Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/19101 E. , 2017/10280 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/19101 E. , 2017/10280 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389655
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/19101 E. , 2017/10280 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili; 03.12.2014 günü, müvekkile ait olan ve sürücü...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön kısmı ile çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, yapılan incelemede bu kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazada asli kusurlu olan... plaka sayılı aracın ... kapsamında ... Anonim ... şirketince sigortalı olduğunu, müvekkiline ait ... plaka sayılı Ford marka araçta meydana gelen araç hasarı ve değer düşüklüğünün ... şirketinin teminatı kapsamında olduğunu, müvekkiline ait araca ilişkin eksper raporunda birçok parçanın kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte 1.000,00 TL (... kapsamında) değer düşüklüğü nedeniyle maddi tazminatın davalı ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; ...plakalı aracın müvekkil şirket tarafından Zorunlu Karayolları Mali Mesuliyet (Trafik) ... Poliçesi ile sigortalandığını, davacı yana 28.01.2015 tarihinde 10.000 TL ödendiğini, kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını, değer kaybına ilişkin talepler yönünden ise sigort ekspertiz incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı yanın fahiş oranındaki değer kaybı taleplerinin reddine karar verilmesini, dava açılmasına müvekkil şirketçe sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden aleyhlerine hüküm kurulmamasını, davacı yanın kaza tarihinden faiz taleplerinin reddini, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 4.500,00 TL tazminatın 28/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybının tazmini istemine yöneliktir.
Anayasanın 35 ve 36. maddeleri ile 6100 sayılı HMK.'nun 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, 6100 Sayılı HMK.'nun 280. maddesi son cümlesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, 281/1 maddesi hükmüne göre de; tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Somut olayda; makine mühendisi bilirkişi raporu davalı ... vekiline 08.06.2016 tarihinde, davacı vekilinin ıslah dilekçesi 13.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça beyanda bulunması için gerekli yasal sürelerin bitmesi beklenmeden Mahkemece 17.06.2016 da karar açıklanmıştır. Davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek şekilde, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Davalı vekiline bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliğinden sonra iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca ıslah dilekçesi de tebliğ edildikten sonra davalı tarafa beyanda bulunması için verilen yasal sürenin dolması beklenmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... şirketine geri verilmesine 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları