Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/13093 E. , 2017/9962 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/13093 E. , 2017/9962 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391384
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/13093 E. , 2017/9962 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davalının mülkiyeti kendisine ait... plaka sayılı aracını 06/08/2003 tarihinde ...'ya ait tamirhaneye götürdüğünü, müvekkilleri ... ile ...'nın müşterek oğlu, diğer davacı ...'in kardeşi olan 1988 doğumlu...ı'nın ustası ve akrabası olan...'nın talimatı ile aracın altına girdiğini, ...'nın Meslek Lisesinde öğrenci olduğunu, boş zamanlarında akrabası olan ...'ya yardım ettiğini,... aracın altında çalışırken davalının kendisine ait araca çıkıp ...'nın aracın altında olduğunu bilmesine rağmen aracı çalıştırdığını, bu şekilde ...'nın başının ezilmesi suretiyle ölümüne sebep olduğunu, olayın...'in babasının gözü önünde gerçekleştiğini, olayda davalının tam kusurlu olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davalının 4/8, diğer sanık...'nın 2/8, müteveffa...'nın ise 2/8 oranında kusurlu bulunduğunu, mahkemece sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, verilen kararın sanık ... tarafından temyiz edildiğini, bu davayı Asliye Ceza Mahkemesindeki kusur oranını dikkate alarak açtıklarını, belirterek anne ve baba için 10,00 TL maddi, ... için 10.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL maddi, küçük... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... yönünden 10 TL, diğer davacı ... yönünden ise 10 TL maddi tazminat talep edildiği, davacı ... ile...in ölenin anne ve babası olduğu, her ne kadar davacı taraf maddi tazminat yönünden bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçmiş ise de, talep edilen 10 ar TL maddi tazminat miktarında her halükarda zararları bulunduğu, bu hususun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekmediği anlaşılmakla 10 ar TL maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasının reddine, ceza dosyası içeriği, davacıların anne, baba ve kardeş olması, davacılardan babanın olay anını bizzat yaşaması, tarafların sosyal-ekonomik durumu, olay tarihi, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve hakkaniyet gereği davacı baba ... için 5.000 TL, davacı anne ... için 4.000 TL, kardeş ... (...) için 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce verilen 29.05.2014gün ve 2013/9838 Esas, 2014/8717 Karar sayılı ilamda “2-a)6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50.maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", "TMK. 28 maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği", ölüm ile kişilik hakları son bulduğundan karar tarihinden bir gün önce öldüğü anlaşılan davacı ...'nın mirasçılarının davaya dahil edilmesi gereğine değinilmiş, b)Kabule göre de; Mahkemece davacı taraf maddi tazminat istemine yönelik bilirkişi incelemesinden vazgeçtiği her halukarda 10,00'ar TL zararı olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; davacıların destek zararının belirlenmeden ve buna yönelik delilleri toplanmadan yazılı miktara hükmedilmesi, isabetliolmadığın, c)Keza, dava dilekçesinde her iki davacı için şimdilik 10 TL maddi
tazminat talebinde bulunulmuş olmasına rağmen her iki davacı lehine ayrı ayrı 10,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş olmasınında isabetli olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davacı ... ve ... yönünden Mahkemece 2004/199E.-2012/733K. Sayılı 06/11/2012 tarihli kararı ile hüküm kurulduğu ve hükmün bozmaya konu edilmediği anlaşılmakla bu davacılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ölü davacı ... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 10,00TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 06/08/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak ...'ya ait... 2. Noterliğinin 14/11/2012 tarihli 10378 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, 5.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 06/08/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak ...'ya ait ... 2. Noterliğinin 14/11/2012 tarihli 10378 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, Küçük... yönünden talep edilen maddi-manevi tazminat talebinin reddine (olay tarihi itibariyle hayatta olmadığı, 09.10.2005 tarihinde dünyaya geldiği) dair karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, tek taraflı trafik kazası neticesinde davacıların desteğinin vefatından dolayı talep edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında maddi tazminatların (zararın) belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Bozmka ilamı içeriğine göre destek zararının belirlenmesi konusunda taraf delilleri toplanmamış ve zarar miktarı tespit edilmeden hüküm kurulmuştur. Yine bozma ilamında davacı anne ve baba için şimdilik 10,00TL maddi tazminat talep edildiği halde ayrı ayrı 10,00 ar TL maddi tazminata hükmedilmesinin de doğru olmadığına değinilmiştir.
Bu durumda mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları