Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/11788 E. , 2017/10492 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/11788 E. , 2017/10492 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387138
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/11788 E. , 2017/10492 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı...A.Ş vekilince istenilmiş, davalı...A.Ş vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.11.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalı... A.Ş vekili Av. ... geldi. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ile davalı ...A.ş vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin araç maliki, ...'ın da araç sürücüsü bulunduğu ... ... A.Ş.'ye sigortalı araç ile yine aynı sigortaya sigortalı bulunan diğer aracın, 23.07.2002 tarihinde trafik kazasına karıştıklarını, davacı yolcu ...'nin yaralandığını, hava ambulansı ile İngiltere'ye götürüldüğünü, İngiltere'de bir dizi tedavi uygulandığını ve kaza nedeniyle aldığı yara sonucu sağ bacağının tedavi sonunda dizinin tam altından kesildiğini, olay nedeniyle davacının çalışma gücünün geçici olarak kaybı nedeniyle 23.07.2002 - 13.07.2002 tarihleri arası kaza öncesi ortalama geliri olan 686,16 Pound sterlinin dikkate alınarak 11,5 aylık geçici çalışma gücü kaybı olan 7.890,84 P.Sterlin, çalışma gücünün sürekli kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle toplam 157.971,30 P. Sterlin, bakım giderleri olarak 27.501 P. Sterlin, ulaşım giderleri ve diğer giderler toplamı olarak da 1.820,50 P. Sterlin ve 80.000 P.Sterlin manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı...A.Ş vekili, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, davacıların davayı müvekkili şirkete yöneltmesinin mümkün olmadığını, kaza yapan aracın müvekkil şirkete ait olmadığını, kaza sırasında aracı kullanan sürücünün de müvekkili şirketin personeli olmadığını, müvekkili şirketin araç işleteni de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... A.Ş. Vekili, kazaya karışan araçlardan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 18.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan diğer araç olan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ... poliçesi ve Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçeleri ile sigortalı olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, söz konusu kaza ile ilgili davacı tarafından davadan önce müvekkil şirkete başvurulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne,240.331,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... Ltd. Şti ve...A.Ş. ve ... ... A.Ş.'den ... limiti olan 25.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ... A.Ş'ye dava tarihinden itibaren diğer davalılar aleyhine hükmedilen tazminata olay tarihi olan 23/07/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 80.110,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... şirketinden ... limiti olan 18.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,bu miktarın davalılardan ... ve ... için olay tarihi olan 23/07/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... için 18.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın 70.000,00 TL'sinin davalılar ...,... Ltd. Şti ve ... Aş.'den geri kalan 30.000,00 TL'sinin diğer davalılar ..., ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin ve davalı ...AŞ vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve daimi işgöremezlik tazminatı,ulaşım ve sair giderler, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyet tazminatının doğru biçimde hesaplanmasında, ilgili kişinin gerçek kazanç miktarlarının tespiti önem arzetmektedir.
Davacı taraf, davacının kaza sonucu malul kalmasından önce İngiltere'de ... Hastanesinde sağlık bakım asistanı olarak çalıştığını, davacının kazadan birkaç hafta önce devletten diplomalı hemşire olmak için üç aylık tam zamanlı kurs başvurusunda bulunmuş ve ön elemelerden geçerek kursu kazanmış olduğunu,kaza olmasaydı tatil dönüşü davacının üç aylık kursa katılarak kursu tamamlayacağı ve kursa katıldığı tarihten itibaren alacağı maaşın da 1.230,00 Sterlin olacağı ancak kazadan dolayı katılmaya hak kazandığı kursa katılamadığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan 06.03.2014 tarihli ek raporda ise; davacının kazadan önceki 2002 yılı Ocak-Haziran dönemi bordrolarına göre aylık maaşının ortalama net 686,16 Sterlin olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
...,dosya içerisindeki belgelerden davacının kazadan önce hemşirelik kursu başvurusunda bulunduğu ve son elemeye kalan adaylar listesinde bulunduğu ancak kazadan sonra kursa devam edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları araştırılarak sonucuna göre ortaya çıkacak gelir durumu ve maaş artış oranları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği açık olup eksik inceleme ile ve yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece hükme esas alınan tazminat raporunda davacının bakiye yaşam süresi hesabında PMF tablosu esas alınmış ve pasif dönem başlama yaşı olarak da 60 yaş kabul edilerek hesaplamalar buna göre yapılmıştır.Bu hesaplama yöntemi Dairenin genel uygulamasına uygun olmakla birlikte davacının İngiliz vatandaşı olduğu ve İngiltere'de yaşamakta olduğu gözetildiğinde somut olaya uygun düşmemektedir.
Bu durumda mahkemece İngiliz yargı sisteminde aktüerya hesabında kullanılan/ kabul gören (PMF tablosu karşılığı)yaşam tablosu ve pasif dönem başlangıç yaşı araştırılarak bu doğrultuda davacının gerçek zararın hesaplanması için bilirkişilerden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli şekilde ek rapor alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4-Dava dosyası kapsamından davalı ... ... AŞ'nin, kazaya karışan ... plakalı (karşı) aracın ... ve Birleşik Kasko ... Poliçelerini düzenlediği, ... plakalı (davacının yolcu olarak bulunduğu) aracın ise ... ve Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza ... Poliçelerini düzenlediği anlaşılmakta olup mahkemece ... ... AŞ'nin ... plakalı araç yönünden sadece Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza ... Poliçesi limiti ve ... plakalı araç yönünden ise sadece ... poliçesi limiti ile sınırlı şekilde sorumlu tutularak hüküm kurulması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazları yönünden;
5-Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; karar gerekçesinde 06.03.2014 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı belirtilmiş olup,kararda gerekçe belirtilmeksizin ek raporda hesaplanan tazminat miktarından daha düşük olacak şekilde maddi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı...AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.480,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 1.480,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... A.Ş'ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 14/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları