Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/4165 E. , 2017/10215 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/4165 E. , 2017/10215 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/4165 E. , 2017/10215 K.

"İçtihat Metni"

Davacılar ...,...,... ve... ile davalılar ..., ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. (eski adıyla ... A.Ş.) aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27/06/2013 gün ve 2006/305 E-2013/258 K. sayılı hükmün Dairemiz’in 20.10.2015 gün ve 2013/18841 E.-2015/10938 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde asıl-birleşen dava davacıları vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili asıl davada; davalıların sürücüsü, zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacıları olduğu aracın, davacı ...’in sürücüsü, diğer davacılar ... ve...'in yolcusu olduğu araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacılar ..., ... ve ...'in malul kaldığını, elem çektiklerini, davacı...’in yaralanması nedeniyle çalışamadığından gelir kaybına uğradığını, davacı ...'a ait araçta 8.750,00 TL hasar meydana geldiğini, davadan önce 5.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, bakiye 3.750,00 TL hasar kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için işgöremezlik nedeniyle 1.000,00 TL maddi, davacı ... için araç hasarı nedeniyle 3.750,00 TL maddi, davacı ... için 30.000,00 TL manevi, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle (davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan ve teminat limitleriyle sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacılar ... ve ... yönünden her türlü maddi tazminat talep haklarının saklı tutulmasını talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 47.000,00’er TL, davacı ... için 38.000,00 TL'ye yükseltmiş, birleşen davada; aynı kazada yaralanmaları nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL maddi, ... ve ... için ayrı ayrı 3.000,00’er TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan (davalı ... şirketleri teminat limitleriyle sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketleri yönünden poliçe limit miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte); davacı ... için 39.000,00 TL, ... için 47.000,00 TL, ... için 47.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan kaza, davalı ... şirketlerinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketleri yönünden poliçe limit miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; birleşen 2007/125 Esas sayılı davanın kabulü ile; davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketlerinden dava, davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketleri poliçe limit miktarı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... AŞ. vekili ve davalı ... ... AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce asıl-birleşen dava davacılarının tüm temyiz itirazları reddedilerek hüküm maddi tazminat bakımından asıl-birleşen dava davacıları aleyhine bozulmuştur.
Asıl-birleşen dava davacıları vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Asıl-birleşen dava davacıları ... ve ... ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminat talep etmiş, asıl dava davacısı ... fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.750,00 TL araç hasarından 5.000,00 TL ödeme tenzil edildiğinde bakiye 3.750,00 TL maddi tazminat talep etmiş, mahkemece asıl-birleşen dava davacıları ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmiş ve asıl dava davacısı ... için bilirkişi raporuna göre belirlenen 8.000,00 TL araç hasarından 5.000,00 TL ödeme tenzil edilerek bakiye 3.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1 maddesinde öngörülen karar düzeltme parasal sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 12.690,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkeme hükmü anılan tarihten sonra incelenmekle, asıl-birleşen dava davacıları vekilinin asıl-birleşen dava davacıları ... ve ... hakkındaki manevi tazminata ilişkin hüküm ve asıl dava davacısı ... hakkındaki maddi tazminata ilişkin hüküm ile ilgili karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip ... ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 Sayılı HUMK.nin 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan asıl-birleşen dava davacıları vekilinin asıl-birleşen dava davacıları ... ve ... hakkındaki maddi tazminata ilişkin hüküm ile asıl-birleşen dava davacısı ... hakkındaki manevi tazminata ilişkin hüküm ile ilgili karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar Dairemizin ilgili ilamının (2) nolu bozma gerekçesinde ‘‘Davacı ...'in laboratuvar teknisyeni olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam etmekte olup, bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler kadardır.
Bu itibarla, mahkemece, geçici iş göremezlik süresi içerisinde davacı ...'in mahrum kaldığı yan ödemelerin olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.’’ denilmiş ise de; davacı ... asıl davada maddi tazminat hakkını saklı tutmuş, birleşen dava dilekçesinde yaralandığından bahisle 3.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, maluliyet ve hesap bilirkişi raporları alınmadan önce davayı ıslah ederek yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemini 47.000,00 TL’ye yükseltmiş, mahkeme gerekçesinde ek rapora göre davacı ...'ın 11.813,82 TL geçici iş göremezlik zararı ile 174.368,41 TL sürekli/kısmi iş göremezlik zararı hesaplandığı, ek raporun usul ve yasaya uygun bulunarak karara esas alındığı belirtilerek asıl davada davacı ... için 47.000,00 TL maddi, birleşen davada 3.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Dava ve ıslah dilekçesi içeriğinde davacı ...’in çalışamamaktan dolayı gelir kaybına uğradığı ve yine uzuv kaybı yaşadığından ileride çalışması ve ek gelir elde etme imkanlarının da sınırlandığından bahsedilmiştir. Dava ve ıslah dilekçesinde davacı ... için ne kadar geçici işgöremezlik, ne kadar sürekli işgöremezlik tazminatı istendiği açık olmadığı gibi, mahkemece davacı ... için hükmedilen maddi tazminat miktarının da hangi kaleme yönelik olduğu açık değildir. Bu nedenle mahkemece HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda davacı ...’in dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri ayrı ayrı açıklattırılarak, sonucuna göre geçici işgöremezlik tazminatı da talep edilmesi halinde davacı ... memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam etmekte olup, bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler kadar olacağından, geçici iş göremezlik süresi içerisinde davacı ...'in mahrum kaldığı yan ödemelerin olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre geçici işgöremezlik tazminatı bakımından da karar verilmesi, yine 1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca mahkemece açıklatılan taleplerle bağlı kalınarak sonucuna göre davacı ... hakkında hangi kalem için ne kadar maddi tazminata hükmedildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp yerel mahkeme hükmünün bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl-birleşen dava davacıları vekilinin asıl-birleşen dava davacıları ... ve ... hakkındaki manevi tazminata ilişkin hüküm ve asıl dava davacısı ... hakkındaki maddi tazminata ilişkin hüküm ile ilgili karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl-birleşen dava davacıları vekilinin asıl-birleşen dava davacıları ... ve ... hakkındaki maddi tazminata ilişkin hüküm ile asıl-birleşen dava davacısı ... hakkındaki manevi tazminata ilişkin hüküm ile ilgili karar düzeltme isteğinin REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl-birleşen dava davacıları vekilinin asıl-birleşen dava davacısı ... hakkındaki maddi tazminat hükmüne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemiz’in 20.10.2015 gün ve 2013/18841 E.-2015/10938 K. sayılı bozma ilamının (2) nolu bendindeki bozma gerekçeleri kaldırılarak yukarıda (3) nolu bentte açıklanan gerekçelerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma ilamının (1), (3) ve (4) numaralı bentlerinin aynen muhafazasına, karar düzeltme peşin harcının istek halinde temyiz eden asıl-birleşen dava davacıları geri verilmesine, 07/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları