Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/14812 E. , 2017/10389 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/14812 E. , 2017/10389 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 404947
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/14812 E. , 2017/10389 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait olup onun sorumluluğunda bulunan rögar kapağı çevresinde kazı çalışması yaparken uyarıcı işaretleme yapmayan davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kazada davacının aracının hasar gördüğünü, kaza mahallinden aracın servise götürülmesi için de 472,00 TL. çekici ücreti ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.872,33 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek en ... faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, yüklenici şirket tarafından çalışma yapılan yol kısmında kaza gerçekleştiğinden davalıya husumet düşmeyeceğini, istisna akdine dayalı olarak işi yapan yüklenici şirket çalışanları üzerinde davalının denetim yetkisi de bulunmadığından zarar ile illiyet bağlarının olmadığını, davacı sürücüsünün kazada kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 4.200,37 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalıya ait rögar kapağının bulunduğu mahalde, davalıdan ihale ile işi alan şirketin yapım çalışması sırasındaki işaretleme eksiği nedeniyle zararın ortaya çıktığı gözetildiğinde, 3. kişi konumunda olan davacının zararından işin asıl sahibi olan davalının sorumlu olduğunun kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen araç hasarı ile çekici ücretinden oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, kusurlu eylemi neticesinde doğan gerçek zarardan sorumlu olup, mahkemece davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan zarar miktarının belirlenmesi, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ve alınan 20.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda saptanan zarar miktarına göre de hüküm tesis edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için yapılan işçilik ve kullanılan parça bedellerine ilişkin olarak sunulan faturadaki bedellerin günün rayicine uygun ve kazayla uyumlu olduğu bildirildikten sonra; hasarın onarımı için araç vites kutusunun değiştirildiği, davacı aracının modeli de gözetildiğinde bu değişim nedeniyle parça bedelinin % 20'sine tekabül eden 671,96 TL'lik yenilenme değerinin düşülmesi ile hasar onarım bedelinin 3.728,37 TL. olarak saptandığı şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir.
Davaya konu kazada, davacıya ait aracın altı, yol yüzeyinden yüksekte kalan rögar kapağına çarpıldığı için aracın vites kutusunda hasar oluşmuş ve vites kutusunun değişimi gerekmiştir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda, vites kutusunun yenilenmesi nedeniyle, davacı aracının modeline nazaran % 20'lik değer kazanma sözkonusu olacağı gerekçesiyle zarar miktarından indirim yapılmış ise de; araç vites kutusunun, belirli aralıklarla değişimi gereken araç parçalarından olmayışı ve ancak hasara uğraması halinde değiştirilen parçalardan oluşu, davacı aracının vites kutusunun da davalının kusurlu eyleminden kaynaklanan kazada hasar gördüğü gözetildiğinde, hakkaniyet gereği bir miktar indirim yapılması yerinde olsa dahi, % 20 oranındaki tenzilat somut olayın şartlarına uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacının davaya konu ettiği tazminat miktarının 671,96 TL'lik kısmının reddedildiği, reddolunan alacak kısmı üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri sırasında, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. Maddesine göre takdir edilecek ücretin reddolunan dava kısmını geçemeyeceğinin gözetilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 214,93 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları