Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/13822 E. , 2017/10397 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/13822 E. , 2017/10397 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/13822 E. , 2017/10397 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 11.09.2011 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın davacıya ait araca çarpması sonucu davacının aracının ağır hasar gördüğünü ve 70 gün serviste kaldığını belirterek oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (... şirketi yalnızca değer kaybından poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 27.03.2014 tarihli dilekçe ile dava değerini 30.761,10 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili; kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davalı sürücünün kusurunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili; kazanç kaybı ve değer kaybından sorumlu olmadıklarını, kusura itiraz ettiklerini ve sorumluluklarının limitle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 23.070,82-TL'nin kaza tarihi olan 11/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen davalı ... şirketi ... bakımından limitle sınırlı olmak üzere alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ve davalı .... Vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine reddine karar vermek gerekmiştir
2-Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın çekici ve dorse olduğunu, aracın kullanılamadığı süre içinde davacının gelir kaybı olduğunu belirterek gelir kaybı zararı ve ayrıca hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsilini talep etmiştir.
Haksız eylemlerde zarar sorumluları, gerçek zarardan sorumlu olurlar. Gerçek zararın HMK'nın 266.maddesi gereğince konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan 17.03.2014 tarihli makina mühendisi bilirkişi raporunda, Hazine müsteşarlığı tarafından hazırlanan taslak değer kaybı hesaplamalarındaki matematiksel yöntem olan Baz-Toplam Değer Kaybı yöntemine göre araçta oluşan değer kaybının 8.625,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunda uygulanan bu yöntem Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun değildir. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir.
Yine kazanç kaybı bedeli konusunda hükme esas alınan 03.02.2014 tarihli uzman hukukçu hesap raporunda "... ... ve Havalisi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin 21.10.2013 tarihli yazısında, kooperatifleri bünyesinde çalışan bir çekicinin dorse ile birlikte aylık 10.500,00 TL net kazanç elde ettiği ve ... A.Ş.'nin 05.11.2013 tarihli yazısında şirketleri bünyesinde çalışan ve dosyada belirtilen araç emsali ile aynı özelliklere sahip bir aracın aylık net kazancının 8.474,00 TL olduğu" anlaşılmakla, her iki yazıdaki aylık net kazançlar ortalaması alınarak (aylık 9.487, 00 TL), dava konusu çekici ile dorsenin 12.09.2011 tarihinde servise geldiği, 21.11.2011 tarihinde servisten ayrıldığı, anılan aracın 70 günlük bu süre boyunca emsal araştırmalara göre belirlenen 70 günlük kazanç kaybının 22.136,10 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı aracının hasarlandığı ve tamir gördüğü süre zarfında davacı yanca kullanılamadığı sabittir. Bu durumda aracın tamir süresi içinde oluşacak gelir kaybı değil, makina mühendisi bilirkişice, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin belirlenerek kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken serviste kaldığı 70 gün üzerinden kazanç kaybının belirlenmesi doğru olmamıştır.
Davacının gelir kaybının hesaplanması yönünden, günlük net kazancının tespiti hususunda seçilecek uzman bilirkişi marifetiyle davacının yaptığı işle ilgili ticari defter, belge, faturalar ile vergi kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının yapmak zorunda olduğu zorunlu giderler dışında aracın çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra günlük net kazancının ne kadar olacağı hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının talepleri açısından yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde araçtaki değer kaybının ve kazanç kaybı bedelinin tespiti hususunda tarafların itirazlarının da değerlendirildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Davalı ... şirketi, hasar gören davacı şirkete ait aracın kasko sigortacısı olan şirket için ... 32. ... Müdürlüğü 2014/9689 E. Sayılı dosyasına Trafik ... Poliçe teminatının tamamı olan 17.500,00 TL ödendiğini, bu nedenle bakiye teminat kalmadığından iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmekle, yapıldığı iddia edilen bu ödemenin araştırılarak ... şirketinin sorumlu olduğu limiti aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.
4-Davalı ... şirketinin ... poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlıdır. ... Genel Şartlarının A.3 maddesinde "Teminat Dışı Kalan Haller" başlığında (m) bendinde; dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı kaldığı açıkça belirtilmiştir. Kazanç kaybı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir. kazaya neden olan aracın zorunlu trafik ... poliçesi ile sigortacısı olduğu davalı ... şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, kazanç kaybı gideri teminat kapsamında olmadığından sorumlu tutulamayacaktır. Genel Şartlardaki hükümlerin gözönüne alınmadan karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ve davalı .... Vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'na geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.182,00 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'den alınmasına 13.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları



cron