Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/12834 E. , 2017/10115 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/12834 E. , 2017/10115 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387568
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/12834 E. , 2017/10115 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 28.07.2003 tarihinde davacıların tek çocuğu olan yolcu ...'nin yolcu olarak bulunduğu, davalı ...'in sürücüsü ve davalı ... şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı ...'nın sürücüsü ve ...'nun maliki olduğu aracın karıştığı kazada ...'nin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL'şer maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada; davacılar için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 04.01.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 8.738,00 TL ve ... için 10.382,00 TL olmak üzere toplam 19.120,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davacılar vekili 25.09.2012 ve 18.03.2013 tarihli celselerde; davalı ...Ş. tarafından yapılan ödeme nedeniyle davalı ...'a ve ... şirketine yönelik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili; kusuru kabul etmediklerini, hatır için karşılıksız taşıma yapıldığını ve davacılara ödemeler yapıldığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; kusuru kabul etmediklerini ve talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; 04.02.2008 tarihli celsedeki beyanında aracı satışı için galeriye vekaletname verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili; davacı tarafın taraflarına poliçe ibraz etmediği takdirde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yasalara aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile davacılardan ... için 2.913,00-TL maddi tazminatın ve davacılardan ... için 2.886,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/07/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine; birleşen davada davacıların davalılar ..., ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı anne ... için 10.000,00-TL, davacı baba ... için 7.500,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/07/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... mirasçıları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi (TBK 56. maddesi) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Dava konusu kazaya ilişkin olarak ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/312 esas sayılı ceza davasında davacı, davalı ...'in kendisine 500,00 TL ödeme yaptığını ikrar etmiştir. Bilirkişi raporunda ise hesaplanan tazminattan ödendiği belirtilen 500,00 TL tenzil edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin tamamen tenzil ederek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Dosya kapsamından, Güvence Hesabı tarafından 01.07.2010 tarihli ibraname karşılığında davacı anneye 7.469 TL ve babaya 5.852 TL ödendiği; 28/02/2013 tarihli celsede davacı vekili tarafından ... ... A.Ş.'den dava konusu uyuşmazlık için 25.000,00-TL tazminat alındığının beyan edildiği ve 25.05.2016 tarihli ... şirketi yazısında da davacılar vekiline 19.200 TL anapara olmak üzere 25.000 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacılara, davalı ...Ş. ve Güvence Hesabı tarafından ödemelerde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece bilirkişice hesap edilen miktardan Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme düşülmüşse de ... ... A.Ş. tarafından yapılan ödemeye ilişkin araştırma yapılmadığı ve ödemelere ilişkin belgelerin temin edilmediği görülmekle, yapılan tüm bu ödemeler araştırılıp belgeleri (dekont, ibraname vs.) getirildikten sonra ödemelerin değerlendirildiği alınacak ek rapor sonrası bir karar verilmesi gerekirken, bu savunmalar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.361,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ... (mirasçıları)'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ile ...'ya geri verilmesine, 06/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları