Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/14604 E. , 2017/10493 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/14604 E. , 2017/10493 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391984
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/14604 E. , 2017/10493 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.11.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı tarafından davalı şirket yetkililerine 3 aydır ilaç kullanarak tedavisi devam eden ve işlevselliği tedavi ile düzelmeyen yaygın anksiyete bozukluğu olduğu beyan ederek 06/06/2012 tarihinde başvuru formu düzenlediğini, ve ... risk nedeniyle aylık 180 USD prim ödeyeceğini beyan ettiğini, davalı şirketin acentesine risk kabul açısından uygun görüldüğüne ilişkin mailin iletilmesi sonrasında taraflar arasındaki ... akdine esas teşkil eden poliçenin tanzim edildiğini, 16 yıl süreli sözleşmede hastalık sonucu maluliyet tazminatı olarak 108.000 USD birikim kapitali öngörüldüğünü, davacının 20/04/2012 tarihinde gördüğü tedavinin olumsuz neticelenmesi üzerine ... üniversitesi Tıp Fakültesinden 08/01/2013 tarihinde çalışma gücünü %50 oranında yitirdiğine ilişkin maluliyet raporu verildiğini, tazminat ödenmesi talebi ile davalıya yapılan tazminat başvurusunun 31/01/2013 tarihli yazı ile reddedildiğini, sigortalının başvuru formunda kendisine konulan tanı ile ilgili tüm ayrıntılarını beyan ettiğini, sigortalının ... Mimarlık Bölümünde Yrd. Doç. Dr olarak çalışmakta iken 22/02/2013 tarihinde işinden ayrılmak zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL nin davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebin 95.42,40 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 11/06/2012 tarihli ... ... Sigortası aktedildiğini, 11/06/... - 2016/... -2017/... 11/06/... vadeli poliçede yer alan genel ve özel şartlar kapsamında kaza sonucu sigortalı davacıya vefat, kaza sonucu maluliyet ve hastalık sonucu maluliyet teminatları verildiğini, davacının 08/01/2013 tarihli %50 özürlü sağlık raporunu gerekçe göstererek hastalık sonucu maluliyet tazminatı sebebiyle talepte bulunduğunu, ancak iş bu sağlık raporuna esas teşkil eden anksiyete bozukluğu tanısının sigortalıya poliçenin tazmininden önce 20/04/2012 tarihinde konulmuş olması nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, hastalığın tedavi edilemez akıl hastalığı niteliğinde olmadığından tedavisinin mümkün olup olmadığı hususu ile tedavisi yapılabiliyor ise maluliyet oranının değişip değişmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre,davanın kabulü ile, 95.342,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hayat ... poliçesine dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı ile arasındaki ... Gelecek Sigortası poliçesiyle hastalık sonucu maluliyet teminatı verildiğini, davacının maluliyete uğraması nedeniyle bu teminat bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği iddiasında bulunarak dava açmış; davalı taraf,tanının poliçe öncesi konulduğunu, tedavisinin mümkün olup olmadığının ve tedavisi yapılabiliyor ise maluliyet oranının ne olacağının değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dosya, bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 20.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda, davacı sigortalının beyan yükümünü ihlal ettiği ve maluliyete ilişkin olarak ... dan rapor alınabileceği, hususları değerlendirilmiş, ... hakemi bilirkişi ... tarafından verilen ve ayrık görüş içeren 23.06.2014 tarihli raporda ise davacının beyan yükümünü kasten ihlal etmemiş olduğu, davacının talebinin poliçe teminatında bulunduğu değerlendirilmiş, mahkemece söz konusu ayrık rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Poliçe teminatının geçerli olup olmaması bakımından davacının yaşadığı hastalık nedeni ile maluliyeti oluşup oluşmadığı ve oluşmuş ise maluliyet oranının tespiti önem arzetmektedir.
Davacının yaşadığı hastalık nedeniyle maluliyete uğrayıp uğramadığının tespiti bakımından alınan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nun 11.04.2016 tarihli raporunda, davacıda saptanan yaygın anksiyete ve agorafobi rahatsızlıkları nedeniyle oluşan maluliyetin % 60'ın altında olduğu belirtilmiştir.
Davacının maluliyetinin tesbiti ile ilgili tedavi ve takibinin yapıldığı ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin 08.01.2013 tarihli raporunda, davacıda saptanan yaygın anksiyete bozukluğu rahatsızlığı nedeniyle, davacının işgücü kaybı oranının % 50 olduğu, yine ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin 18.02.2013 tarihli raporunda ise davacıda saptanan yaygın anksiyete bozukluğu ve agorafobi rahatsızlıkları nedeniyle işgücü kaybı oranının %50 olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi raporları irdelenmeyen ve net bir maluliyet oranı da belirlemeyen ... 3. İhtisas Kurulu'nun 11.04.2016 tarihli raporunun davacının maluliyet durumunu belirlemek açısından yeterli olduğunun kabulü mümkün değildir. Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15/a madde- sinde verilen görev gereği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan, ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi raporları ile ... 3. İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkileri gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; 1.480,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları