Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/13962 E. , 2017/10445 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/13962 E. , 2017/10445 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/13962 E. , 2017/10445 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının davacıya ait ... plaka sayılı aracın kasko sigortacısı olduğunu, 29/03/2013 tarihli kaza ile hasarlandığını, kazanın davacının akrabası ...'ın kullanımında iken meydana geldiğini, davalı tarafça 17/05/2013 tarihli dilekçe ile 2.716,00 TL ödeme konusunda mutabık olduğunu, hasarlı aracın tarafına terk edilmesi şeklindeki beyanlarının onaylanmasının istenildiğini, ... şirketinin teklif ettiği miktarın kabulünün mümkün olmadığını, rizikonun meydana geldiği tarihteki rayiç değeri üzerinden ödeme yapılması gerektiğini, davalının davacının daha önce rent a car işini yapmış olması nedeni ile ödemeden kaçındığını, ancak aracın ret a car işinde kullanılmadığını, davacının bu işi kapattığını, aracı kullananın yakın akrabası olduğundan bahisle 20.500,00 TL'nin 29/03/2013 tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığının öğrenilmesi nedeni ile proporsiyon yapıldığını ve 2.716,00 TL'nin ödenmesinin teklif edildiğini, ayrıca davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, hasar miktarı belirlenirken hurda tenzilinin yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin 29/03/2013 olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının araç kiralama işini yaptığı ancak ... Ticaret Odasından gelen cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere kayıtsız olarak yaptığı, dolayısı ile davacı tarafın olay tarihindeki araç kiralama işini bırakmıştım iddiasını kanıtlayamadığı, kaza yapan tanık ...'ın akraba olarak belirtilmesine rağmen akraba olmadığı bizzat tanık tarafından belirtildiği dolayısı ile iddia kanıtlanamadığından davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko ... sözleşmesine dayanılarak davacı sigortalı tarafından davalı ... şirketi aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, işleteni olduğu hususi otomobilini davalı sigortacıya kasko ... poliçesi ile sigortalatmıştır. Araç, dava dışı...’ın sevk ve idaresinde iken davaya konu hasarın gerçekleştiği trafik kazası meydana gelmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde kullanım şekli klozunda; "Teminat; Aracın kullanım şeklinin hususi otomobil olduğu beyanına göre verilmiştir. Araç hiç bir şekilde kiralık araç, rent a car, uzun süreli kiralık araç, taksi, dolmuş olarak kullanılamaz. Bu şekilde kullanıldığının tespiti halinde kasko genel şartlarındaki haklar saklı kalmak kaydıyla her hasarın %50si sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir." düzenlemesine yer verilerek aracın kiralamada kullanılması halinde oluşacak zararların %50 teminat kapsamı dışında olması benimsenmiştir. Davacı vekili, davacının aracını kaza esnasında kullanan kişiye akrabası olduğundan hatır amaçlı olarak verdiğini beyan etmiş, bu nedenle kazada oluşan hasarın kasko teminatı kapsamında kaldığını belirterek zararın tazminini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili ise, davacının aracının rent a car işinde kullanıldığı esnada hasarlandığını, poliçe şartlarına göre bu halin teminat dışında kaldığını, sorumluluklarının olmadığını savunmuştur.
Davacının, oto kiralama işi yaptığı ve dava konusu aracı da kiralık olarak verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ancak Kasko ... poliçesinde kullanım şekli klozunda; aracın kiralık olarak kullanılması hali tamamen teminat dışı bırakılmamış; hasarın %50'si sigortalının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir; şeklinde teminat verilmiştir.
Mahkemece; bu hususlar gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları