Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/1253 E. , 2017/10536 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/1253 E. , 2017/10536 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391449
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/1253 E. , 2017/10536 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin kullandığı araçla çarpışması sonucu müvekkilinin kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında müvekkili müşterek kusurlu bulunsa da bunu kabul etmediklerini, müvekkilinin tedavisinin hala devam ettiğini, tedavi süresinin uzunluğu nedeniyle maddi olarak zarara uğradığını, hastaneye gidiş geliş için ticari taksi tutmak ve kullandığı ilaçlar için katılım payı ödemek zorunda kaldığını, " ..." adlı restorantın şef aşçısı iken kaza nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, elem çektiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan(davalı ... şirketi manevi tazminattan sorumlu değil) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle ... tarafından ödenen 1.293,81 TL geçici işgöremezlik ödemesini mahsup ederek talebini belgesiz tedavi gideri, geçici ve sürekli işgöremezlik bakımından 11.270,06 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ..., olaydan üç gün sonra davacıyı hastanede ziyaret ettiğini ve zararlarına karşılık kendisine 600 TL ödediğini, bu konuda HMK hükümleri gereğince davacının isticvabını talep ettiğini, kastı olmadığı için manevi tazminatla da sorumlu olmadığını, davacının kendi kusurunun da kazanın oluşmasında etkili olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, açılan davanın kısmen kabulü ile, ıslah da dahil 10.770,06 TL maddi tazminatın 15.03.2010 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalılardan ... şirketinin poliçe limitiyle sınırlı ve bu davalı için dava tarihi olan 17.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle)fazlaya dair talebin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın ... şirketi dışındaki diğer davalılardan 15.03.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK.'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Davacı ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 11.270,06 TL'ye yükseltmiş, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporuna göre 500 TL takdiri indirim de yapılarak toplam 10.770,06 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Maddi tazminat hükmü davacı yönünden kesin niteliktedir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ...’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin maddi tazminat hükmü ile ilgili temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... ve davalı ...’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece adli tıp uzmanı tarafından SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü (Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği)’ne göre düzenlenen rapor esas alınarak hesaplama yaptırılmıştır. Ancak 15.3.2010 kaza tarihi itibari ile Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olup bilirkişi tarafından ilgili yönetmeliğin mi, yoksa tüzüğün mü rapora esas alındığı açık olmadığından rapor denetime elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde rapor alınarak sonucuna göre (kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin, davalı ... ile davalı ...’nın maddi ve manevi tazminata ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin maddi tazminat hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ...’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ...’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... ve davalı ... yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin, davalı ... ile davalı ...’nın maddi ve manevi tazminata ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar ...ve ...'ya geri verilmesine, 14/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları