Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/9022 E. , 2017/10120 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/9022 E. , 2017/10120 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387978
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/9022 E. , 2017/10120 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili; 24/07/2014 tarihinde davacılardan ... ve ...'ın babası, ...'ın eşi, ... ve ...'ın oğlu ...'ın sürücüsü olduğu motorsiklete, zorunlu mali sorumluluk ... poliçesi bulunmayan aracın çarpması sonucu davacıların murisinin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 2.000,00- TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili; 14.01.2016 tarihli dilekçe ile dava değerini toplam 396.015,24 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini ve esas bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 134.848,93- TL, davacı küçük ... için 24.579,73- TL, davacı küçük ... için 42.147,32- TL, davacı ... için 33.212,01- TL ve davacı ... için 33,212,01- TL olmak üzere toplam 268.000,00- TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" düzenlemesine; 6100 Sayılı HMK'nun 27. maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir" düzenlemesine; yine 6100 sayılı HMK'nun 122/1. maddesi "Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.
Somut olayda, ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmemiş, maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir. Bu halde, davalı ... şirketinin ıslah dilekçesinden haberdar olmadan dosyanın karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, davalıya usule uygun şekilde ıslah dilekçesinin tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalıya ıslah dilekçesi tebliği yapılmadan, varsa itirazlarını sunması imkanı tanınmadan hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;
Davacılar vekili 14.01.2016 tarihinde dava değerini toplam 396.015 TL üzerinden harcını yatırarak ıslah etmiş, 20.01.2016 tarihindeki dilekçesi ile de ... limiti olan 268.000 TL üzerinden talepte bulundukları şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Bu nedenle davacılar vekilinin 14.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilip buna göre yargılama gideri, harç ve vekalet ücretlerinin hesaplanması gerekirken, davanın tamamının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları