Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/13062 E. , 2017/10166 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/13062 E. , 2017/10166 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387978
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/13062 E. , 2017/10166 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07.11.2017 Salı günü davacılar vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, ...'nın eşi ve küçük çocukların babası ...'nın 04.06.2014 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonet ile ...üretim sahasında bulunan işyerine giderken meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini,...plakalı aracın davalı şirkete ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, sürücü ... ve müvekkilinin eşinin aynı firmada çalıştıklarını, müvekkilinin firmada güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru olmayıp tüm kusurun araç şoförü ...'a ait bulunduğunu, 12.08.2014 tarihinde ... şirketine iadeli taahhütlü olarak posta kanalıyla başvurulduğunu ve başvurunun 19.08.2014 tarihinde ... şirketine ulaştığını belirterek ... limiti ile sınırlı olmak üzere müvekkilleri için hesaplanacak olan destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 10.000 TL nin kaza tarihinden veya davalı şirketin temerrüde düştüğü tarih olan 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 268.000 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 268.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda davacıların desteği ...-... Petrol Boru Hattının güvenlik işini yapan özel bir şirkette işçi olup, olay günü de sürücü olan diğer işçiyle birlikte (yolcu konumunda) seyir görevini yaparken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat etmiştir. Davalı tarafça davacılara ...’dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve mahkemece ...’ya bu konuda müzekkere yazılmış ise de, ...’nın 26.11.2014 tarihli yazı cevabında, davacılara ölüm aylığı bağlandığı belirtilerek yazı ekinde müteveffa ...'nın tahsis dosyası gönderilmiş olup,
tahsis dosyası içeriğinde bulunan ve ... tarafından daha önce ... İş Mahkemesine hitaben yazılmış olan 02.10.2014 tarihli yazıda ise, adı geçenin iş kazası tahkikatının yapılabilmesi için müzekkere örneğinin ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne gönderildiği belirtilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece ...’na tekrar müzekkere yazılarak davacı mirasçılara iş kazası nedeniyle ölüm geliri bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istekli dava açılıp açılmadığı araştırılarak ilk peşin sermaye değeri sorulmak suretiyle, rücuya tabi ise 5510 sayılı Yasa'nın 21.madde hükmü değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
3-Davalı ... AŞ, zarara neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 Sayılı ...'nin 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2 maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü olarak belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, davadan önce davalı ... şirketine başvurulduğunu beyan etmiş ve başvuru belgelerini sunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan başvurunun tebliğ edildiği tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten itibaren davalı ... şirketinin temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
4-Trafik kazasına konu ... plakalı araç ticari kullanım niteliğinde olmadığı ruhsatında malikinin gerçek kişi ve hususi kaydı olmasına göre uygulanabilecek faiz oranı yasal faiz olmalıdır. Bu nedenle mahkemece, yasal faize hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu üzere ticari avans faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları