornekleri getirtilip, 5590 Sayılı Kanunun 52. maddesi uyarınca borsa tarafından yapılan tescil işleminin icra edilis bicimi ve mahiyeti itibarıyle tescile konu teşkil eden alım satımın gerçek olduğunun tek başına belirleyip kanıtlayacak nitelikte olmadığı da dikkate alınarak, sanıklardan pamuk aldığına dair müstahsil makbuzunu düzenleyen Çelikler Pamuk Çırçırlama Ltd. Şti ile Yıldırım Tarım Ürünleri Ltd. Şti. ve sanık C...un pamuğu sattığını beyan ettiği ilk alıcı K...ın defter ve belgeleri üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, dava konusu pamuğun sanıklardan alındığını gösteren miktar kadar pamuk girişi olup olmadığı, buna dair sevk ve taşıma irsaliyelerinin bulunup bulunmadığı, pamuk sezonu ve o yıl icinde alındığı gözüken tüm pamuğu işleme ve saklama kapasitelerinin olup olmadığı, pamuk bedelinin satıcılara odendiğine ilişkin ticarı teamüle, belgeleme zorunluluğuna ve hayatın olagan akısına uygun mukelleflerin kasa mevcudu ve/veya banka hesaplarıyla uyumlu çıkış belgeleri olup olmadığı, varsa müstahsil makbuzlarındaki fazlalığın nereden kaynaklandığı, makbuzların gerçek ve geçerli olup olmadığı hususlarının araştırılması, gerektiğinde firmalar hakkında inceleme yapılıp yapılmadığı bağlı oldukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden de sorulup yukarıda belirtilen hususların saptanması ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
19. CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2015/3038
KARAR NO: 2015/1503
KARAR TARİHİ: 13.5.2015

>SAHTE BELGE DÜZENLEME SUÇU--SAHTE MÜSTAHSİL MAKBUZU DÜZENLEME
5237/m. 43/1
213/m. 359/a2,b1



ÖZET : Sanık, sahte müstahsil makbuzu düzenleyip komisyon karşılığında satmış olup sanık hakkında sahte belge düzenlemek suçundan kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte müstahsil makbuzu düzenlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın sübutu kabul edilen eyleminin, her takvim yılı için zincirleme şekilde sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu gözetilmeden muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi doğru değildir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Afyonkarahisar Defterdarlık Gelir Müdürlüğü'nün 26.03.2008 tarihli mütalaası ile ekindeki vergi suçu ve tekniği raporlarında sanığın 2007 ve 2008 takvim yıllarında 534 adet sahte müstahsil makbuzu düzenleyip komisyon karşılığında sattığının belirtildiği, 15.07.2008 tarihli iddianamede aynı hususlardan bahsedilip sanık hakkında sahte belge düzenlemek suçundan kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte müstahsil makbuzu düzenlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın sübutu kabul edilen eyleminin, her takvim yılı için 213 sayılı Kanunun 359/b-1 ve TCK'nın 43/1. maddelerine uyan zincirleme şekilde sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uygulama yeri bulunmayan muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek suçundan VUK'nın 359/a-2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
21. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/1232
KARAR NO:2015/2868
KARAR TARİHİ:9.9.2015
Tebliğname No : 11 - 2011/190744
MAHKEMESİ : Salihli Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/02/2011
NUMARASI: 2010/326 (E) ve 2011/41 (K)
Suç : Resmi belgede sahtecilik


Somut olayda muhtar olan sanık İ.. Ç..'ın çiftçilik ile uğraşmayan D.. K.. adına sahte sahiplik belgesi, müstahsil makbuzu ve işletme tescil belgesi fotokopileri düzenleyip eşi E.. K..'a verdiği, bu belgelere istinaden D.. K..'ın Salihli Ziraat Odasına kaydının yapılarak içeriği itibariyle sahte çiftçilik belgesi düzenlendiği görülmekle, Salihli Ziraat Odası Başkanlığının 04.06.2010 tarihli cevabi yazısına göre D.. K..'ın odaya kaydı için muhtar sanık İzzet ile Ertuğrul'un bizzat gelerek kaydın yapılmasını sağladıklarının belirtilmesi, hakkında temyiz incelemesi yapılmayan sanık E.. K..'ın tüm belge ve işlemlerin sanık İzzet tarafından hazırlandığını savunması, sanık İzzet'in de soruşturma sırasındaki ayrıntılı ifadesinde kredi alınmasını sağlamak amacıyla belge düzenlediğini ve dosyayı hazırlayıp bankaya kendisinin teslim ettiğini beyan etmesi karşısında; sanık İzzet'in suça konu fotokopi belgeleri diğer sanıkların bankadan kredi almalarını sağlamak amacıyla düzenlediği, bu belgeler sayesinde alınan sahte çiftçilik belgesi ile birlikte kredi alınmasına yardım ederek fikir ve eylem birliği içerisinde sahtecilik suçuna iştirak ettiği ve anılan çiftçilik belgesinin özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.09.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.



T.C.
YARGITAY
21. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/5026
KARAR NO:2016/53
KARAR TARİHİ:11.1.2016
Tebliğname No : 11 - 2012/195034
MAHKEMESİ : Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/05/2012
NUMARASI: 2012/54 (E) ve 2012/129 (K)
Suç : Özel belgede sahtecilik


Sanığın, doğrudan gelir desteği primi almak için Taşlıçay Tarım Kredi Kooperafi Başkanlığı'na ibraz ettiği .......... firmasına ait .....seri no'lu, .... TL değerinde buğday sattığını gösteren müstahsil makbuzunun sahte olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, gerçeğin kuşkuya yervermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, anılan firmadan suça konu müstahsil makbuzunun sanık tarafından satılan buğday karşılığında kendileri tarafından tanzim edilip edilmediği ve belgenin sahih olup olmadığının sorulması, sahte olduğunun tespiti halinde ise belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, müstahsil makbuzu aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması, doğrudan gelir desteği başvurusu sırasında ibraz edilen ve dava konusu yapılmayan diğer belgeler ile ilgili mahkemece suç duyurusu yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akıbetinin araştırılarak dava açıldığının tespiti halinde mümkün ise birleştirilmesi, değil ise bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dava dosyasına aktarılıp toplanan tüm belgeler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2016 gününde oy birliği ile karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

hayatveyaşam Site Üyesi

Mesajlar: 28


T.C.
KONYA
2. İDARE MAHKEMESI
ESAS NO: 2013/576
KARAR NO: 2013/1282
/DAVACI: A...
VEKİLİ: AV. KENAN KARA
Atçeken Mah., Belediye Sk., Konya Jetta İşhanı, No: 8/1 Cihanbeyli/KONYA
DAVALI: CİHANBEYLİ KAYMAKAMLIĞI
VEKİLİ: AV. BAŞAK BOLAT
Mamuriye Mah., Larende Cad., No: 38 Meram/KONYA


DAVANIN ÖZETİ:Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, Kuşça Kasabasında çiftçilikle uğraşan davacının, yapılan soruşturma sonucu 2010 yılında hububat ve baklagil doğrudan gelir desteğinden haksız yere yararlandığının tespit edildiğinden bahisle, yapılan ödemenin geri istenilmesi ve 5 yıl süreyle desteklemelerden men edilmesine ilişkin 07.02.2013 tarih ve 2013/7 sayılı Cihanbeyli İlçe Tahkim Komisyonu kararının; ibraz etmesi gereken borsa tescil belgesi, çiftçi belgesi ve benzeri belgelerin tamamını teslim ederek başvuruda bulunduğu, fatura karşılığı sattığı ürünler karşılığı aldığı müstahsil makbuzunu idareye ibraz ederek fark ödemesi desteğinden yararlandığı, ilgili firmanın düzenlediği müstahsil makbuzunun sahte olduğunu kendisinin anlamasına olanak bulunmadığı iddialarıyla iptali istenmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : 21.03.2012 tarih ve 2012/A-252/9 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile ilgili mükellefin 2009-2010 ve 2011 yıllarında ürün destekleme primleri ödemesinde kullanılmak üzere düzenlediği fatura ve müstahsil makbuzlarının sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, davacının ilgili şirketten temin ettiği sahte müstahsil makbuzu ile destekleme primlerinden haksız olarak yararlandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya 2. İdare Mahkemesi'nce gereği görüşüldü:

Dava; Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, Kuşça Kasabasında çiftçilikle uğraşan davacının, yapılan soruşturma sonucu 2010 yılında hububat ve baklagil doğrudan gelir desteğinden haksız yere yararlandığının tespit edildiğinden bahisle yapılan ödemenin geri istenilmesi ve 5 yıl süreyle desteklemelerden men edilmesine ilişkin 07.02.2013 tarih ve 2013/7 sayılı Cihanbeyli İlçe Tahkim Komisyonu kararının iptali istemiyle açılmıştır. 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun "Haksız Ödemelerin Geri Alınması" başlıklı 23. maddesinde; "Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgelen düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.

Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar." hükmüne yer verilmiş, aynı Yasanın tarımsal destekleme araçlarının sayıldığı 19. Maddesinde; "Tarımsal destekleme araçları şunlardır:(...)
b) Fark ödemesi: Çiftçilere üretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak fark ödemesi desteği verilir. Fark ödemesi desteği öncelikle arz açığı olan ürünleri kapsar. Her yıl, fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ile ödeme miktarları Kurul tarafından belirlenir. Fark ödemesinden yararlanacak çiftçilerden üretim faaliyeti ve ürünlerin satışına ilişkin belgeler istenebilir.(...)

g) Diğer destekleme ödemeleri: Arattırma, geliştirme ve tarımsal yayım desteği, pazarlama teşvikleri, özel depolama yardımı, kalite desteği, piyasa düzenlemeleri desteği, organik üretim desteği, imha desteği, ürün işleme desteği, gerektiğinde bazı girdi destekleri ile tarım havzaları destekleri ve benzer konularda destekleme araçları kullanılabilir. Bu destekleme araçları her yıl Kurulun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir.Bu kapsamda hazırlanan ve 02.03.2010 günlü, 27509 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline Göre 2010 Yılı Ürünleri Fark Ödemesi Desteğine Dair Bakanlar Kurulu Karar"ın 1. maddesinde, bu Kararın, 29/6/2009 tarihli ve 2009/15173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türkiye Tarım Havzalarının Belirlenmesine İlişkin Karar'ın ekinde bulunan listede yer alan otuz adet tarım havzasında, 2010 yılı üretim sezonunda üretilen ve satışı yapılan ürünlere verilecek fark ödemesi desteğine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı ve ekli listede belirlenen havzalarda 2010 yılı üretim sezonunda üretilerek satışı yapılan; yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, dane mısır, aspir, zeytinyağı, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut ve mercimek üreticilerinin desteklenmesini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde, desteklemelerden, çiftçi kayıt sisteminde özlük, ürün, arazi bilgileri kayıtlı olan ve ekli listede belirtilen havzalarda yer alan arazilerinde desteklemeye esas ürünleri ürettiği il ve ilçe tarım müdürlüklerince tespit edilen, kamu kurum ve kuruluşları hariç gerçek ve tüzel kişi üreticilerin yararlanacağı düzenlenmiş, 7. Maddesinde ise, "Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen, gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar. Destekleme ödemelerinden, idari hata sonucu düzenlenen belgeler ile yapılan ödemeler hariç haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, 5 yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan kararın uygulanmasını göstermek amacıyla hazırlanan ve 27.08.2010 günlü, 27685 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "2010/41 Sayılı Türkiye Tarım Havzaları Üretim Ve Destekleme Modeline Göre 2010 Yılı Ürünü Hububat Ve Baklagil Fark Ödemesi Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliği"nin 2/i maddesinde, üretici; 2010 yılında ÇKS'de özlük, ürün, arazi bilgileri kayıtlı olan ve bu arazilerinde prime esas ürünleri üreten gerçek ve tüzel (kamu tüzel kişileri hariç) kişiler, 2/j maddesinde de, ürün satış belgesi; Vergi Usul Kanununda (VUK) belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenen ve üreticiler tarafından Tarım Kredi Kooperatiflerine ibraz edilen müstahsil makbuzunun ıslak imzalı bir nüshası, TMO alım fişi, ürün satış belgesinin fatura olması olarak tanımlanmış, 7. maddesinde ise, "Haksız yere yapılan fark ödemesi desteği, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kimiler geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar. Fark ödemesi desteğinden, idari hata sonucu düzenlenen belgeler ile yapılan ödemeler hariç haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, 5 yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar." hükmüne yer verilmiştir. Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, üretimin desteklenmesi amacıyla yapılan tarımsal desteklemelerden haksız yere yararlanıldığının saptanması halinde yapılan ödemelerin geri alınmasının yanında bu şekilde desteklemelerden haksız yere yararlandığı tesbit edilen kimilerin beş yıl süreyle herhangi bir desteklemeden yararlanmasının da yasaklandığı, ancak anılan yaptırımların uygulanabilmesi için tarımsal desteklemelerden "haksız yere yararlanıldığının" somut olarak tespitinin gerekeceği, yasa, bakanlar kurulu karan ve tebliğ hükümlerinde "haksız yere yararlanma" durumlarının sayılmadığı gibi buna ilişkin herhangi bir tanımlamaya da yer verilmediği, ancak önceki yıllarda yapılan tarımsal desteklemelere ilişkin tebliğlerde "haksız yere destekleme ödemelerinden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibariyle gerçek dışı belge düzenleyen ve kullananlar"a yaptırım öngörülmüş olması karşısında, yasada ifadesini bulan haksız yere desteklemeden yararlanmadan bahsedebilmek için destekleme konusu "tarımsal faaliyetin hiç yapılmamış olmasına karşın yapılmış gibi sahte veya yapılandan daha farklı faaliyet yapıldığını gösteren içeriği itibariyle gerçeği yansıtmayan belge düzenlenmesi veya kullanılmasının gerektiği", tarımsal faaliyetin yerine getirilmesi ve üretilen ürünlerin satılmasına karşın ürünleri satın alan kişiler tarafından düzenlenen ve daha sonra yapılan inceleme sonucu sahte olduğu anlaşılan belgeler nedeniyle üreticilerin desteklemelerden men edilmesine ve yapılan desteklemelerin geri alınmasına olanak bulunmadığı, bu nedenle idare tarafından üretim yapmadığı halde yapmış gibi tarımsal desteklemelerden yararlanmak amacıyla sahte belge düzenleyen veya kullanan üreticiler ile sattığından daha fazla ürün satmış gibi göstermek ve daha fazla desteklemeden yararlanmak amacıyla içeriği itibariyle gerçek dışı belge düzenleyen üreticilerin tespitinden sonra işlem yapılmasının gerekeceği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; 21.03.2012 tarih ve 2012/A-252/9 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile incelenen bir şirketin 2009-2010 ve 2011 yıllarında ürün destekleme primleri ödemesinde kullanılmak üzere düzenlediği fatura ve müstahsil makbuzlarının sahte olarak düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine davacının incelenen şirketten temin ettiği 2010 yılına ait sahte müstahsil makbuzları ile hububat ve baklagil doğrudan gelir desteğinden haksız yere yararlandığının gerekçesiyle yapılan ödemelerin geri istenilmesi ve 5 yıl süreyle desteklemelerden men edilmesine ilişkin 07.02.2013 tarih ve 2013/7 sayılı Cihanbeyli İlçe Tahkim Komisyonu kararının alındığı anlaşılmaktadır. Olayda, davalı idare tarafından 21.03.2012 tarih ve 2012/A-252/9 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile incelenen bir şirket adına düzenlenen müstahsil makbuzlarına istinaden doğrudan gelir desteğinden yararlanan davacıya yönelik olarak herhangi bir inceleme yapılmaksızın, yalnızca anılan Vergi Tekniği Raporu ile satış yapılan şirket tarafından düzenlenen müstahsil makbuzlarının sahte olmasından hareketle ve rapor ile yetinilerek ekinde yer alan tüm çiftçiler hakkında işlem tesis edildiği görülmektedir.

Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, tarımsal desteklemelerden "haksız yere" yararlandığı saptanan kişilere yönelik olarak bir takım cezai yaptırımlar öngörüldüğü, tarımsal desteklemelerden haksız yere yararlanma durumunun ise üretim yapmadığı halde üretim ve satış yapmış gibi belge düzenlemek veya gerçekten sattığından daha fazla veya farklı ürün satmış gibi içeriği itibariyle gerçeği yansıtmayan belge düzenlemek yada kullanmak ile olanaklı olacağı, başka bir anlatımla gerçekten üretim ve satış yapmadığı yada beyan edilen kadar üretim ve satış yapmadığı saptanan kişilere yapılan tarımsal desteklemelerin geri alınması ve 5 yıl süreyle tarımsal desteklemelerden yasaklanma yolunda karar alınması gerektiği, ürünlerin satıldığı firma tarafından düzenlenen ve destekleme ödemesine esas alınan belgenin kayıtlı oldukları odalar tarafından onaylı olmaması veya yine bu şirketlerin muhtasar beyanname vermemesinin vergi kaçırma vb. amaçlara yönelik olma ihtimalinin de bulunması nedeniyle davacı ile ürünleri satın alan firma arasındaki satışın gerçek olmadığının ispatlanmasında tek başına yeterli olmayacağı, bunun dışında satış işleminin ve bu nedenle davacı tarafından tarımsal desteklemeye konu olan üretimin gerçek ve gerçekleşmiş bir üretim ve satış olmadığının idarece ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu durumda, davacı tarafından gerçek bir üretim ve satışının yapılıp yapılmadığının somut olarak ortaya konulmaksızın davacının bu aşamada tarımsal desteklemelerden haksız yere yararlandığından bahsetmeye olanak bulunmaması karşısında, açılacak idari soruşturma ve mahallinde yapılacak inceleme ile çiftçi kayıt sistemindeki geçmiş yıllara ilişkin verilerin karşılaştırılması sonucu davacı tarafından gerçekten üretim ve satış yapılıp yapılmadığı saptanarak işlem tesis edilmesi gerektiği açık olduğundan, salt ürünlerin satıldığı şirket tarafından düzenlenen müstahsil makbuzlarının sahte olduğunun yapılan sorutturma sonucu saptandığından bahisle davacı ile aralarındaki ilişkinin gerçek bir mal alış vericine dayanmadığı kabulünden hareketle davacıya 2010 yılında yapılan hububat ve baklagil prim ödemesinin geri alınması ile davacının 5 yıl süreyle tarımsal desteklemelerden men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde anılan mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, yapılacak idari soruşturma veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma sonucu davacı tarafından gerçekten üretim ve satış yapılmaksızın tarımsal desteklemelerden haksız yere yararlanıldığının tespit edilmesi halinde idare tarafından yeniden bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 101,35 TL yargılama giderinin ve AAÜT uyarınca belirlenen 750,00 TLavukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 31/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Saygılarımla

hayatveyaşam Site Üyesi

Mesajlar: 28


T.C.
KONYA
1. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/611
KARAR NO: 2013/1573
DAVACI: M.
VEKİLİ: AV. KENAN KARA
Atçeken Mah. Belediye Sk. Konya Jetta İşhanı No: 8/1 Cihanbeyli/KONYA
DAVALI: CİHANBEYLİ KAYMAKAMLIĞI
VEKİLİ: AV. BAŞAK BOLAT
Mamuriye Mah. Larende Cad. No: 38 Meram/KONYA


DAVANIN ÖZETİ: Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, Kuşça Beldesi'nde tarımsal faaliyette bulunan davacının haksız yere destekleme ödemesinden yararlandığından hareketle 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca beş yıl süre ile bütün destekleme ödemelerinden yararlandırılmamasına ve haksız yere ödendiği ileri sürülen 1.159,80-TL (dava dilekçesinde sehven 4.200,00-TL olarak belirtilen) hububat ve baklagil fark ödemesi desteğinin gecikme zammıyla birlikte geri istenilmesine ilişkin 07/02/2013 tarih ve 2013/2 sayılı Cihanbeyli Kaymakamlığı İlçe Tahkim Komisyonu işleminin; kasıtlı olarak sahte belge kullandığı ya da desteklemeye konu tarımsal üretimi gerçekleştirmediği veya beyan edilen miktardan daha az üretimde bulunduğu yönünde somut bir tespitin bulunmadığı, belirtilen konularla ilgili yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, Ö..,. Ticaret isimli firmanın sahte fatura düzenlemesiyle bir ilgisinin bulunmadığı ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Uşak İli, Sivaslı Malmüdürlüğü'nde kayıtlı vergi mükellefi E...hakkında düzenlenen 21/03/2012 tarih ve 2012-A-252/9 sayılı vergi tekniği raporunda anılan mükellefin 2009, 2010 ve 2011 yıllarında ürün destekleme primleri ödenmesinde kullanılmak üzere düzenlediği fatura ve müstahsil makbuzlarının sahte olarak düzenlendiğinin ortaya koyulduğu, bu itibarla davacının da bahsi geçen kişiden temin ettiği sahte müstahsil makbuzlarıyla destekleme primlerinden faydalanmasının haksız olduğu kanaatiyle tesis olunan dava konusu işlemin emsal yargı kararlarıyla hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRKMİLLETİADINA
Karar veren Konya 1. İdare Mahkemesi'nce gereği görüşüldü;
Dava; Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, Kuşça Beldesi'nde tarımsal faaliyette bulunan davacının
haksız yere destekleme ödemesinden yararlandığından hareketle 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca beş yıl süre ile bütün destekleme ödemelerinden yararlandırılmamasına ve haksız yere ödendiği ileri sürülen 1.159,80-TL (dava dilekçesinde sehven 4.200,00-TL olarak belirtilen) hububat ve baklagil fark ödemesi desteğinin gecikme zammıyla birlikte geri istenilmesine ilişkin 07/02/2013 tarih ve 2013/2 sayılı Cihanbeyli Kaymakamlığı İlçe Tahkim Komisyonu işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19/b maddesinde yer alan; "Fark ödemesi: Çiftçilere üretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak fark ödemesi desteği verilir. Fark ödemesi desteği öncelikle arz açığı olan ürünleri kapsar. Her yıl, fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ile ödeme miktarları Kurul tarafından belirlenir. Fark ödemesinden yararlanacak çiftçilerden üretim faaliyeti ve ürünlerin satışına ilişkin belgeler istenebilir." tarımsal destekleme araçları arasında sayılmıştır. Anılan Kanun'un 23. maddesinde; "Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar. Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar." hükmü yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, Kuşça Beldesi'nde tarımsal faaliyette bulunan davacının 2010 yılındaki hububat ve baklagil fark ödemesi desteğinden yararlanmak amacıyla E... isimli şahıstan temin ettiği müstahsil makbuzlarıyla davalı idareye başvuruda bulunduğu, davacıya anılan fark ödemesi desteğiyle ilgili olarak 1.159,80-TL ödemede bulunulduğu, anılan şahsın vergi mükellefi olarak Uşak İli, Sivaslı Malmüdürlüğü'nde kayıtlı olduğu, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Denizli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından Erkan Özenç hakkında yürütülen inceleme sonucunda hazırlanan 21/03/2012 tarih ve 2012- A-252/8 ve 9 sayılı vergi tekniği raporlarında, anılan şahıs tarafından 2009, 2010 ve 2011 yıllarında düzenlenen ve çiftçiler tarafından hububat ve baklagil fark ödemesi desteklemelerinde kullanılan müstahsil makbuzlarının sahte olduğunun ve belirtilen makbuzların mal ve hizmet teslimi olmaksızın komisyon karşılığı düzenlendiğinin, böylelikle sahte müstahsil makbuzlarını kullanarak haksız yere destekleme ödemelerinden yararlananlardan ödemelerin 6183 sayılı Kanun kapsamında geri alınması gerektiği hususlarının yer aldığı, anılan raporda getirilen teklif uyarınca ve yukarıda değinilen kanun hükmü doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının 2010 yılında hububat ve baklagil fark ödemesi desteğinden bahsi geçen şahıstan temin ettiği müstahsil makbuzlarıyla yararlandığı sabit olmakla birlikte bu durumun davacının taahhüt ettiği tarımsal faaliyeti gerçekleştirmediğini kanıtlamayacağından davacının belirtilen dönemde destekleme ödemesine konu tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığıyla ilgili davalı idarece gerekli araştırmaların yapılması gerekmekteyken böyle bir tespitin yapılmadığı görülmektedir.Bu durumda, davacının belirtilen fark ödemesi desteğinden yararlanırken davalı idareye sunduğu müstahsil makbuzlarının sahte olduğunun vergi tekniği raporu ile ortaya konulması üzerine idarece davacının tarımsal üretimde bulunduğu iddia edilen taşınmazlarda keşif ve bilirkişi incelemesi ile tanık dinleme suretiyle iddia edilen tarımsal üretimin gerçekleşip gerçekleşmediğinin veya hangi düzeyle gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerekmekteyken bu hususa riayet edilmeksizin salt müstahsil makbuzlarının sahte olduğundan hareketle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda ayrıntısı gösterilen 124,95-TL yargılama giderinin ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 660,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren otuz(30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 26/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Av.Ramazan Site Üyesi

Mesajlar: 6


teşekkür ediyorum değerli arkadaşlar cevaplarınız için ellerinize sağlık

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön İdare ve Vergi Hukuku