Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/19222 E. , 2017/10435 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/19222 E. , 2017/10435 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391384
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/19222 E. , 2017/10435 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'in 31/08/2016 tarihinde... plakalı aracı ile maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdiğini, kaza nedeniyle hastanede tedavi edilen müvekkilinin hastane tarafından verilen raporla karakola gittiğini, rapordaki alkol miktarının polis tarafından yanlış yorumlanmış ve raporda görünen vücuttaki saf alkol oranını 100'e bölmeden direk tutanağa geçirildiğini, müvekkilinin 1.05 promil alkollü olduğu gerekçesiyle yasal işleme maruz kaldığını, müvekkilin daha sonra gittiği diğer hastanalerden olay anında alkolsüz olduğuna dair raporlar aldığını, buna göre ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/962-1146 E-K sayılı dosyası ile alkollü araç kullanmak suçundan yargılandığını ve yargılama sonucunda beraat ettiğini, kararın temyiz edilmeden kesinleşmiş olduğunu, kazanın ardından davalı ... şirketinin görevlendirdiği eksper tarafından tam hasar tespitinin yapıldığını ve araç değerinin 17.900,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkiline alkollü araç kullanma durumundan dolayı işlem yapılması üzerine davalı ... tarafından işlemlerin askıya alındığını, ... şirketi tarafından ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/962-1146 E-K sayılı ve ... 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/2109 değişik iş numaralı dosyalarının sonuçlanmasının beklenildiğini, bu davaların sonucunda müvekkilinin alkollü olmadığının kesin olarak tespit edildiğini, ... 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarih 2013/2109 değişik iş sayılı kararı ile müvekkiline daha önce verilmiş olan idari para cezasının da kesin olarak kaldırıldığını, söz konusu davanın açılmasında
ve idari para cezasının verilmesinde müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen davalı ... bu süre zarfında araçta değer kaybı meydana geldiğinden bahisle teklifini 14.700,00 TL'ye düşürdüğü, müvekkilinin bu teklifi içinde bulunduğu zor durum nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kabul ettiğini, davalı ... şirketinin müvekkilinin kusuru olmayan bir durum nedeniyle aradan geçen süreyi sebep göstererek hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, bu nedenle aracın asıl değeri olan 17.900,00 TL ile müvekkiline ödenen 14.700,00 TL arasındaki 3.200,00 TL farkın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kayıt ve şartı ile kaza tarihi olan 31/08/2013 tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan hükmen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiği, sigortalı aracın sovtajı düşmüş olduğundan müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirketin bu nedenle davacıya sunduğu teklifi düşürmüş olduğunu, ortada bir yanılgı varsa bunun müvekkili şirkete ödettirilemeyeceğini, hukuka ve sigortacılık genel ilkelerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; Davacının Davasının KABULÜ ile 3.200,00 TL alacağın kaza tarihi olan 31/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko ... poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1-28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, ..., vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko ... sözleşmesine aykırılıktır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
Davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-)Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları