1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Yüksek Disiplin Kurulunca Son Savunma Alınmadığı Gerekçesiyle Meslekten Çıkarma İstinaf Başvurusu

Gönderilme zamanı: 15 Haz 2020 13:19
gönderen evrim
Aşağıda belirttiğim idare tarafından verilen istinaf başvurusunun reddi için karar aramaktayım

İlk derece mahkemesince Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin
Kurulunda sözlü savunma hakkı verilmediği
gerekçesiyle idaremizce tesis edilen işlemin iptaline
karar verilmiş ise de; 7068 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin 1. Fıkrasının a bendinde, il polis
disiplin kurullarının kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri
ile atanması il makamına ait personele bütün disiplin cezalarını vermeye yetkili oldukları, 18’inci
maddesinin 1. Fıkrasının a bendinde, polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası
kararlarının Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile
kesin karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir.
7068 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin 1. Fıkrasının a bendinde, ilde görevli polis memurlarına
bütün disiplin cezalarını vermeye il polis disiplin kurulunun yetkili olduğu kurala bağlandığından,
ceza verme yetkisine sahip olan bu kurulca davacının yazılı savunmasının alındığı ve hatta sözlü
savunma dahi yapmak istemediği anlaşıldığından ve de en önemlisi suçun vasfı ve mahiyeti değişmediğinden Yüksek Disiplin Kurulunca yeniden bir savunma alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu, 7068 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin
1. Fıkrasının a bendi gereği İl Polis Disiplin Kurulundan gelen meslekten çıkarma önerisi getirilen
dosyalarla ilgili olarak onay makamı olan İçişleri Bakanına görüş bildirmektedir.
Hal böyle olunca
görüşülmek üzere intikal eden dosyalar ile ilgili olarak evrak üzerinden karar vermektedir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun, meslekten çıkarma önerisi ile
görüşülmek üzere intikal eden tüm soruşturma dosyalarında talep olmaksızın yeniden yazılı ve sözlü
savunma alma yönünde bir uygulaması bulunmadığı
gibi tek yetkili kurul olması, mevcut iş yükü ve
zamanaşımı süresinin 2 yıl olması da dikkate alındığında böyle bir uygulamanın fiilen yerine
getirilmesine esasen imkân da bulunmadığı gibi Kanunun amir hükmü uyarınca da bu hususta
Yüksek Disiplin Kuruluna bir görev yüklememektedir.
Tüm bu sebeplerle, yasalara aykırı olarak verildiği değerlendirilen İdare Mahkemesi kararının
bozulmasını talep etme zorunluluğu doğmuştur.

Re: Yüksek Disiplin Kurulunca Son Savunma Alınmadığı Gerekçesiyle Meslekten Çıkarma İstinaf Başvurusu

Gönderilme zamanı: 15 Haz 2020 14:26
gönderen Admin
İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İKİNCİ İDARE DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2019/578
KARAR NO : 2020/454

İSTEMİN ÖZETİ :
İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 04.04.2017 tarihinde aldığı sağlık raporunu birimine 48 saat sonra fakslayarak "Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak" fiilini işlediğinden bahisle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 8/2-ç maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 14.12.2017 tarihli ve 2017/2340 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine hükmeden İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30/10/2018 tarih ve E:2018/508, K:2018/1659 sayılı kararının; şahsına karşı kasıtlı hareket edildiği, bel rahatsızlığından dolayı yerinden kalkamayacak durumda olduğu, suç kastının olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer iddialarla kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava; İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 04.04.2017 tarihinde aldığı sağlık raporunu birimine 48 saat sonra fakslayarak "Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak" fiilini işlediğinden bahisle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 8/2-ç maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 14.12.2017 tarihli ve 2017/2340 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; olayda, hakkında disiplin soruşturması başlatılan davacı polis memurunun, bahse konu tahkikatın kendisine tebliğ edilmesi ve 26.04.2017 tarihi mesai bitimine kadar ifade vermek üzere ifadeye çağrılması ile ilgili defaten aranmasına rağmen telefonlara cevap vermediği ve bu konu ile ilgili telefonla görüşme tutanaklarının tutulduğu, bunun üzerine davacının ikamet adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebligat yapıldığı, fakat adreste kimsenin bulunmaması üzerine ilgili Kanun uyarınca tebliğ evrakının bir örneğinin davacının kapısına yapıştırıldığı ve mahalle muhtarına da tebliğ belgesinin teslim edildiği, yapılan çalışmalara rağmen, davacının cevap vermemesi ve ifadeye gelmemesi üzerine savunma hakkından feragat ettiği değerlendirilerek soruşturmaya devam edildiğinin görüldüğü, bakılan uyuşmazlıkta, tüm dosya kapsamı ve aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu disiplin cezasını gerektiren eylemin sübuta erip ermediği konusunda usülüne uygun olarak soruşturma yapıldığı, tutanakların tutulduğu, davacıya ulaşılamadığı ve davacının ifadesinin alınmasını imkansızlaştırdığı, davacının "bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak" fiilini işlediğinin disiplin hukuku yönünden sübuta erdiği, uygulanan cezanın eylem ile uyumlu olduğu ve eylem ile ceza arasında orantılılık ilkesine de riayet edildiği, netice olarak davacının kınama cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anayasa'nın 129. maddesinin 2. fıkrasında; ''Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.'' hükmüne yer verilmiş, anılan maddenin gerekçesinde, "Yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnat olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır." ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.

682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında KHK'nın 31. maddesinde de; "1-Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. 2-Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. 3-Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir." düzenlemeleri yer almaktadır.

682 sayılı KHK'nın 34. maddesinde ise; "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na bakıldığında, söz konusu Kanun'un 130. maddesinde; Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte savunmasını yapmayan memurun savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı şeklinde 682 sayılı KHK'da da mevcut bulunan bir takım düzenlemelere yer verilmiştir.

Öte yandan; disiplin cezasıyla cezalandırılması için hakkında soruşturma açılan kamu görevlisinin savunması alınırken disiplin suçunu oluşturduğu belirtilen eylemi açık bir şekilde belirlenmelidir. Aksi durumun, disipline konu hangi eylemi, ne zaman ve ne şekilde işlediği tam olarak ortaya konulamayan ilgilinin Anayasa'yla güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlayacağı açıktır. Savunma hakkının kullanılabilmesi bakımından önemli hususların başında, savunması istenen kamu görevlisine suçlama konusunun ve hakkındaki isnatın ne olduğunun açıkça bildirilmesi gelmektedir.

Savunma hakkı minvalinde uyuşmazlığın irdelenmesinden; davacı hakkında tesis edilen 07.11.2017 tarihli ve 5477 sayılı savunma istem yazısının tebliğ durumuna dair idare personeli tarafından tanzim edilen 16.11.2017 tarihli telefonla görüşme tutanağında; 'davacının telefonla arandığı, kendisine son savunmasının yapması için İdari Büro Amirliğine gelmesinin söylendiği, davacının ise maddi durumunun olmadığı için Barodan avukat talep ettiğini belirttiği, avukatı olmadığı için tebliğ belgesini de imzalamayacağı savunmasını da yapmayacağını söylediği, daha sonra son savunma yazısının görüntülü olarak WhatsApp uygulaması ile davacıya gönderildiği' hususlarına yer verildiği görülmekte olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile başkaca bir mevzuatta dayanağı olmayan bir şekilde yapılan bu iş ve işlemler sonucunda savunma istem yazısının davacıya usulüne göre tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden, davacının savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yorumlarla davanın reddine hükmeden mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30/10/2018 tarih ve E:2018/508, K:2018/1659 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 416,20 -TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davacıdan fazladan tahsil edilen 44,40-TL karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 19/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Re: Yüksek Disiplin Kurulunca Son Savunma Alınmadığı Gerekçesiyle Meslekten Çıkarma İstinaf Başvurusu

Gönderilme zamanı: 20 Haz 2020 18:06
gönderen evrim
Benim konumdan çok farklı bir karar bu

Re: Yüksek Disiplin Kurulunca Son Savunma Alınmadığı Gerekçesiyle Meslekten Çıkarma İstinaf Başvurusu

Gönderilme zamanı: 16 Eki 2020 11:05
gönderen MEHMET UYUMAZ
Sayın Evrim

Emniyet genel Müdürlüğünün İsinaf dilekçesi ile ilgili herhangi bir gelişme varmı.
nasıl bir savunma yaptınız

Re: Yüksek Disiplin Kurulunca Son Savunma Alınmadığı Gerekçesiyle Meslekten Çıkarma İstinaf Başvurusu

Gönderilme zamanı: 16 Eki 2020 11:06
gönderen MEHMET UYUMAZ
Sayın Evrim

Emniyet genel Müdürlüğünün İsinaf dilekçesi ile ilgili herhangi bir gelişme varmı.
nasıl bir savunma yaptınız

Re: Yüksek Disiplin Kurulunca Son Savunma Alınmadığı Gerekçesiyle Meslekten Çıkarma İstinaf Başvurusu

Gönderilme zamanı: 16 Eki 2020 15:34
gönderen MEHMET UYUMAZ
[Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun, meslekten çıkarma önerisi ile görüşülmek üzere intikal eden tüm soruşturma dosyalarında TALEP OLMAKSIZIN yeniden yazılı ve sözlü savunma alma yönünde bir uygulaması bulunmadığı
(derken Talep Olması halinde yani;EGM YD kurulunda sözlü savunma yapmak talebinin olması halinde yeniden yazılı ve sözlü savunma alınabileceğini örtülü Zımmi olarak belirtmiş diye düşünüyorm.