Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/12764 E. , 2017/9919 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/12764 E. , 2017/9919 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/12764 E. , 2017/9919 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 06.05.2010 tarihinde davalı ...'ye sigortalı ...'a ait ve yine onun sevk ve idaresindeki araç ile ...isimli bisikletliye çarpması sonucunda öldüğünü belirterek, şimdilik baba ... için 400,00 TL, anne ... için 400,00 TL, kardeş ... için 200,00 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 25.000 TL, ... için 25.000 TL, ... için 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada, sürücüden 400 TL'si asıl davadan ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; ...'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile baba için 22.483,70 tl anne için 27.534,88 TL olmak üzere toplam 50.018,58 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davanın kısmen kabulü ile; anne-baba için 400,00'er TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2010'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, anne-baba için 15.000'er TL, kardeş için 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2010'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline; birleşen davanın
kabulü ile, 22.483,70 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A. Ş.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 22.083,70 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2010'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A. Ş.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 27.534,88 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A. Ş.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 27.134,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2010'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve kusur durumu da gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve daha ... düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.420,29 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 01/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları