Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/4059 E. , 2017/10108 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/4059 E. , 2017/10108 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387978
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/4059 E. , 2017/10108 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'in öldüğünü, davacıların ölen oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.02.2015 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 170.399,52 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, poliçe limitiyle sınırlı olarak ve sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacının kusuru ve zararı ispat etmesi gerektiğini, ayrıca olayda hatır taşıması bulunduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı ... için 89.986,77 TL. ve ... için 80.412,75 TL. olmak üzere toplam 170.399,52 TL. tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; olaydan sonra kolluk güçleri tarafından düzenlenen tutanaklarda, davacılar desteğinin hastaneye kaldırılmış olması nedeniyle emniyet kemeri konusundan yapılmış tespit bulunmadığı ve davalı tarafın da bu konuyu ispata yönelik başkaca delil getiremediği gözetildiğinde, bu hususun müterafik kusur olarak değerlendirilmeyişinde bir usulsüzlük bulunmamasına; davacılar desteğinin kaza yapan sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunun kabulünde bir hata görülmemesine; maddi tazminata ilişkin Dairemiz'in yerleşik uygulamalarına uygun hesaplamaları içeren uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin, tazminatı indirebileceği ya da tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Davalı taraf yaptığı tüm savunmalarda, davacılar desteğinin yolcu olarak araçta bulunduğunun kabulü halinde, desteğin trafik sigortalı araçta hatır için taşındığı gözetilip tazminattan indirim yapılması gerektiğini ifade etmiş; mahkeme ise, desteğin sigortalı araçta yolcu olduğunu kabul etmesine rağmen, taşımanın hangi amaçla yapıldığının sabit olmadığı gerekçesiyle tazminattan hatır indirimi yapmamıştır.
2918 sayılı ...'nun 87/1. maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili
değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 6098 sayılı TBK'nın 52. md. uygulama alanı bulacaktır.
Davaya konu trafik kazasında, davacılar desteğinin, sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Kazaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında alınan beyanlarda, araç maliki, aracını okul arkadaşı olan ...'e verdiğini ve aracı verdiği ... gibi davacılar desteğinin de arkadaşı olduğunu ifade etmiştir. Bu durum karşısında, davacılar desteği ile araç maliki ve/veya sürücüsü arasındaki arkadaşlık ilişkisi ve davacılar desteğinin araçta herhangi bir bedel karşılığı taşınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gözetilerek, olayda hatır taşıması olduğu kabul edilerek tazminattan indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı olduğu biçimde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları