Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2017/690 E. , 2018/6584 K.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
inspector
Kıdemli (***) Üye
Mesajlar: 1757
Kayıt: 06 Mar 2012 08:40

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2017/690 E. , 2018/6584 K.

Mesaj gönderen inspector » 12 Oca 2019 17:34

6. Ceza Dairesi 2017/690 E. , 2018/6584 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin ticareti
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanıklar ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin ticareti suçlarından kurulan beraat kararına karşı yakınan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yakınan ...'ün resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin ticareti suçlarından açılan kamu davasında doğrudan ve/veya dolaylı zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığından yakınan ... vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz isteğinin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II- Sanıklar ..., ..., ... ve ..., hakkında yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

1-2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.

Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini
gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.

Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CYY'nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla;

a)İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu;

b)Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,

c)Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi:

d)Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,

e)Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar,

Gösterilecektir.

Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. (5271 sayılı CMK.nın 289/1-e) maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;

Hani Cumhuriyet Başsavcılığına 26.01.2009 tarihinde başvuran bir şahsın gizli tanık statüsünde alınan beyanında; ... isimli şahsın liderliğinde suç işleme amacı ile örgüt kurulduğunun ihbar edilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, sanık ...'un “Büyükdere Caddesi ... Sokak ...Mecidiyeköy Şişli” adresinde kurulu ... Sigorta Hizmetleri Ltd. Şti. isimli iş yerinde 15.02.2011 tarihinde arama yapılıp çok sayıda senetler, tapu fotokopileri, çek fotokopileri ile çeşitli dökümanlar ele geçirildiği, alınan bu senetler, çekler ve dökümanlar üzerinde İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince çalışmalar
yapıldığı, çek senet ve tapular üzerinde yazılı şahıs ve şirket yetkilileri ile irtibata geçildiği, bunlardan müşteki ...'ün de senetler imzaladığının görülmesi üzerine beyanına başvurulduğu,

Katılanın 13.05.2011 ve 28.02.2012 tarihinde kolluk, 18.01.2012 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı, 23.01.2014 tarihinde duruşmadaki beyanlarında özetle; 20 yıllık balıkçılık yaptığını, 2006 yılı sonu ile 2007 yılı başında sanık ...'un kayınbabası olan sanık ...'ın yanında müdür olarak çalışan ... ile birlikte gelerek Beyoğlu ilçesi, ... Pasajı'nda ... Restorant isimli içkili lokantanın işletmesini kendisine devretmek istediklerini, içkili lokanta işletmeciliğinden anlamaması nedeniyle bu teklife önce sıcak bakmadığını, ancak ... ile birlikte ortak olarak işletme teklifinde bulunmaları üzerine, anılan lokantanın kiracısı ve işletmeyi devir hakkının sahip olan sanık ... ile 14/12/2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi yaparak lokantayı işletme hakkını ... ile ortak olarak aldığını, ayrıca lokantanın asıl sahipleri olan kişiler ve varisleri ile aylık 2.600 YTL kira karşılığı 01/01/2007 tarihinde kira sözleşmesini imzaladıklarını,

... lokantasının işletme hakkını devir alırken sanık ...'a 10.000 YTL nakit para ve 250.000 YTL tutarında olan Kağıthane ilçesi Harmantepe Mahallesinde bulunan 258 metre kare olan müstakil evi devretme konusunda 14/12/2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, daha sonra 09/01/2007 tarihinde de bu gayrimenkulü ...'a tapuda devrettiğini,

Lokantayı kendisi ve ... ile birlikte işlettikleri sırada ...'ın kendisinin haberi olmadan para almaya başladığını, kasada açık çıktığını ve personel ile de sıkıntılar yaşadığını öğrenmesi üzerine, 17.10.2008 tarihinde Beyoğlu 1. Noterliğinde düzenledikleri işletme hakkını devri sözleşmesi ile ...'ın lokantadaki tüm hissesini devraldığını, zaten ... ile ortak olarak bu işe başladığında ...'ın herhangi bir sermaye ve para koymadığını, aralarındaki anlaşma gereği kendisine 10.000 TL'lik altı adet senet verdiğini, bu senetlerden iki ya da üç tanesini ödeyerek geri aldığını, diğer senetleri ise ... memleketine gittiği için ödeme yapamadığını, daha sonrasında bu senetleri sanık ...'a teslim ettiğini öğrendiğini, ... ile ortaklık anlaşması yaparken herhangi bir sermaye ve para koymadığı için bu yeri kiralarken arabasını satmak durumunda kaldığından ...'ın kendisine ait Volswagen marka aracın devri konusunda bir vekaletname verdiğini, vekaletnamede vekil edilen kişinin kardeşi ... olarak gözüktüğünü, bu aracı onun sermayesi olarak değerlendirdiklerini, ... ile ortaklık hissesini kendisine devretmeden öncede 26/01/2008 tarihinde ... Restoran adlı işyerinin 370.000 YTL' lik borcu ve katılanın 220.000 YTL harcamış olduğu para ödendiği takdirde ...
ile birlikte ortaklığın yüzde elli hisse ile devam edeceğine dair yazılı bir belgede imzaladıklarını,

... hissesini katılana devrettikten sonra 05/01/2010 tarihine kadar herhangi bir problem yaşamadan bu işyerini işletmeye devam ettiğini, 05/01/2010 günü öğleden sonra Paşabahçe'de bulunan diğer restorantında bulunduğu sırada ... restorantın müdürlüğünü yapan tanık ...'ın telefon ile arayıp “İş yerine tanımadığı bazı şahısların geldiğini, ayrı ayrı masalara oturduklarını, iş yerinin kameralarını söktüklerini ve iş yerinde bulunan malları saydıklarını” anlattığını, daha sonra tekrar telefonla arayarak “İş yerinin eski kiracısı ...'ın da iş yerine geldiğini, kasada bulunan paralara da el koyduklarını, personeli dışarı çıkardıklarını” söylemesi üzerine iş yerine tanıklar kardeşi ... ve arkadaşı ... ile gittiğini, iş yerinde sanık ... ile isimlerini sonradan öğrendiği ... ve ... ve isimlerini bilmediği on onbeş kişilik bir grup lokantada bulunduğunu, sanıklar ..., ... ve ...'ın oturdukları masaya oturduğunu, “Bu şahıslara kim olduklarını ve ne amaçla geldiklerini” sorup kasaya yöneldiğinde sanık ...'nin kendisini omzundan çekip engelleyerek “Bu iş yeriyle işinin kalmadığını ve kasaya geçemeyeceğini, kasada bulunan 12.000 TL paranın da kendilerine geçtiğini bu parayı alamayacağını, biz bu dükkanın sahipleriyiz, dışarıya çık bir daha bu dükkana uğrarsan senin için kötü olur" şeklinde bağırarak söylediğini, sanık ... ve yanındaki on onbeş kişilik gruptan korktuğu ve sanık ...'nin belinde silah gördüğü için korkup işyerinden dışarıya çıkmak zorunda kaldığını, bir süre sonra tekrar iş yerine gidip sanık ...'a “Niye böyle davrandıklarını sorup polisi arayacağını” söylediğini ...'ın da kendisine hitaben “Olayın kendisinden çıktığını bundan sonra muhatabının ... ve ... olduğunu onlarla anlaşmam gerektiğini ...'un damadı olduğunu” söylediğini,

Sanık ...'ye, diğer işlerinin de bozulmaması ve korktuğumdan dolayı “Dükkanı verebileceğimi ancak kendisinden aldıkları daireleri ve arabasını geri vermelerini” istediğini sanık ...'nin de “Dükkanın önce 57.000 TL olan borcunu ödediği takdirde evleri geri verebileceklerini” söylemesi ve şahısların kendisine ve ailesine zarar vermesinden korktuğu için on iki adet her biri 5.000 TL değerinde olan senetleri imzalayıp verdiğini, ayrıca 2013 yılı sonuna kadar bu senetlerin karşılığını ödemesini istediklerini,

Sanıkların yanında Av. ...'nin bulunduğunu kendisinin işyerini tekrar ...'a devrettiğine, on iki adet 5.000 TL'lik senet verdiğine, kendisine de sanık ... tarafından aylık 750 TL ödeneceğine ve katılanın bonoları ödediği takdirde işletmenin devri sırasında sanık ...'a vermiş olduğu evlerin iade edileceğine dair el yazısı ile yazılmış sözleşmeyi korktuğu için imzaladığını,
Bu olaydan bir gün sonrasında İbrahim Sungur'un avukatı ..., ..., ... ve ... ile buluşarak birlikte notere gittiklerini, notere gitmeden önce el yazısı ile yazılmış olan sözleşmenin daktiloya çekilmiş hali olan 07/01/2010 tarihli sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını, noterde ... Restorant isimli işyerinin devrini ... ve ...'a yaptığını,

Bir kaç gün sonrası tanıdık bir esnaftan senet karşılığı olan 60.000 TL'yi temin edip ...'un işyeri olan ... Turizm ve Sigorta Acenteliğine gittiğini, sanık ... işyerinde bulunmadığını, ancak ...'ye parayı tedarik ettiğini söyleyip senetlerin iadesini isteyip evlerinin de geri verilmesini söyleyip öncelikle ... ile görüşmek istediğini belirtmesi üzerine sanık ...'nin “Muhatabın kendisi olduğunu ve borcunun 125.000 TL'ye çıktığını sert bir şekilde” söylediğini, itiraz etmesi üzerine de yüksek sesle “Borcunun 250.000 TL olduğunu” söylediğini, bu borcu kabul etmeyince yüksek sesle "Kalbini kırarım defol git buradan" diye bağırması üzerine işyerinde mafya görünümlü başka şahıslarda bulunduğundan dolayı korkarak oradan ayrıldığını,

Bu olaydan bir kaç gün sonra ... isminde şahsı tanıyan kişileri aracı kılarak tanık ... isimli şahıs ile 60.000 TL parayı gönderdiğini, ... ... de “Borcunun 250.000 TL olduğunu bu parayı ödeyene kadar evlerimi vermeyeceklerini, ... ismini bir daha duymak istemediğini, bu olayın kendileri açısından kapandığını, evleri iade etmeyeceklerini” söylediğini tanıktan öğrendiğini,

Daha sonra senetlerin karşılığı olan parayı ödeyemediğini, sözleşmede geçen 750 TL'de kendisine hiç ödemediklerini, bu olaylardan sonra avukatlar ile görüşüp ... ve adamlarını mahkemeye vereceğini, arkadaş ortamında söylediğimde bu konu ...'a ulaştığını ...'un adamı olan kendisini polis olarak tanıtan bir şahsın evine gelerek annesi ... ... kendisi ve ailesi hakkında sorular sorduklarını annesinin de gelen şahsın kendisini polis olarak tanıttığı için ailesi ilgili bilgileri, çocuğunun okulunu söylediğini annesinden öğrendiğini,

Daha sonradan tanık ... isimli çalışanından ...'un adamı olarak bildiği ... isimli şahsın kendisine "... evleri nasıl alacak, bu evleri alabiliyorsa alsın, akıllı olsun, biz ...ın evinin nerede olduğunu, kaç kişi kaldığını, kaç çocuğunun olduğunu ve nerede çalıştığını” bildiklerini söylediğini ...'ın kendisine iletmesi üzerine sanıklardan korktuğu ve ailesine bir zarar vermemeleri için herhangi bir şikayette bulunamadığını;

Ayrıca bu olaylar yaşanmadan önce Ankara'da soy ismini bilmediği İbrahim isimli kişiden 270.000 TL karşılığında bir ev aldığını, bunun için 55.000 TL para ve 5
tane sıralı 50.000 TL tutarında çek verdiğini, ancak ... Restoranda sanıklar tarafından el konulması olayından sonra İbrahim'e verdiği çeklerden 4 tanesini geri aldığını ancak bir tanesinin bedeli ödenmeyince İbrahim'in çeki verdiği kişiler tarafından icra takibinin başlandığını, sanık ...'nin restoranda icra işlemleri başlayınca çekin parasını ödeyip icra işlemlerini sonlandırdığını katılana söyledikten sonra katılanın yanında çalışan tanık...'a “İcra karşılığında 10.000 TL'lik çeki ödediğini, bu çek karşılığında kendilerine 15.000 TL ödemelerini aksi takdirde tezgahına el koyacaklarını söylediğini, bunun üzerine sanık ...'ın hergün kendisinden balık alarak bu borcu kapattıklarını,

Dosyada bulunan inceleme tutanağında belirtilen borçlusu ... alacaklısı ... olarak gözüken 10.000 YTL bedelli senetler ve fotokopi senetler kendisinin ... ile ortak olduğu dönemde ona vermiş olduğu senetler olduğunu, bu senetlerin ve fotokopilerinin ne şekilde ...'a geçtiğini bilmediğini, yine dosyada bulunan inceleme tutanağında ayrıntılı olarak belirtilen 5.000 YTL bedelli 12 adet ödeyecek kısmında kendi ismimin yazılı olduğu ve alacaklısı ... görülen senetler de zorla kendisinin işyerini sanıklara devrettiği zaman imzalamak durumunda kaldığı senetler olduğunu,

Bu işyerini ... ve ...'a rızasıyla devretmediğini, sanıkların zorla bu işyeri elinden alındığını, daha sonrada her şey yasal yapılmış gibi evraklar ve sözleşmeler düzenlediklerini, bu kişileri mafya olarak bildiğinden işyerini devretmek durumunda kaldığını, belirterek şikayetçi olduğu,

Katılanın 28.02.2012 tarihli ifadeli teşhis tutanağına göre, kendisine gösterilen beş şahıs içerisinden sanıklar ..., ... ve ...'ı kesin tanıyıp teşhis ettiği; 28.02.2012 tarihli ifadeli teşhis tutanağında, sanıklar ..., ..., ..., ...'ın bulunduğu 5 kişi teşhis amacı ile gösterildiğinde, sanık ...'yi katılana tehdit ve hakaret eden işyerine gelerek zorla senet imzalattıran ve ... Restorant adlı işyerinin zorla devrini yaptıran; sanık ...'ı, ... ile birlikte ... Restorant adlı işyerine gelen; sanık ...'ı ... ile birlikte ... Restorant adlı işyerine gelen şahıs olarak kesin tanıyıp teşhis ettiği,

Sanık ... aşamalardaki savunmasında özetle; 1966 yılında Çiçek Pasajı'nda restaurant açtığını, Çiçek Pasajı'ndaki bu restaurantın hissesi üzerine kayıtlı iken 2004 yılında bu iş yerinin tapusunu damadı olan ...'a verdiğini, ancak iş yerini işletmeye devam ettiğini, daha sonra bu işyerini 2007 yılı başlarında daha önceden kendisiyle beraber çalışan ... ... ve onun ortağı olan ...
... kiraya verdiğini, aramızda aylık 6000 dolar kira bedeli üzerinden anlaştıklarını, iş yerini devrederken demirbaşlarıda katılan ile ...'a bıraktığı için teminat olarak ...'ün ailesine ait evi devrettiğini, bu konuda satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, bir süre sonra ... ile ... arasında anlaşmazlık çıkması üzerine ikisi birlikte yanına gelip ikisinden birisini kiracı olarak tercih etmesini istediklerini, kendisinin de ...'ı daha önceden yanında çalışması nedeniyle tanıdığından onu seçtiğini, ancak bir süre sonra ikisi görüşüp anlaştıklarını, 2008 yılı sonlarında ...'ın parasını aldığını söylediğini, iş yerini ... tarafından işletilmeye başlandığını, ancak ruhsat ikisinin üzerine devam ettiğini bu durumu 2010 yılında öğrendiğini, bir süre sonra ...'ın yanına geldiğini ...'ün kendisine devir sözleşmesi sırasında senet verdiğini bu senetleride ödemediğini söylemesi üzerine ...'ü uyardığını, onun da kısa sürede ödeyeceğini söylediğini, ... ile ... ortakken yanına gelerek sermaye için para istediklerini, ikisini de tanıdığından Akbank'a giderek Şişli'de bulunan evini ipotek ettirerek 60.000 TL kredi çektiğini, bu konuda aralarında herhangi bir belge düzenlemediklerini elden 60.000 TL yi bankada kendilerine teslim ettiğini yine iki adet kredi kartını kullanmaları için kendilerine verdiğini kredi ödenmeyince 80.000 TL olarak bu krediyi kendisinin ödediğini kredi kartı borçlarını da bizzat kendisi ödediğini, uzun süredir kira bedelinide ödemedikleri için kendilerinden olan alacağım 280.000 TL'yi bulduğunu, borçlarını ödemesi için katılanın yanına gittiğinde süre istediğini, ..., pasajın diğer sahiplerine olan kira borcunu da ödemediği için aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu durumları öğrenince kendisiyle görüşerek anlaşmaya çalıştığını, ancak tüm görüşmelerime rağmen borçlarını ödemediğini, 2010 yılı başlarında damadımın müdürü olan ...'ye giderek durumu anlattığını, ...'yle birlikte restauranta gittiklerini, orada ... o anda iş yerinde olmadığını ... olduğunu, onun çağırması üzerine ...'ın iş yerine geldiğini, bu sırada ...'ı da çağırdıklarını onun da restauranta geldiğini, ...'le orada görüştüklerini, bu görüşme sırasında başka kişi olmadığını, ...' ün bir arkadaşıyla iş yeri çalışanı orada bulunduğunu, iddia edildiği şekilde damadının adamlarının orada bulunmasının söz konusu olmadığını, zaten bu olaydan haberinin de olmadığını, ...'ün bir süre düşündükten sonra iş yerini kendilerine devretmeye karar verdiğini, bunun üzerine avukatı ...'yi çağırdıklarını, katılanın iş yerini boşaltmaya karar vermesi nedeniyle ... ile kendi aralarında bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca ...'ün 12 adet 5.000 TL'lik senetleri kendisine teslim ettiğini, senetlerin ödenmesi durumunda kendilerine vermiş olduğu evi katılana iade edecekleri konusunda anlaştıklarını, ancak senetler ödenmediği için ve başka hacizler geldiği için bu evi kendisine iade edilemediği, daha sonrada avukatı tarafından düzenlenen ve dosyada bulunan 08.01.2010 tarihli satış sözleşmesi ve teslim tutanağını düzenleyerek iş yerinin teslimini ...'la kendisinin aldığını, bu sözleşmeden sonra ...' ün iş yerini boşalttığını, iddia ettiği şekilde bu teslim sırasında herhangi
bir tehdit ve zorlama olmadığını, bu sözleşmelerden sonra iş yerini ...'ın işletmeye başladığı, o dönemde restaurantın tüm mallarının hacizde olduğunu öğrendiklerini, ...'ın iş yerini devralırken işçilerini de çıkarttığını, hacizli malları geri almak için kendisi ve ...'un ödemede bulunduğunu, halende bir kısım hacizler devam ettiğini, hacizler ortaya çıkınca evi ...'a teslim etmediğini, borcun bir kısmını ödeyen damadı ...'a devrettiğini, ayrıca ... ile sözleşme imzaladıklarında kendisine verdiği toplam 60.000 TL bedelli senetleri de ...'ye teslim ettiğini, ...'un bu durumdan haberi olmadığını, tek başına yaşadığı için muhafaza edilmesi amacıyla bu senetleri ...'ye teslim ettiğini, 2010 yılında 680.000 TL karşılığında iş yerinin ruhsatını ve tapusunu damadı ... a teslim ettiğini, ...'e ait evin tapusunu da ...'un şirketine teslim ettiğini, daha sonra ... ile ...'ın bir adamı yanına gelerek paranın bir kısmını topladıklarını teminat olarak verilen tapuyu iade etmesini söylediğini, kendisinin de tapuyu damadına devrettiğini onunla muhatap olmalarını söylediğini, bu görüşmede tehdit içeren herhangi bir söz olmadığını, kendilerini de hiçbir şekilde kovalamadığını, bu olaylardan sonra evlerine de hiç gitmediğini ve hiç kimseyi göndermediğini, iş yerini devraldığı sırada herhangi bir tehdit, silah gösterme türünden bir olayda olmadığını, senetleri tahsilat amaçlı ...'a vermediğini, senetlerin vadesi de henüz gelmediğini, olay tamamen alacak-borç ilişkisi olduğunu bu nedenle suçlamaları kabul etmediği şeklinde savunmada bulunduğu;

Sanık ... aşamalardaki savunmasında özetle; ...'a ait iş yerinde müdür olarak çalıştığını, ...'ü daha önceden tanımadığını, 2010 yılı başlarında ...'ın araması nedeniyle katılanla görüştüğünü, görüşme esnasında herhangi bir tehdit ve zorlama olayı olmadığını, aralarında 310.000 TL civarında borç çıkarttıklarını, bu borcuda müşteki ... ve ortağı ...'ın ödeyemeyeceğini düşündüğünden bu bedeli 60.000 TL'ye düşürttüğünü ve ödeme süresini de 3 yıla yaydırdığını, ... adına vekaletnamesinin olması nedeniyle bu devir teslim sırasında yanlarında bulunduğunu iş yeri olan restaurantın işletilmesini...'a devredildiğini bu konuda gerekli sözleşmeler imzalandığını, Avukat ...'nin de sözleşmeleri düzenlendiğini, müşteki tarafından senetler düzenlenerek ... ... teslim edildiğini, bu görüşme sırasında hiç bir zorlama ve tehdit olayı olmadığını, görüşme sırasında ... ile kendisinin olduğunu, ifadelerde geçtiği şekilde başka çalışanlarının oraya gelmediğini, senetleri daha sonradan ...'ın iş yerine getirdiğini damadı iş yerinde olmadığından, muhafaza etmek için senetleri teslim aldığını, senetleri arşiv odasına koyduğunu, tahsilatını yapmak amacıyla bu senetleri almadığını, öyle bir oluşum içerisinde de yer almadığını, görüşme sırasında üzerinde ruhsatlı silahının da olmadığını, silah teşhiri iddialarını da kabul etmediğini, ifadelerde geçtiği şekilde siyah renkli bir tabancasının olmadığını, silahının beyaz renkli barette marka bir silah olduğunu, bu anlaşmadan sonra ...' ün evine ve restauranta da gitmediğini, katılan ile ...'ın daha sonra iş yerinin işlemlerini takip için kendisine vekalet verdiklerini, ... firması adına kiralama işlemlerini yaptığını, iş yerinde ele geçirilen müştekiye ait senetlerde müştekinin anlaşma sırasında ...'a teslim ettikleri senetler olduğunu, isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini, ayrıca ...'ın müşteki adına Akbank Beyoğlu Şubesinden çekmiş olduğu kredinin müşteki tarafından ödenmemesi durumunda ... adına giderek kendisinin ödediğini, ...'ın evinin üzerindeki ipoteği kaldırttığını, daha sonradan öğrendiğim kadarıyla ...'ün borçları nedeniyle restauranta icrada geldiğini, el konulan iş yerine ait mazemeleri daha sonrada satın almak durumunda kaldıklarını, ...'e ait ev borçları ödemeleri nedeniyle ... tarafından şirkete devredildiğini, borcunu ödemesi halinde kendisine iade edileceğini, en son aramada ele geçirilen senetlerde alacak borç ilişkisine ait senetler olup tahsilat amaçlı kendilerine devredilmiş senetler olmadığını belirterek üzerine atılı suçu kabul etmediği;

Sanık ... aşamalardaki savunmasında özetle; Müşteki ...'ın daha önceden tanımadığını, ...'un şoförlüğünü yaptığını, ...'ın kiracısıyla problemi olduğunu öğrenince kardeşinin de işe ihtiyacı olduğundan dolayı bu hususu ... ve ...'a bu iş yerinin işletmeciliğini almak istediğini belirttiğini, daha sonra olay tarihinde ...'nin çağırması üzerine restauranta gittiğini orada ... ... ile ... borçların alacakların hesabını yaptıklarını, kendisinin ise dükkandaki demirbaş eşyaları ile diğer mazemelerin sayımını yaptığını avukat ...'de oradaydı aralarında hesap yaptıktan sonra iş yerinin kendisine ve kardeşine devri konusunda anlaşıldığını, o gün avukatın el yazısıyla sözleşmeyi hazırlayıp herkese sözleşmeden bir örnek verdiğini, 3 gün sonrada noterde sözleşme imzalandığını, ...'nin kendisine vekalet verdiğini, iş yerinin ruhsat değişimini yaptırdığını, şu anda iş yerinin kirasını ödediğini, iş yerini devraldıktan sonra iş yerine çok sayıda haciz geldiğini, eşyaların haczedildiğini, bu eşyaları daha sonra ihaleyle geri aldığını, iş yerinde görüşme için bulunduğu tarihte herhangi bir tehdit ve zorla senet imzalatma olayı olmadığını, zaten iş yerindeki mazemelerin sayımıyla uğraştığını, iş yeri ... tarafından işletilirken kredi çekilerek jetta marka bir araç alındığını, bu aracı ...'ın kullandığını, ... ile görüştüğünü, aracı kendisine teslim ettiğini, aracı da kredi borcuna karşılık olarak bankaya teslim ettiğini, ... ile aralarında da herhangi bir husumette olmadığını halen kendisiyle görüşüp iş yerinin önünden sürekli geçip oturup çay kahve içtiklerini, haklarında niye böyle şikayette bulunduğunu anlayamadığını, daha sonradan sanık ...'a sözleşme sırasında evini verdiğini öğrendiğini, iş yerini işletirken hergün alacaklılar geldiğini, kendilerine ...'ün iş yerine yönlendirdiğini, iş yerinin kirasını banka aracılığıyla ödediğini, ayrıca İhsan'a aylık ücret ödediğini, ... Sigorta'ya da muhasebe işlemleri ve sigorta işleri için ödemede bulunduğunu, iş yerini devralınca orada çalışanların işine son verdiğini, bir süre ...'ın iş yerinde çalıştığını o süre içerisinde ...'e borç para verdiğini duyunca bu durumdan şüphelenerek kendisini işten çıkardığını, bu olaydan sonra ...'ün evine de hiç gitmediğini evinin nerede olduğunu da bilmediğini, ...'un şoförlüğünü de yapmaya devam ettiğini, kardeşinin ... Restaurantı işlettiğini, kesinlikle bu iş yerini tehditle ve yağmalamak suretiyle devralmadığını ve üzerime isnat edilen suçlamaları kabul etmediği şeklinde savunmada bulunduğu,

Sanık ... aşamalardaki savunmasında özetle; Katılan ...'ü daha önceden tanımadığını kayınpederi ... tarafından bu şahsa kendisininde sahiplerinden olduğu Çiçek Pasajındaki içkili restaurantın sözleşmeyle kiralandığını daha sonradan bu şahsın ...'ı çektiği kredi nedeniyle borçlanması ve kredinin ödenmemesi nedeniyle kayınpederi ...'a icra gelmesi üzerine bu ilişkiden haberi olduğunu, hiç kimseyi ... isimli şahsın tehdit edilmesi, iş yerinin ve evinin yağmalanması konusunda azmettirmediğini, bu şahsa imzalatılan senetlerden de haberi olmadığını, ... Restaurant isimli iş yeri 2004 yılından bu yana ve halen sahibi olduğum ... Dış Ticaret adına tapulu olup ...'tan devraldığını, devraldıktan sonrada ...'ın bu lokantayı işletmeye devam ettikten sonra bu iş yerini bir şahsa devrettiğini, 2010 yılı içerisinde ...'ın ... için çektiği banka kredilerini ödeyememesi üzerine ... aleyhine icra takipleri gelince haberdar olduğunu, kayınpederi olmasından dolayı ...'ın kredi borçlarını ödediğini, hatırladığı kadarı ile bu miktar 60.000 TL.'nin üzerinde olduğunu, daha sonradan ... ile ... arasında ilk kiralama sözleşmesi yapıldığı sırada ...'e ait evin gayrimenkul satış vaadi ile ...'a devredileceğini öğrendiğini, aralarında bu konularda sözleşmeler yaptıklarını, daha sonra aralarındaki anlaşmazlıklar ortaya çıkıp icra takipleri başlayınca ... tarafından ...'e ait olan bu evin kendisine devredildiğini, aralarında ayrı ayrı değerleri 5.000 TL olan 12 adet toplam değeri 60.000 tutan senetlerin imzalanmasından da haberi olmadığını, bu senetlerin kendisinin bilgisi dışında kayınpederi tarafından iş yerine emanet olarak bırakıldığını bu senetleri aramada iş yerinde çıkınca gördüğünü, ...'a ait evin devrini de kendisine vekalet verdiği ...'nin kendi adına notere gidip devraldığını, bu konularda müştekiye tarafından herhangi bir zorlama yapılmadığını, bu olaylar sırasında kendisiyle hiçbir şekilde de karşılaşmadıklarını, daha sonradan icra takipleri ortaya çıkınca bu iş yerini kendisiyle beraber çalışan ...'ın devraldığını, bu iş yerini halen onun işlettiğini, bu iş yerinin devralınması sırasında aralarında herhangi bir tehdit olayı olup olmadığını bilmediğini, ancak bu konuda herhangi bir talimat vermediğini, iş adamı olduğunu, maden işi, sigorta ve inşaat türü işlerle uğraştığını, ...'ün borçlandığı senetleri ödemek istememesinden dolayı şikayette bulunduğunu, bu senetleri ödediği takdirde evi kendisine iade etmeye de hazır olduğunu, icradan kaynaklanan borçları da talep etmediğini, kayınpederine yaklaşık 300.000 TL civarında zarar verdiğini, isnat edilen suçları kabul etmediğini belirterek savunmada bulunduğu;

Konu ile ilgili telefon detay döküm inceleme tutanağına göre; sanık ...'ın kullanımında bulunan 0... ... . ... numaralı telefonun olay günü olan 05.01.2010 tarihinde, olay yeri olan Beyoğlu -İstiklal Caddesi- Çiçek Pasajından sinyal verip sanık ...'un kullanımında olan ... numaralı telefonun saat:11.39'da aradığı 25 saniye görüşme yaptıkları; sanık ...'un kullanımında olan 0... numaralı telefonun saat:11.44'de aradığı 148 saniye görüşme yaptıkları;

Ayrıca sanık ...'un işyerinde yapılan aramada alacaklısı sanık ..., borçlu kısmında katılan ...'ün imzalarının bulunduğu 5.000 TL meblağlı 12 adet senet, alacaklısı ..., borçlusu katılan ... olan 10.000 TL meblağlı 5 adet senet; 14/12/2006 tarihinde sanık ...'ın ... Restorantı katılan ... ve ...'a devrettiğine ilişkin işletme hakkı devir sözleşmesi; 01/01/2007 tarihinde kira sözleşmesi; 250.000 YTL tutarında olan Kağıthane İlçesi, Harmantepe Mahallesinde bulunan 258 metrekare olan müstakil evi devretme konusunda 14/12/2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi; 09/01/2007 tarihinde de bu gayrimenkulün ...'a tapuda devrettiğine ilişkin tapu senedi; Lokantanın işletmesinin devrinden sonrada kira ödediğine ilişkin olarak 10.01.2007, 09.04.2006 ve 12.08.2008 tarihli kira makbuzlarını; Lokantanın ... ait olan hisselerinin katılan ...'e devredildiğine ilişkin Beyoğlu 1. Noterliğince 17.10.2008 tarihinde düzenlenen işletme hakkının devri sözleşmesi; ...'ın kendisine ait Volswagen marka aracın devri konusunda katılanın kardeşi ...'ü vekil tayin ettiğine ilişkin Beyoğlu 1. Noterliğince 16.06.2009 tarihinde düzenlenen vekaletname, katılanın işyerini tekrar ...'a devrettiğine, on iki adet 5.000 TL'lik senet verdiğine, kendisine de sanık ... tarafından aylık 750 TL ödeneceğine ve katılanın bonoları ödediği takdirde işletmenin devri sırasında sanık ...'a vermiş olduğu evlerin iade edileceğine dair 07/01/2010 tarihli sözleşme; ... ile katılanın 26/01/2008 tarihinde ortaklığın borçların ve kendisinin koyduğum sermayenin ortak şekilde ödenmesi durumunda yüzde elli hisse ile devam edeceğine yazılı belge; ... Lokantasının sanık ...'dan 18.03.2004 tarihinde sanık ...'un ... Turizm, Dış Ticaret Ltd. Şirketine devrettiğine dair tapu senedi; Katılan ...'ün Beyoğlu 9. Noterliğinin 11.10.2010 tarihinde ... Lokantası ile ilgili devir işlemlerini yapması konusunda sanık ...' yi yetkili kıldığına ilişkin vekaletname; ...'ın Beyoğlu 1. Noterliğinin 11.10.2010 tarihinde ... Lokantası ile ilgili devir işlemlerini yapması konusunda sanık ...'yi yetkili kıldığına ilişkin vekaletname; 08.01.2010 tarihli tarafları ..., ...,...ve ... olan satış sözleşmesi ve teslim tutanağı; 06.01.2010 tarihli ... Turizm Dış Ticaret Limited şirketi ile sanıklar ... ve ... arasında ... Lokantasının aylık 2.600 TL'ye kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2011/2159 esas, Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2010/490 esas ve Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2009/16581 esas sayılı dosyaları ile katılan ...'e yönelik icra takibi yapıldığına ilişkin belge fotokopilerinin dosya içeriğinde bulunduğu,

Müşteki olarak ifadesine başvurulan ...'ün 28/02/2012 tarihli Emniyet Beyanında: "Ben ...'ün annesiyim. Harmantepe ... Gültepe-Kağıthane/İstanbul sayılı adresimde oğlum ..., diğer oğlum ..., ...'ın eşi ... ve kızı ... ile birlikte oturmaktayım.Tam olarak hatırlayamadığım bir tarihte evin ziline basan iki kişi kendilerinin polis olduklarını söyleyerek kapıyı açmamı istediler. Bende onlara kapıyı açtım ve eve aldım. Ancak bu şahıslar bana polis kimliklerini göstermediler. Kendilerini polis olarak tanıttıkları için ilk önce onlardan şüphelenmedim. Bana oğlum ...'ın nerede olduğunu sordular. Bende işte olduğunu ancak iş adresinin nerede olduğunu bilmediğimi söyledim. Bunun üzerine şahıslar evde kimle birlikte kaldığımı sordular. Bende onlara evde yukarıda ifademde bahsettiğim kişiler ile kaldığımı söyledim. Bunun üzerine ...'ın eşini sordular. Bende evde olmadığını söyledim. Gelen şahıslar benim onlardan korktuğumu anlayınca bana korkmamı ...'a sadece bir evrak vereceklerini söylediler. Daha sonra bu şahıslar ...'ın çocuğunun olup olmadığını, nerede çalıştığını sorunca ben bu şahıslardan şüphelenmeye başladığım ve bu şahıslardan daha çok korkmaya başladım. Bu sebepten de ...'ın ... isimli bir kızının olduğunu söyledim. Ancak bu şahısların polis olmadığından şüphelenmemden dolayı ... iş adresini vermedim. Ben kendilerini polis olarak tanıtan iki kişiyi eve aldıktan sonra bir kişi daha geldi ancak ben üçüncü şahsı şuan hiç hatırlamıyorum. Benim kapıyı açtığım iki kişiden korktuğumdan dolayı onlara pek fazla bakamadım. Ancak şuan hatırlayabildiğim kadarı ile gelen şahıslar 30-35 yaşlarında yaklaşık olarak 1.80-1.90 cm. boylarında iri yapılı, esmer şahıslardı. Şu iki şahsın da kafasında fötür şapka vardı. Bu şahıslar benden bu bilgileri aldıktan sonra evden çıkıp gittiler. Ancak ben bu şahısları aradan birkaç gün geçtikten sonra dış kapının orada mahallede dolaşırken gördüm ama eve bir daha gelmediler. Bu şahısları şuan görsem hatırlayabileceğimi sanmıyorum. Benim evime kendilerini polis olarak tanıtıp giren ve beni sorguya çeker gibi benden ailemizle ilgili bilgileri alan daha önceden de oğlum ...'a senet imzalatıp borçlu duruma düşüren bu şahıslardan davacı ve şikayetçiyim.'' şeklinde beyanda bulunduğu,

28.02.2018 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağında; İçerisinde sanıklar ..., ..., ...'ın bulunduğu 9 kişi teşhis amacı ile gösterildiğinde, kendisine gösterilen şahısların hiçbirisini tanımadığını; 28/02/2018
tarihli İfadeli Teşhis Tutanağında, sanıklar ..., ..., ..., ...'ın bulunduğu 5 kişi teşhis amacı ile
gösterildiğinde, kendisine gösterilen şahısların hiçbirisini tanımadığını;

23/01/2014 tarihli Mahkemedeki Beyanında da; Emniyette verdiği ifadesinin doğru olduğunu ve tekrar ettiğini belirttiği;

Tanık ...'ın 18/05/2011 tarihli Emniyet Beyanında: "Ben ... isimli şahsın yüzünü hiç görmedim. Ancak 2005 yılı içersinde Çiçek Pasajında bulunan ... Resturant isimli iş yerinde garson olarak çalışmaya başladım. Çalışmış olduğum resturantın sahibinin adı ... idi. Daha sonradan ...'ın ... adında bir damadı olduğunu öğrendim. Ben bu iş yerinde 2010 yılının Ocak ayına kadar çalıştım. Ancak çalışmış olduğum süre içersinde ve daha sonrasında ... ile hiç karşılaşmadım. 05.01.2010 günü sabah saatlerinde iş yerini açtım ve temizlik yapmaya başladım. Saat: 12.00 sıralarında iş yerine ... isimli şahıs geldi. Ben kendisini kapıda karşıladım ve "Hoş geldiniz" dedim. ... bana hitaben "Sen çekil kenara" dedi ve bir masaya geçerek oturdu. Hemen ardından içeriye ... girdi ve ...'nin oturmuş olduğu masaya geçerek oturdu. Bir iki dakika kadar sonrada içeriye ... ile ... girdi. ... içeri girer girmez iş yerinin kasasının bulunduğu yere doğru gitti ve kasayı karıştırmaya başladı. ...'a "sen buraya giremezsin" dedim. Ancak bana hitaben "Sen bu işe karışma, burası bizim artık" dedi. Ardın da eline kağıt kalem alarak içerde bulunan malzemeleri yazmaya başladı. Kapıdan içeriye tanımadığım iki erkek şahıs daha girdi. Şahıslardan birincisi; Uzun boylu, beyaz saçlı, saçları yukarıya doğru taralı idi. Şahıslardan ikincisinin yüzünü hatırlamıyorum. İçeriye giren tanımadığım bu iki şahıslarda arkalarda bulunan bir masaya geçerek oturdular, sonradan gelen bu şahıslardan birincisi bir ara ceketini araladı. Ceketinin altında beline takılı vaziyette siyah renkli bir silah olduğunu gördüm. Tüm bu gelişmeler üzerine telefonla önce iş yeri müdürümüz olan....'yı aradım. Ardından da patronum ...'ü aradım. ... Bey bana yolda olduğunu resturanta geldiğini söyledi. Bir ara ... iş yerinin duvarda asılı bulunan levhalarını indirdiği ve kendisinin elinde getirmiş olduğu levhaları astığını gördüm. Bir müddet sonra patronum ... geldi ve ... ile ...'nin oturduğu masaya oturdu. Aralarında yaklaşık bir saate yakın konuşarak oturdular. ... birkaç defa iş yerinden dışarı çıktı. Telefonla görüşmeler yapıyordu. ...'nin tanıdığı bir avukat geldi. ...'e evrak imzalattılar. Evrağın içeriğinin ne olduğunu göremedim. Çünkü ben o sırada yukarıya çıkmıştım. Bir müddet sonra ... duvarlardan indirmiş olduğu levhaları ...'e verdi. Ardından da ... ...'e hitaben "Buradan yalnız ceketini alıp gidiyorsun" dedi. Bunun üzerine ... restoranttan ayrılarak gitti. Bu olaydan iki üç sonra da şahıslar beni işten kovdular.'' şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanığın 18.05.2011 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağına göre; Kendisine gösterilen fotoğraf içerisinden sanıklar ... ve ...'ı ... Restoranta gelen kişiler olarak kesin olarak tanıyıp teşhis ettiği;

15/04/2014 tarihi Mahkemedeki Beyanında: "Ben katılana ait ... isimli iş yerinde garson olarak çalışıyordum, önceleri patronumuz ...'tı, bu kişi dükkanı ... ve ...'e devretti, kaç liraya devrettiğini veya karşılığında bir taşınmaz alıp almadığını bilmiyorum, 5 Ocak 2010 tarihinde sabah dükkanı açtım, öğle saatlerinde ... geldi, bana artık bu dükkanda işin yok dedi, ben ...'yi bir kere görmüştüm, ona ...'ın ehliyetini götürmüştüm, daha sonra dükkanın eski sahibi ... geldi, yanında ... da geldi, daha sonra ... ... geldi,...'ı ilk defa görmüştüm, ... kasaya oturdu, ben kendisine patron yokken kasada oturulmaz dedim, bu arada ben müdür....'na da haber vermiştim, daha sonra ...'e de haber vermiştim, bu arada ... isimli kişi dükkandaki eşyaların dökümünü yapıyordu, bu sırada dükkana iki kişi girdi, bir masaya oturdular, sorduğumda diğer belirttiğim kişiler ile birlikte olduklarını söylediler, bunlardan birisinin belinde tabanca gördüm, diğer kişi ve sanıklarda herhangi bir tabanca görmedim, ... bey gelince bize dışarıya çıkmamızı söyledi, bizde dışarıya çıktık, arkasından sözlü kavga sesi gelince içeriye girdik, içeride tartışma vardı, ..., ... bey'e hitaben 'Ceketini Alıp Çıkacaksın' dedi, ancak herhangi bir tehdit kelimesi duymadım, senet konusunda herhangi bir bilgim yoktur, o gün dükkandan ... bey ayrıldı ve dükkanı... işletmeye başladı, kasada o oturuyordu, ... da benim orada kaldığım üç dört gün içinde oradaydı, daha sonra ... bana ...'nin talimatı üzerine beni işten çıkardığını söyledi, bende işten ayrıldım, olay hakkında başkaca bilgim ve görgüm yoktur.'' şeklinde ifadede bulunduktan sonra Dizi 29'daki ifadesi okunup sorulduğunda; "Aradan zaman geçtiği için bazı olayları atlamışım, emniyetteki ifadem doğrudur, ancak belirttiğim kişi tabancasını kasıtlı olarak göstermedi ancak ben tabancasını gördüm, ayrıca bir avukat geldi ve ... bir belge imzaladı, ancak belgenin ne olduğunu bilmiyorum. Ben gördüğüm kadarıyla ... bu belgeyi tehdit ve cebir altında imzaladı, ...'ün korkup korkmadığını bilmiyorum, ancak ben olayın biranda meydana gelmesi ve gelen ismini bilemediğim şahsın tavırlarından çekinmiştim, bana karşı herhangi bir tehdit ve cebir olmamıştır” şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanık ...'ün 18/05/2011 tarihli Emniyet Beyanında: "Hatırlama- dığım bir tarihte. ... ... isimli şahsın ... Restoran isimli işyerini devralmıştı. ...'u ... isimli şahsın damadı olduğunu sonradan öğrendim. ...'u ismen buradan tanıyorum. Bu şahsı başka hiçbir yerden tanımıyorum. Bu şahısla aramda herhangi bir ilişki yoktur. ...
isimli şahıs bana ... isimli işyerini ... isimli şahıstan devraldığını ve ...'ın ...'ı da buraya ortak etmesini şart koştuğu için ... ile birlikte burayı devraldılar. ... bana ... Restoran isimli işyerini tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte ... isimli şahsa evlerini devrederek ... Restoran isimli işyerini ... isimli şahısla birlikte işletme hakkını devraldılar. Bu işyerini belirli bir zaman beraber işlettiler. Daha sonra ayrıldılar. Ama niçin ayrıldıkları hakkında bir şey bilmiyorum. ... ...'ı ortaklıktan çıkarmak için yaklaşık olarak ...'a 80.000 TL ve 100.000 TL tutarı arasında çek veya senet verdiğini bana söyledi. Bunun karşılığında da ... ortaklıktan ayrıldı. ... işyerini tek başına işletmeye devam etti. Tam tarihini hatırlamadığım ama 2010 yılının ocak ayı içerisinde ...'ün Paşabahçe'deki özşen balıkçılık isimli dükkânında oturup sohbet ederken ...'ün soy ismini bilmediğim ... isimli şahıs arayarak ...'a telefonda bir şeyler söyledi ve kapattı. Bu esnada ...'ın rengi değiştiğini görünce hayırdır ne oldu diye sorunca bana işyerine ... isimli şahsın geldiğini ve işyerini tekrardan geri almak istediğini söyledi. Daha sonra ..., kardeşi ... ile birlikte araca binip gitmek üzereyken ben de geleceğimi söyledim ama ... sen gelme burada kal gelmene gerek yok. Bir şey olursa ben seni ararım dedi ve gittiler. Bende de kendi aracım olduğu için bende peşlerinden gittim. Daha sonra Beyoğlu'ndaki işyerine geldiğimde ...'ın kardeşi ... yanına gittim. Yanına gittiğimde ...'ın nerde olduğun sordum bana ... Restoran'a indiğini söyledi. Biz içeri girmedik dışarıda bekledik. Orada bulunan garsonlara ne olduğunu sorduğumuzda bize iş yerini geri almaya geldiklerini söylediler. Bizde işyerinin etrafına baktığımızda dışarıda 8-9 kişi dolaştığını gördük. Daha sonra ... ve ... kendi aralarında sözleşme yaptıklarını duydum. Ertesi gün Notere gidip devir işlemi yapmışlar. Aralarında yaptıkları sözleşmede ...'a 60.000 TL para getirirsen evini geri vereceklerini söylemişler. 2013 yılına kadar parça parça senet yapmışlar. ... de daha sonra bu parayı topladıktan sonra bana parayı ...'ye vermek için Mecidiyeköy de bulunan ... turizme ...'ın borcunu ödemek, senetleri ve evinin tapusunu almak için gittim. ... bana işyerini devraldıktan sonra işyerine haczin geldiğini ve ...'ın 15.000 TL daha borcunu İş Bankasına ödediğini söyledi. Ayrıca ...'ın parça parça borçlarını da ödediğini söyledi. ...'ın borcunun toplam 120.000 TL olduğunu bu parayı getirdiğinde evi vereceğini söyledi. Ben de ... isimli şahsa ... adına ödeme yaptıysanız bu evrakları bana vermelerini söyledim. Bana ayağa kalkarak belindeki silahı teşhir ederek yüksek bir sesle ...'a evrak vermeyeceğini, ...'ın sağı solu dolandırdığını, bu borçları kendilerinin ödediğini söyledi. Ben de bunun üzerine bu konuyu görüşmeleri için ...'ı telefonla aradım. ...'a paraya verdiğimi ama parayı almadıklarını, borcunu ...'nin ödediğini, bunun için borcunun 120.000 TL olduğunu, bu parayı getirirse evi vereceğini yoksa vermeyeceğini ...'e söyledim. ... ... ile telefon görüşmesini söylediğimde ben onunla ne görüşeceğim diyerek telefonu
kapattı. Telefonu kapattıktan sonra bana zaten ...'ı birkaç gün önce dövdüğünü söyledi. Bende bunun üzerine oradan çıktım. Daha sonra tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte ... ... yanına 60.000 TL'yi alarak tekrardan gittim. Ben ...'ın 60.000 TLlik borcunu ödemek için para getirdiğimi söyledim. ... bana yine ...'ın borcunu ödediğini ve ...'ın toplam borcunun 180.000 TL olduğunu söyledi. Bende ...'ye zaten evin değerinin 250.000 TL olduğunu söyledim. ...'ın 180.000 TL borcu ödeyecek gücünün olmadığını söyledim. Daha sonra oradan çıktım bir daha bu şahısla hiç görüşmedim.'' şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanığın 18.05.2011 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağına göre; Kendisine gösterilen fotoğraf içerisinden sanık ...'yi katılan ...'ün borcunu ödemeye gittiğinde belindeki silahı teşhir ederek gösteren kişi olarak kesin tanıyıp teşhis ettiği; 28.02.2012 tarihli İfadeli Teşhis Tutanağında, sanıklar ..., ..., ..., ...'ın bulunduğu 5 kişi teşhis amacı ile gösterildiğinde, sanık ...' yi katılan ile arasındaki anlaşmazlığın çözümünde yardımcı olmak için aracılık ettiği şahıs olarak kesin tanıyıp teşhis ettiği;

15/04/2014 tarihli Mahkememizdeki Beyanında: "... bana bir anlaşma yaptığını, anlaşmanın konusunun ... isimli iş yerinin olduğunu belirtti, anlaşmaya göre ... iş yerine devrettiği için daha önceki devir aşamasında vermiş olduğu evi bir bedel karşılığında geri verilecekmiş, ben bunu üzerine ...'ın bana verdiği 60.000 TL'yi alarak ...'nin yanına gittim ve bu para karşılığında ...'ın evinin geri verilmesini istedim, zaten anlaşmada bu şekilde imiş, ancak ... bunu kabul etmedi, ...'ın borcunun 120.000 TL'ye çıktığını söyledi, sonra ben tekrar gittim, bu sefer ... borcun 180.000 TL' ye çıktığını söyledi, ben ...'e zorla senet imzalattığı veya sözleşme imzalattığı konusunda bilgi sahibi değilim, bana yönelik olarak herhangi bir cebir veya tehdit olmadı, ben ... ile görüşmek için Mecidiyeköy'deki ... Turizme gittim.'' şeklinde beyanda bulunduktan sonra Dizi 25'deki emniyet ifadesi okunup sorulduğunda; "Bu beyanım doğrudur, ... ayağa kalkınca belindeki tabacayı gördüm, diğer beyanlarım doğrudur, ben belirttiğim gibi 2010 yılındaki Ocak ayı içerisindeki olay ile ilişkili olarak olay yerine gittim ...'ü orada gördüm, ben dükkana girmedim, dışarıda, sokakta birilerini gördüm, ancak bunların sanıklarla bir ilgisinin olup olmadığını bilmiyorum, " şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanık ... ... 17/05/2011 tarihli Emniyet Beyanında: "... isimli şahsı ismen tanıyorum ama bu şahısla hiç yüz yüze karşılaşmadım. ... isimli şahsı ... isimli şahsın damadı olarak tanıyorum. Ben bu şahsın Kayserili ve mafya olduğunu biliyorum. Bu şahısla aramda herhangi bir ilişki yoktur. Ben ... isimli şahsın ... Restoran isimli işyerinde 2007 yılının 3 veya 4. ayında aşçı olarak çalışmaya başladım. 05.01.2010 tarihinde saat: 15.00 sıralarında ... Restoran isimli işyerinin yakınında bulunan ... isimli şahsa ait ... ... bulunduğum sırada çevrede bulunan esnaf arkadaşlarım ... isimli şahsın iş yerine ...'un adamlarının çöktüğünü söylediler. Bunu duyduğumda ben ...'ü aramak istediğimde beni ... isimli şahıs beni arayarak bana dükkana ...'un adamlarının geldiğini kendime dikkat etmemi söyledi. Bana dükkâna biz gelmeden girme dedi. Bende ... ve ...'ün gelmesini bekledim. Daha sonra işyerine ... ve ... geldikten sonra beklediğim balık pazarında buluştuk. ... bana sen gelme dedi. Bende onu dinlemeyerek ... isimli şahsın arkasında girdim. Biz işyerinden içeriye girdiğimizde girişte sağda bulunan bu şahısların adamı olarak düşündüğüm kişiler biz içeri girer girmez ayağı kalktılar. ... isimli şahıs bu kişilere oturmalarını işaret etti. Bu kişilerde kalktığı yere geri oturdular. İşyerine girdiğimizde ..., ... ve ismini bilmediğim görsem tanıyabileceğim tahminen avukatları veya muhasebecisi olduğunu düşündüğüm şahıs üçü bir masada oturuyorlardı. Bu kişiler dışında işyerinde tahminen 6-7 kişi daha vardı. Kamera kayıt cihazını kasanın bulunduğu masanın altından sökülmüş olduğunu gördüm. Ayrıca ... isimli şahsın işyerindeki malları diğer şahıslarla birlikte saydıklarını gördüm. Daha sonra ... isimli şahıs ile birlikte içeri girdiğimizde ... isimli şahıs ...'ü masaya gelmesini söyledi. ... da masaya oturdu. Masada oturduğu esnada ... yüksek bir ses tonuyla ...'ün daha önce yaptığı anlaşmanın iptal olduğunu, bu işyerinin artık kendilerine ait olduğunu, ...'e senin bu dükkânda artık işin kalmadı, sen dışarı çık bir daha bu dükkâna uğrama uğrarsan senin için çok kötü olur dedi. ... böyle bağırırken içerde bulunan adamların ayağa kalktığını ... el kol işaretiyle şahısları oturttuğunu gördüm. Bu esnada ayağa kalkan şahısların silahı olabileceğini düşünerek ve ...'nin böyle konuşmalarından korktum. ... kendisiyle birlikte gelen avukat veya muhasebecisi olarak düşündüğüm kişiye getir evrakları dediğini, o şahsın dışarı gidip yarım saat sonra geldiğini, getirdiği evraklara ... bu şahıslardan korktuğu ve mecbur kaldığı için imzaladığını gördüm. Bu olaylar olduğu gün ... isimli şahıs bu işyerini devrettiklerini öğrendim. Masadan kalkıp kasaya doğru gitmek istediğinde ... ...'ün omzundan ...'a yüksek sesle ve bağırarak bu işyeriyle ilgisinin kalmadığını ve kasaya geçemeyeceğini ve kasada bulunan parayı ve evrakları almasına müsaade etmediler. Daha sonrada ... dışarı çıktık. Dışarı çıktığımızda her tarafta ...'un adamı olarak düşündüğüm 10-15 kişi daha bulunmaktaydı. Daha oradan ayrıldık. Ben ...'ün yanında yaklaşık olarak 6 ay daha ... isimli şahsa ait balık tezgâhında çalıştım. Bu olaylardan 3 ay sonra görsem tanıyabileceğimi adını ... olarak bildiğim açık kimlik bilgilerini bilmediğim ve dükkânın sorumlusu olarak bildiğim şahsa giderek abi bize borcu 60.000 TL olduğunu söylediniz ama 120.000 TL'ye çıkarmışsınız biz bu parayı asla ödeyemeyiz ama 60.000 Tl'yi peşin diğer 60.000 TL'yi ise ister senet yaparız isterse sözümüze güvenirsiniz dedim ve bize ev konusunda yardımcı olup olamayacağını sorduğumda bana sen böyle söylüyorsun da ... bizi mahkemeye vereceğini ve evleri alacağını söylüyormuş dedi. Bana tehdit vari bir şekilde ... evleri nasıl alacak, bu evleri alabiliyorsa gelip alsın söyle ona akıllı olsun, Benim konu ile ilgili bildiklerim bundan ibarettir, başkaca söyleyeceğim bir şey yoktur.'' şeklinde beyanda bulunduğu;

28.02.2012 tarihli İfadeli Teşhis Tutanağında; Sanıklar ..., ..., ..., ...'ın bulunduğu 5 kişi teşhis amacı ile gösterildiğinde, sanık ...'yi katılana tehdit ve hakaret eden işyerine gelerek zorla senet imzalattıran ve ... Restonarat adlı işyerinin zorla devrini yaptıran şahıs; sanık ...'ı, ... ile birlikte ... Restorant adlı işyerine gelen, katılanı işyerinden kovalayan şahıs; sanık ...'ı ... ile birlikte ... Restorant adlı işyerine gelen şahıs olarak kesin tanıyıp teşhis ettiği,

15/04/2014 tarihli Mahkemedeki Beyanında: "Olay günü tam hatırlamıyorum sanırım ... veya ... aradı, ...'un adamlarının dükkana el koyduğunu, bu nedenle kendilerine habersiz iş yerine gitmememi söylediler, bende onları bekledim, ..., ... birlikte dükkana girdiğimizde ..., ..., ... ile yanlarında iki kişiyi gördüm, ayrıca bir masada oturan beş altı kişi vardı, biz içeri girince masadaki bu kişiler ayağa kalktılar ancak ... onları el hareketi ile durdurdu, oturdular, ...'un adını daha önce duymuştum, ...'ın damadı olduğu ve büyük bir mafya olduğu çevrede söyleniyordu, bir süre sonra ... yüksek sesle ...'e ''Bu dükkanda artık ilişkin kalmadı, artık buraya girmeni istemiyorum'' dedi. ... bey kasaya doğru yönelince ... omuzundan tutarak engel oldu, daha sonra bir belge hazırladılar, ... de bunu imzaladı, bu sırada ... dükkandaki malların dökümünü yapıyordu, gördüğüm kadarıyla ...'e sözleşmeyi imzalaması konusunda açık bir tehdit veya cebir uygulanmadı, ancak gördüğüm kadarıyla ... korktuğu için sözleşme imzaladı, bir orada üç kişiydik, diğer kişiler ise çok kalabalıktı, ben şahıslarda silah görmedim, ancak silahlı olduklarını düşündüm ve bu yüzden tedirgin oldum, aynı günde dükkandan çıkmak zorunda kaldım, hiçbir evrakımızı dahi alamadık, ben ...'e şikayetçi olalım dedim, ancak biz sözleşme yapacağız evlerimizi geri alacağız dedi, daha fazla olayı uzatmamak için o zaman şikayetçi olmadık,'' şeklinde beyanda bulunduktan sonra Dizi 20'deki ifadesi okunup sorulduğunda; Bu ifadem doğrudur, ben dışarıdaki şahısların hal ve tavırlarından içerideki şahıslarla bağlantılı olduğunu anladım, daha sonradan ... bey anlaşma uyarınca 60.000 TL'yi götürmüş ancak evleri geri vermeyi kabul etmemiş, ben bunu ... beyden duydum. Daha sonrada belirttiğim ... isimli kişi ile ifademdeki konuşmalar gerçekleşti” şeklinde beyanda bulunduğu,

Tanık ...'ün 28/02/2012 tarihli Emniyet Beyanında; "2010 yılı Ocak ayı içerisinde tam tarihini hatırlamadığım bir zamanda Paşabahçe'de bulunan balıkçı dükkanımızda abim ..., ..., ......? İsimli arkadaşı ve ben beraber oturup sohbet ediyorduk. Aynı gün öğle saatleri sırasında ... abimin ... isimli şahıstan devraldığı ... restoranda çalışan.... ve ... ... beni aradı. Bana telefonda ..., ... ... ve adamlarının dükkâna geldiklerini ve dükkâna el koyduklarını söylediler. Daha sonra ben, abim ..., ... ve soyismini bilmediğim ... isimli arkadaşım ile birlikte Beyoğlu'nda bulunan ... Restoranda gittik. Restoranda girdiğimizde isimlerini bilmediğim toplamda 9, 10 kişi vardı. Birkaç kişi dükkândaki eşyaları sayıyorlardı. İçeride bulunan 1 şahıs; Uzun boylu 1,95 boylarında, 90-95 kilo civarında, beyaz tenli, kısa saçlı, kirli sakallı takım elbiseli biriydi. 2. şahıs 165,170 boylarında saçları seyrek, beyaz tenli, kirli sakallı, 80, 85 kilo civarında normal giyinimli biriydi. Orada bulunan diğer şahısları hatırlamıyorum. Restorantın içerisinde bulunan şahıslar mafya vari bir şekilde giyinmişlerdi. Restorantın bir masasında ..., ...,..., ... ve avukatları olarak tahmin ettiğim ismini bilmediğim şahıslar bir masada oturuyorlardı. Abim bu şahıslara ne oluyor burada deyince ... abime “Dükkân artık bizim, dükkânına el koyduk” dediğini duydum. Sonra abim bu şahısla tartışmaya başladı. Daha sonra bu olaya ben ve ... arkadaşımla birlikte müdahil olduk. Bizde müdahil olunca gerginlik arttı. Gerginlik artınca bizle birlikte gelen ..., beni ve ... isimli arkadaşımı dışarı çıkarttı. Bize bu konuyu konuşarak halledileceğini söyledi. Biz de ... isimli arkadaşımla dışarı çıktık. Bizim arkamızdan da dışarıya...'da çıktı. Biz dışarı çıktıktan bir müddet sonra da abim bizim yanımıza geldi. Bunun üzerine de biz oradan ayrıldık. Ben abimin tehdit edilmesi olayını abimin bana anlattığı kadarıyla biliyorum. Daha sonra ... abim bana bu dükkânı bırakmamızın bizim açımızdan daha iyi olacağını söyledi. Bu şahısların başımıza bela açacaklarını söyledi. Daha sonra ...'nin adamları ... abime bu dükkânı vermen senin açından iyi oldu diye söylediklerini abim bana anlattı. Daha sonra ... abim bulunduğu bir ortamda polise gidip bu şahıslardan şikâyetçi olacağını söylemiş. ... isimli şahsın yanında bulunan şahıslar böyle bir şey yapmamasını yoksa başına çok büyük bela alacağını abim bana anlattı. Abim bana bu şahıslarla yapmış olduğu anlaşmaya istinaden ...'ın Armutlu'da bulunan evine beni ve abimin yanında çalışan ...'u gönderdi. ...'ın ika...e gidip abimle yaptıkları anlaşmaya göre anlaşmak istediğimizi söyledik. ...'ta bize bu konudan artık damadının ilgilendiğini bu konuyu onunla halletmemizi, bu konularla ilgili kendisini bir daha rahatsız etmememizi söyledi ve beni ve İrfan'ı evinden kovdu. Bizde daha sonra oradan ayrılıp İstanbul'a geldik. Ve bu olayları abim ...'e anlattık. Ayrıca abimin imzaladığı senetler ve yaptığı anlaşma hakkında bir şey bilmiyorum. Bu konu ilgili bildiğim ve eklemek istediğim bir şey yoktur.'' şeklinde beyanda bulunduğu,
28.02.2012 tarihli İfadeli Teşhis Tutanağında; Sanıklar ..., ..., ..., ...'ın bulunduğu 5 kişi teşhis amacı ile gösterildiğinde, sanık ...'yi katılana tehdit ve hakaret eden, işyerine gelerek zorla senet imzalattıran ve ... Restonarat adlı işyerinin zorla devrini yaptıran; sanık ...'ı, ... ile birlikte ... Restorant adlı işyerine gelen; sanık ...'ı ... ile birlikte ... Restorant adlı işyerine gelen şahıs olarak kesin tanıyıp teşhis ettiği,

15/04/2014 tarihli Mahkemedeki Beyanında: "Katılan ... benim ağabeyimdir, ben Beykozda balıkçı dükkanında idim, ağabeyim ...'a ait ... isimli dükkanın müdürü olan .... ... bazı kişilerin dükkana gelerek el koyduklarını söyledi, bunun üzerine iş yerine gittiğimde ağabeyim ... iş yerinde idi, iş yerinde sanık ... dışındaki üç sanık ile birlikte 7-8 kişi daha vardı, bu kişilerde silah olup olmadığını görmedim, bu kişiler ağabeyim ... ile konuşuyorlardı, bu kişilerin ne şekilde, hangi gerekçe ile bu şekilde beyanda bulunduklarını bilmiyorum, ben dışarı çıktığım için konuşmaları tam olarak duymadım, ben orada iken dükkanda herhangi bir kavga dövüş tehdit olmadı, kasadan para alındığını görmedim, ağabeyim bu dükkanı ...'tan devir almıştı, devir alırken ağabeyimin ortağı ...'dı, dükkan devir alınırken, devir karşılı olarak ağabeyime ait bir evde verilmişti, bildiğim kadarıyla ağabeyim dükkanın geri alınması hususunda o ev geri verilmek şartıyla anlaşmaya vardı, ancak dükkan ağabeyim tarafından devir edilmesine rağmen ev verilmedi, senet imzalanması aşamasında ben orada değildim, ne şekilde imzalandığını bilmiyorum. Yukarıda belirttiğim olay Ocak 2010 tarihinde meydana geldi.'' şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanık ... ... soruşturma aşamasında ifadesine başvurulmadığı ancak 15/04/2015 tarihli Mahkemedeki Beyanında; "Tam tarihini hatırlamıyorum üç yıl önceydi, o tarihte katılanın balık tezgahında çalışıyordum, ... iş yerisinden birisini çağırmış ben gittim, bana katılanın 11.000 TL borcunun ödediklerini, bu nedenle bu paranın kendisine ödenmesini, aksi halde katılanın tezgahını elinden alacaklarını söyledi, bende bu hususu ...'e söyledim, bildiğim kadarıyla bu para peyder pey balık verilmek üzere katılan tarafından ...'ye ödendi,'' şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanık ... 28/02/2012 tarihli Emniyet Beyanında: "1991 yılında ... isimli şahsa ait olan ... Restaurant isimli işyerinde komi olarak işe başladım. Bu işyerine 5 yıl komi olarak çalıştıktan sonra aynı işyerinde garson daha sonra şef olarak çalışmaya devam ettim. 2006 yılının sonları yada 2007 yılının başında ... çalışmış olduğum işyerini kiraya vermek istedi. Daha sonra kendisini işyerimizin yakınında bulunan balık pazarında balıkçı olarak bildiğim ve sürekli olarak kendisinden balık satın aldığım ... isimli şahıs bana İhsan
... işyerini kiraya verdiğini duyduğunu, bu işyerini beraber alarak işletebileceğimizi söyledi. Bunun üzerine ... ile %50 oranında ... Restaurant isimli işyerini 10 yıllığına kiraladık. ...'ün daha önceden sabıkası olması nedeni ile işyerinin banka hesapları benim üzerime idi. Bu nedenle kendi adıma Akbanktan çek aldım. Halkbankasından 10.000 TL kredi çektim. İş bankasından 50.000 TL'lik Jetta araba aldık. Ayrıca işyerinin elektrik su vb. tüm resmi şeyleri benim adıma idi. Daha sonra ...'a olan kira borçlarımızı ve piyasaya olan borçlarımızı ödeyemedik. Bu nedenle ... ile aramız bozuldu. ... isimli şahıs beni tüm resmi işlerinde kullandı, daha sonra elimde hiç para kalmadı. Bankaya olan borçlarımı ödeyemedim. Bu nedenle ... ya kendisine para vermemi yada ortaklıktan ayrılmamı istedi. Bu sebeple 2008 yılında ... ile olan ortaklığımız sona erdi. Ancak bankaya, mal sahibine ve piyasa olan tüm borçlarımız duruyordu, hiçbirini ödeyemedik. Halen üzerimde 150.000 TL borç bulunmaktadır. ..., adıma düzenlenmiş ve piyasada kullandığı çekleri ödemediği için ben karşılıksız çekten dolayı 2011 yılının 6. ayında cezaevine girdim. 2012 yılının ocak ayında tahliye oldum. Söz konusu borçlar ile ilgili olarak sürekli evime icra gelmektedir. Ayrıca ... isimli şahıs benden habersiz kimliğini kullanarak iki adet cep telefonu numarası alarak kullanmış ve telefonu faturalarını da ödememiştir. Bu konuda ... tarafından çok mağdur edildim. Mağduriyetimle ilgili olarak ilgili Cumhuriyet Savcılıklarında müracaatlarım bulunmaktadır. Ben kimseden habersiz bir şekilde para almadım. ...'ün ifadesinde hakkımda beyan ettiği iddialar tamamen asılsızdır. ... ile ortak olduğumuz dönemde ne işyeri sahibimiz ... nede başka herhangi bir şahıs bizi işyerimizden zorla çıkarmaya çalışmadı. Ortaklığımız sona erdikten sonra ... bu işyerini tek başına işletmeye devam etti. ...'ın yada başka herhangi bir şahsın ...'e zorla senet imzalatıp imzalatmadıklarını bilmiyorum. ... ile olan ortaklığımız sona erdikten sonra ... ile ... arasındaki meydana geldiği söylenen olaylar hakkında bir bilgim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunduğu;

15/04/2014 tarihli Mahkemedeki Beyanında: "İş yeri sahibi ...'tı ben yanında çalışıyordum, daha sonra kendine bir ortak bul, bende ...'ü buldum, ...'de nakit para olmadığından, bende de olmadığından, ...'a devir için Kağıthane'deki bir evi ... verdi, bende hisseye ilişkin olarak daha sonra ...'e 40.000 TL verdim, bu şekilde iş yerini devir alarak, işletmeye başladık, ancak ... bana çek karnesi aldırttı, yine benim adıma Tüketici Kredisi alındı, bunların hiçbiri ödenmedi, çekler karşılıksız çıktı, çekleri ... kullanıyordu, bunun üzerine ben borç miktarı çok olduğu için ... ile anlaştım, aramızda sözleşme yaptık, ... hissem karşılığında bana 60.000 TL'lik senet verdi, ayrıca dükkanın tüm borçlarının, kredi borçlarını karşılıksız kalan çek bedellerini ... ... ödeyecekti, ancak daha sonra hem borçlar ödenmedi, hem de benim senetlerim ödemedi ve ... bana kiralarında ödenmediğini söyledi, bende durumu kendisine anlatınca yanımıza bir Avukat olduğu halde avukatın adı ... idi, iş yerinde ..., ... , ... ... ... ve Avukat olduğu halde ... ... ile görüştük, toplam borç miktarı
317.000 TL tutuyordu, orada bir sözleşme yapıldı, ...'de imzaladı, Noterden de devir işlemi yapıldı, bu sırada herhangi bir tehdit veya zorlama olmadı.'' şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanık ...'nin sanık ...'ın 29.02.2012 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı ifadesi alırken savunmanı olarak vermiş olduğu beyanında; “Ben şüphelinin (...'ın) 1978 den bu yana avukatıyım. Bu konuda 1986 tarihli vekaletname örneğini sunuyorum. 2010 yılı başlarında müvekkilim beni arayarak bana "Ben sana danışmadan iş yerini kiraya verdim. Şimdi çok mağdur durumdayım sözleşmelerin feshi için görüşme yapıyoruz, anlaşmadan sonra yazılı sözleşmeyi senin yapmanı istiyorum."dedi. Bunun üzerine ben şartlarda anlaşılması üzerine iş yerine gittim. İki tarafıda dinleyerek herkesin üzerinde anlaştığı hususlara dair el yazısı ile notlar tuttum bu notları taraflara ayrı ayrı teslim ettim, daha sonra dosyada bulunan 08.01.2010 tarihli sözleşmeyi hazırlayarak taraflara gönderdim. Benim olmadığım bir ortamda bu sözleşme ayın 8'inden sonra tüm taraflarca imzalanmış ve bir nüshasıda benim ofisime gönderilmiştir. Daha sonra 11.01.2010 tarihinde ... ve ... tarafından ...'ye vekalet verildi. Bu vekaletleri bir suretini ibraz ediyorum. Biz sözleşmeyi yaptıktan sonra 08.01.2010 tarihinde ... Pasajının diğer hissedarları tarafından tahliyeye dair icra takibi başlatıldığını tespit ettik. Bunun üzerine bizzat ben hissedarların avukatıyla görüştüm. Kira borçlarını kapattık. İş yerini kiralayan ... ... ... iş yeri hissedarlarıyla kira sözleşmesi imzaladı. Daha sonra bu iş yerindeki eşyaların hacizli olması nedeniyle satışa çıkartıldığını gördük. 06.05.2010 tarihinde iş yerine ait mazemeleri icra müdürlüğünden para ile satın aldık. Daha sonrasında da size ibraz ettiğim icra takipleri de başladı. En son olarakta ...'ün borcundan dolayı 30.12.2011 tarihinde 400813,92 TL borç nedeniyle iş yerine icra memurları geldi. İş yerinin şu anda devam eden hacizlerden dolayı borcu tahminen 200.000 TL civarındadır bizim dışında borç olup olmadığını da bilemiyorum. Ben sözleşmeleri imzalandığı sırada ...'le yüz yüze görüşmüştüm kendisine kartımı dahi vermiştim ancak kendisi benimle hiçbir şekilde yanıma da gelmedi. Olay tamamen müştekinin tüm borçlarını müvekkilime, onun damadına ve iş yerine yeni kiralayan kişilere devretmeye çalışmasından kaynaklanmıştır. Müvekkilimin örgüt üyesi olması söz konusu değildir. Bu olaydan dolayı madur olmuştur. Borçları kapattığı takdirde zaten teminat olarak alınan evde kendisine iade edilecektir. Müvekkilimizin serbest bırakılmasını talep ediyoruz,” şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanığın 01/07/2014 tarihli Mahkemedeki Beyanında: "Ben ...'ı uzun yıllardan beri tanırım, ... isimli iş yerini işletiyordu, daha sonra bu iş yerinin tapusunu damadı ...'un sahibi olduğu ... isimli şirkete devretti, ancak iş yerinin işletme ruhsatı ...'ın üzerineydi, orada iş yerlerinin bağımsız bölümünün ayrı bir tapusu olmadığından toplu olduğundan devir ve kiralama
işlemleri ruhsat sahibi tarafından yapılmaktadır, ancak bu şekilde yapılırsa Belediyeden onay çıkmaktadır, o dönemde avukat olarak bana danışılmadan ... iş yerini yanında çalışan ... isimli kişi ile müşteki ...'e kiralamış, ancak dönem içerisinde bu kişiler kira borçlarını ödemedikleri gibi çevreye de borçlanmışlar alacaklılar hacizler yapmışlar, ayrıca belirtiğim gibi tapular ortaktır, ancak kişiler kendi aralarında fiilen dükkanları bölüşmüşlerdir, yani fiili bir taksim vardır, ancak tapuda hisseler olmasına rağmen fiilen dükkanları işletmeyen kişilere de kurulan birlik bir kira bedeli ödemektedir, bu dönem içerisinde bu tapu sahiplerine de herhangi bir ödeme yapılmadığı için tahliye talebi istenilmiş, bu prosedür doğrultusunda tahliye sağlandığı takdirde ruhsat sahibi olan ...'ın da hakları zarara girecekti, bu yüzden ben kendilerine anlaşmalarını söyledim, onlarda anlaşmışlar, bana haber verdiler. Bende bunun üzerine ... ile birlikte ... isimli iş yerine gittim, mal sahibi olarak ... gözüktüğünden onun yetkilisi ..., ..., müşteki ... ve ... isimli kişilerle birlikte ... isimli iş yerinde bir araya geldik, burada malların sayımı yapıldı, ayrıca ben kendi el yazımla sözleşmeyi hazırladım, taraflar sözleşmeyi imzaladılar, daha sonra bu sözleşme kapsamında ben el yazı ile yazdığım sözleşmeyi daktiloya çektim, o sözleşmede ertesi gün taraflarca imzalandı, daha sonra Noterden de sözleşme onaylandı, ... isimli iş yerinde yukarıda saydıklarımdan başka aynı iş yerinde çalışan bir kaç kişi vardı,...'da o gün ...'e daha sonra gelmiş olabilir, sözleşme imzalanırken müştekinin herhangi bir tehdit edilmesi, cebir uygulanması söz konusu değildir, daha sonrada bu prosedürlere devam ettik, ben belirttiğim gibi ... tarafından iş yerinin devir ve kiralaması aşamasında yoktum, o nedenle müşteki ile ... arasındaki bu işlemlerin ayrıntılarını bilemiyorum, protokol yapılırken bu konu gündeme geldi ve bu kapsamda önceki devirde anlaşmaya konu olan taşınmaza ilişkin olarak da hüküm koyduk, müşteki ... borçları ödediği takdirde taşınmaz geri verilecekti ancak borçlar ödenmediği için taşınmaz geri verilmedi,'' şeklinde beyanda bulunduğu,

Tanık ...'nun soruşturma aşamasında ifadesine başvurulmadığı ancak 11/12/2014 tarihli Mahkememizdeki Beyanında: "Ben o tarihte ...'ün işlettiği işyerinde çalışıyordum, şu anda da aynı işyerinde çalışmaya devam ediyorum, ancak devirden sonraki işyeri sahibi... olmuştu, bu işyerini şu an ... işletmektedir, yaklaşık 3 sene önce tarihini hatırlayamadığım bir gün gündüz vakti işyerinin mal sahibi olan ... geldi, yanında avukatı vardı, ...'de yanlarındaydı, ...'ün geldikleri sırada dükkanda mı yoksa daha sonra mı geldiğini tam hatırlayamadım ancak bu kişiler ... bey ile konuştular ve aralarında sözleşme imzaladılar, sözleşme içeriğini tam olarak bilemiyorum, tam
hatırlamıyorum ancak sözleşme yapıldıktan sonra o günkü hasılat olan 100 TL'nin alındığını hatırlıyorum, bu konuda tutanak da düzenlendi, sözleşme imzalanırken herhangi bir tehdit olmadı, ben müşteki ile mal sahibi arasındaki
ilişkileri tam olarak bilemiyorum ancak müştekinin ... ile ortak olarak bu işyerini mal sahibinden kiraladıklarını duydum ancak ben bu aşamada işyerinde değildim, ben işyerinde çalışmaya başladığımda işyerini ... işletiyordu, ...'da ortaktı ancak daha sonra ortaklıktan ayrıldı, niye ayrıldığını bilmiyorum,'' şeklinde beyanda bulunduğu;

Tanık ...'ın soruşturma aşamasında ifadesine başvurulmadığı ancak 06/03/2015 tarihli Mahkememizdeki Beyanında: "Ben mutfakta aşçıyım, katılanlardan ... ile daha önce çalışmıştım. Sanıklardan ... bey avukatı ile geldi, kendi aralarında anlaştılar, imzaları atarak ... beyler işletmeye devam etti. Yanlarında sanıklardan ...'de vardı. Ben başka kimseyi görmedim. Ben herhangi bir tehdit, darp, cebir şiddet görmedim kendi aralarında anlaştılar imzalar atıldı. Ben çalışmaya devam ettim. ... beyle 2 yıl çalışmıştım. Sanıklardan ... beyle de yaklaşık 5 yıl çalıştım. Olay hakkındaki bilgim bundan ibarettir,'' şeklinde ifadede bulunmuştur.

Dosya, beyan, tutunaklar ve deliller ile belirlenen somut olayda; ortaya çıkan kuşku ve duraksamalar karşısında, öncelikle sanıkların suç teşkil eden haksız fiilleri bulunup bulunmadığı, varsa bunun hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir.

Hal böyle olunca;

Öncelikle, katılan ...'ün iddia ve beyanlarını teyit eden tanıklar ..., ..., ..., ... ve... ile sanıkların inkara dayalı savunmalarını destekleyen tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beyanları arasındaki açık aykırılıklar giderilip, katılan ve bazı tanıkların beyanlarında olay hakkında görgü ve bilgileri olduğunu belirttikleri tanıklar...., ... ile ... ve ... isimli şahısların açık kimliği araştırılıp kimliklerinin tespit edilmesi halinde olayla ilgili antlı beyanları tespit edilip, iddia ve savunmanın bir bütün olarak değerlendirilip birinin diğerine üstün kılan nedenler denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan eksik soruşturma ile yetinilip Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddelerine aykırı olarak genel geçişli ifadelere yer verilerek, duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;

Sanıklar hakkında yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK.nın 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit suçununun uygulama koşullarının karar yerinde tartışmasız bırakılması,

2- UYAP sisteminden alınan sanık ...'ın nüfus kaydına göre, sanığın hükümden sonra 11.04.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Cevapla